Savcının sorusu davayı salladı
Malatya'daki Zirve Yayınevi Katliamı Davası'nda savcının, Aral'a bir anda "istihbaratçı mısın?" diye sormasıyla davanın ekseni değişti.
Malatya'daki Zirve Yayınevi Katliamı Davası'nda savcının, Aral'a bir anda "istihbaratçı mısın?" diye sormasıyla davanın ekseni değişti.
Varol Bülent Aral’ın daha önce çeşitli suçları ihbar ettiğini anlatması ve savcının ’İstihbaratçı mısın’ demesi yeni soru işaretlerine yol açtı
Malatya'da Zirve Yayınevi’nde 3 Hristiyan’ın misyoner oldukları için katledilmeleriyle ilgili davada, olayın üzerinden 2 yıl geçtikten sonra çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Katliamın azmettirici olarak tutuklanan Varol Bülent Aral’ın “haber elemanı” olduğu kuşkusu olduğu ortaya çıktı. Savcıların bu yöndeki sorusuna, “Hayır” yanıtını veren Aral, ifadesinde olayın arkasında JİTEM’in olduğunu iddia etti.
Aral, Malatya Savcılığı’nda 2 Şubat’ta verdiği ifadede, Emre Günaydın’ın, Zirve Yayınevi’nde çalışan ve yine azmettirici olarak tutuklanan Hüseyin Yelki’yi “Hacı” diye tanıtarak Günaydın’la tanıştırdığı iddiasının doğru olmadığını ileri sürdü. Aral, savcının kendisine sorduğu “Herhangi bir istihbarat birimi ile haber elemanı olarak kadrolu çalıştınız mı?” sorusuna, “Hayır” yanıtı verdi.
‘Arkasında JİTEM var’
Aral, savcının sorduğu isimlerden “Gökhan Salar”la ilgili olarak şunları anlattı: “Gökhan Salar isimli şahsın ismini Adıyaman’da yargılandığım dava ile ilgili olarak Adli Tıp’tan rapor alınması için İstanbul’da bulunduğum süre içinde Metris Cezaevi’nde duydum. Elazığ Cezaevi’nden İstanbul Adli Tıp Kurumu’na getirilen iki mahkûmdan bu şahısla ilgili bilgiler edindim. Bu şahsın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e suikast için Elazığ MHP il başkanı Raif isimli şahıs tarafından yönlendirilmiş olduğunu, Salar’ın bunları kendilerine anlattığı, koğuş arkadaşlarından duymuştum. Bu kişiler daha sonra koğuş değiştirdiklerini bana söylemişlerdi.”
Aral, son ifadesinde şunları anlattı: “Çetin Yalvaç isimli arkadaşım DYP gençlik kolları başkanı seçileceğini, destek vermemi istedi. Kendisini JİTEM’ci olarak tanıtan Ata isimli uzun boylu bir uzman çavuşluktan atılan şahıs geldi. Yalvaç ve DYP il başkanı olan T., AŞ isimli şirketin sahibi ve Yalvaç’ın iki arkadaşı Abdullah ve Ömer ile birlikte sohbet etmeye başladılar. Ata isimli şahıs bu şahıslara 3 kırmızı klasörle dosya verdi. Ata simli şahıs çıktıktan sonra ben bu şahıs kim dedim, JİTEM’ci olduğunu oradaki şahıslardan DYP il başkanı olan kişi söyledi. Yalvaç bu dosyaları kabaca bir gözden geçirdikten sonra bizi toplantıya çağırdı. Anadolu Gençlik ve Kültür Derneği isimli bir dernek kuracağını, Kışla Caddesi’nde Türkmen Evi veya Türkmeneli isimli bir dernekten yardım alacağını söyledi. Derneğin faaliyet göstereceği başlıca üç konu olduğunu, bu konulardan birincisinin Türk-Kürt olayı, ikincisinin misyonerlik faaliyetleri ve üçüncüsünün de Alevi-Sünni konuları olduğunu söyledi. Bunları duyduktan sonra kavga ederek ayrıldım. Malatya’dan ayrılmadan önce Emre Günaydın’ı da DYP Gençlik Kolları binasında görmüştüm. Bu olaylar 20 Eylül 2006’ya kadar olan olaylardır. Bunları MHP ikinci başkanı Cumali isimli şahsa anlattım. Kendisi Ramazan ayında bu şahısları toplatarak Ülkü Ocakları’nda azarladı. Ben bu bahsettiğim şahısların içerisinde olduğu bir yapının Zirve Yayınevi cinayetini gerçekleştiren şahıslar olduğunu düşünüyorum. Ben bu durumu MHP, DYP il başkanlarına da bildirmiştim.” Aral’ın bütün bu ifadelerinden sonra, tutanağa imza atmadı, avukatı imzaladı.
2007’de ne demişti?
Aral’ın 3 Mayıs 2007’de Adıyaman Cezaevi’nde tutukluyken alınan ifadesinde ise şunları söyledi: “Adıyaman TEM Şube beni JİTEM’ci, Hizbullahçı olarak niteliyor. Bana Dev-Sol, PKK’cı da denildi. Ayrıca toplumda gördüğüm yanlışlığı düzeltmek için de gerekli olayları bildiririm. Bu cümleden olarak Malatya Çevik Kuvvet yanında bulunan bakkal ve fotoğrafçılık yapan Ali Osman Tunay isimli şahsın sahte para basma olayını Malatya Mali Şubeye ihbar ettim. Bunlar da beni bir ara bulup çağırdılar, bana saldırdılar, ben de Malatya’yı terk ettim.”
Katliamın gizemli kilit adamı
ARAL’IN ismi ilk defa katliamın planlayıcısı ve uygulayıcısı Emre Günaydın’ın ifadelerinde geçti. Günaydın, ilk ifadesinde ”Misyonerliğin PKK ile bağlantısı olduğunu söylüyordu. ’Birilerinin buna dur demesi gerekmez mi?’ dediğimde bana ’O zaman sen çık dur de’ dedi. ’Nasıl olacak?’ dediğimde, ’O zaman sana devlet desteği sağlarız“ dediğini anlattı.
Kaynak: Vatan