Sarıkeçililer kültürlerini yaşatıyor
Yaklaşık 900 yıl önce Orta Asya'dan Anadolu'ya göç eden Oğuzların son konar göçer aşiretlerinden olan Sarıkeçililer, halen 300 aile ve 2 bin 500 kişilik nüfusları ile gelenek ve göreneklerini sürdürmeye çalışıyor.
Sarıkeçililer Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Pervin Çoban Savran, yaptığı açıklamada, Sarıkeçililer'in Oğuz boyundan geldiğini, yaklaşık 900 yıl önce Orta Asya'dan Anadolu'ya develerle göç ettiğini söyledi. Yörüklerin büyük çoğunluğunun iskan yasasından yararlanarak yerleşik düzene geçtiğini belirten Savran, konar göçer Sarıkeçililer'in ise gelenek ve göreneklerini 300 çadır ve 2500 kişilik nüfusları ile bugün de sürdürdüğünü, kendilerinin son konar göçer yörükler olduğunu anlattı. Geçimlerini hayvancılıkla sağlayan Sarıkeçililer'in, yazın İç Anadolu Bölgesi'nin Konya yaylalarında, kışın da Akdeniz Bölgesi Mersin sahillerinde kıl çadırlarında yaşadığını belirten Savran, Torosların yaylalarının yazın evleri olduğunu bildirdi.
Mayıs ayının gelmesiyle birlikte yollara düşen yörüklerin, deve, at, eşek ve keçileriyle birlikte yaylalara göç ederek yüzlerce yıllık geleneklerini sürdürdüğünü vurgulayan Savran, şunları kaydetti: Yılın 3 ayını yolda, 3 ayını yaylada, 6 ayını da sahillerde geçiren Sarıkeçililer, göç başlamadan aldıkları un, bulgur, tuz, yağ, kefenlik, kazan, tencere, yayık, beşik, yatak ve yorganlarını develere yükleyip yola çıkarlar. Yörükler, 1.5 ay süren yolculuğun ardından Şeyhömer, Çakırderesi, Gıravga ve Gökgedik köyleri, Hacıbaba Dağı, Armusun Köyü, Abaz Dağı, May, Çukurçimen ve Seydişehir yolunu takip ederek, Konya Beyşehir yakınlarındaki yaylalara ulaşır. Her yıl bu yolculuk tekrarlanır.
ÜZÜNTÜ DE SEVİNÇ DE GÖÇ YOLUNDA YAŞANIYOR
Üzüntünün de sevincin de göç yolculuğunda yaşanabildiğini ifade eden Savran, Sarıkeçililer'in, göç sırasında vefat olması halinde konak yerini beklemeden son görevlerini yerine getirdiğini anlattı. Böyle bir durumda vefatın yaşandığı yerde derhal geçici çadır kurulup konaklandığını dile getiren Savran, “Cenaze namazı kılındıktan sonra defin işlemi gerçekleşir ve göç ondan sonra devam eder. Sarıkeçililer dışarıya kız vermezler. Kendi aralarında evlenirler. Çeyizler yolda düzülür, düğünler yolda giderken yapılır” dedi