Saadet’ten “Özümüze dönelim” çağrısı

Saadet’ten “Özümüze dönelim” çağrısı

Saadet Partisi Gençlik Kolları Teşkilatları’nın düzenlediği ve 13 Ocak-17 Şubat 2013 tarihlerinde tüm Türkiye’de 20 ayrı merkezde 5 hafta sürecek ve onbinlerce gencin katılacağı 'Milli Eğitim Başlıyor' (MEB) adını verdiği Kış Eğitimlerine Konya’da devam e

Anadolu Erkek Öğreni Yurdu'nda düzenlenen programa Konya, Niğde, Karaman ve Aksaray Gençlik kolları teşkilatı mensupları katıldı. Kur'an'ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Aydın, yaptığı konuşmasında okullarda verilen eğitimlerin Milli Eğitim ile alakası olmadığını belirtti.

Aydın, “Eğitim kalbe benzer. Kalp vücutta öyle bir öneme sahip ki tüm kan hücreleri temizi ve kirlisi ile kalpten geçmek zorunda. Efendimiz de kalbin önemine dikkat çekerek, kalbin iyi olduğu zaman tüm vücudun iyi olacağına kötü olduğunda ise tüm vücudun kötü olacağına işaret ediyor. İslam coğrafyasının geleceğini ve kurtuluşunu konuşacaksak öncelikli olarak eğitimi konuşmamız lazım. Türkiye'de milli bir eğitim yok. Milli demek öz ve asıl demektir. Milletin tarihi, örfi ne ise milli de o dur. Okullarda ki eğitimde bunu göremiyoruz. Öyle olsaydı verilen eğitimin temeline besmele ve Allah korkusu yerleştirilir, milli ve manevi değerler anlatılırdı. Bu milletin çağdaş seviyeyi geçmesi için bunlar anlatılmalı idi. Okullarda, çocukların daha çok soru çözmesi gerektiği, sınavları kazanması gerektiği, böyle olursa iyi bir hayat sürebileceği anlatılıyor. Bu da çocukların küçük yaşlarda metalaşmasına ve herkese ve herşeye menfaatçi olarak bakmasına neden oluyor” dedi.

Okullarda okutulan ders kitaplarını içeriklerinin de maneviyat ve ahlaka uymadığını ifade eden Aydın, “Çocuklarımıza ahlaksızlık ve maneviyatsızlığı yerleştirdiğimiz zaman, manevi ve ahlaki değerlerden uzak bir gençlik ortaya çıkıyor. Bugün çocuklara dağıtılan Türkçe kitaplarında ilk okumada 'Pandora ve konuşan sandık' isimli okuma parçası var. Sanki bizim tarihimizde gençlerimize anlatılacak bir şey kalmamış, Allah'ı ve peygamberi anlatmamız gerekir iken Yunanistan tanrılarını anlatıyoruz. Orada da o çocuklar haber tanrısını gördüler. Haber tanrısı Zeus'un habercisi idi deniliyor. Kitap çocuklara 'tanrının yerinde olsaydınız ne yapardınız' diye soruyor. Bizim geçliğimizin tanrı ile ne işi var. Zeus ile ne işi var. Bizim milli diye zikrettiğimiz eğitimin içinde bunlar mı var? Biz bunları öğretir isek, eğitim ne zaman milli olacak?

BÖYLE MİLLİ EĞİTİM OLMAZ

Diğer bir okuma sayfasında başlık, 'Aşk mektupları' 15 yaşındaki öğrencilere verilen eğitim kitaplarını içerisinde geçiyor bu parçalar. Orada bir kız bir erkeği seviyor ve ona mektup gönderiyor. Düne kadar saçının telini göstermeyi en büyük iffetsizlik sayan bir ecdadın torunu, bugün 15-16 yaşında evli, nikahı olmayan biri ile görüşmeyi doğal olarak sayıyor. Eğer siz bu milletin evlatlarına bunları öğretirseniz, Kocaeli'de 15 yaşında bir kız çocuğu hastanede doğum yapar ve o çocuğu da çöpe atar. Bunlar bizim çocuklarımız. Bu ahlaksızlıkları Milli Eğtim adı altında verirsek, karşımıza böyle toplum çıkar. Gaziantep'de bir erkek çocuğu 5 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz ediyor ve cebindeki paraları alıyor. Bir kız çocuğu annesi ile tartışıyor ve annesi harçlık vermeyince de annesinin boğazını kesiyor. Işte biz bu verilmeyen eğitime dikkat çekmek için 'Milli Eğitim' adı altında öğrencilerimize dersler” diye konuştu. Ferit Hepokur-Memleket