Ruşen Çakır'dan seçim tahmini
Deneyimli gazeteci Ruşen Çakır 17 ilde, dört partinin 19 mitingini izledi. Ve işte vardığı sonuç
Erdoğan’ın değişen grafiği
AKP lideri Erdoğan, izlediğim 12 mitingin hepsinde CHP lideri Baykal ile laf yarıştırdı ve hükümet icraatı anlattı. Onun dışında, yer ve zamana göre farklı konuları öne çıkardı ve üslubunda iniş çıkışlar yaşandı. Örneğin Güneydoğu’da hak ve özgürlüklere, İç ve Doğu Anadolu’da cumhurbaşkanlığı seçimleri ve terör konularına ağırlık verdi.
Erdoğan başlarda çok kendinden emindi. Terör konusuna pek girmiyor, dolayısıyla MHP’den hemen hemen hiç bahsetmiyor, sakin takılıyordu. Ancak Temmuz başından itibaren sert, kavgacı ve hırçın bir Erdoğan’la karşılaştık. Sanıyorum MHP’nin ülke barajını geçtiğine, bunun kendilerine en az 50 milletvekiline mal olacağına artık ikna olmuştu ve bunu kabullenemiyordu. MHP lideri Bahçeli’nin kendisi ve partisi hakkında aşırı ölçüde sert ve tehdit dolu sözler sarf etmesi de onun öfkesini artırıyor olmalıydı.
Ancak son haftaya girildiğinde durum yine değişti. Gaziantep’teki mülayim Erdoğan’ın beni şaşırttığını itiraf etmeliyim. Sanıyorum MHP ve DTP’li bir TBMM gerçeğini artık kabullendiği, daha önemlisi partisinin yeniden tek başına iktidar olacağından kesinlikle emin olduğu için frene basmıştı.
AKP’nin sırrı...
“İktİdar partilerinin girdikleri her seçimde oy kaybettiği ülkemizde 22 Temmuz’da bir istisna yaşanır mı?” diye sorulursa “Kesinlikle evet” cevabını veririm. Son bir ayki gözlemlerim ışığında AKP’nin oylarını 2002 seçimlerine göre artırıp yüzde 40’a kadar ulaşabileceğini, yaklaşık 300 milletvekiliyle yeniden tek başına iktidara geleceğini tahmin ediyorum.
“Nasıl oluyor da oluyor?” sorusunaysa şu gerekçeleri sıralayabilirim:
1 27 Nisan muhtırası, AKP’yi hak etmediği ölçüde “demokrasi savaşçısı” yaptı.
2 Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinin dindar olduğu için engellendiği propagandası özellikle Ankara’nın doğusunda hayli etkili oldu.
3 DYP-ANAP birleşmesinin gerçekleşmemesi merkez sağın dağılmasına yol açtı. DP’nin baraj altında kalacağı söylentilerinden en çok yararlananlar MHP ile AKP oldu.
4 CHP de DSP ile birlikte seçime girmenin sinerjisini tam kullanamadı. Örneğin Baykal’ı DSP lideri Sezer’le birlikte pek göremedik.
5 Sol kesimlerde Baykal antipatisi sempatisinden hayli ilerde olmasına rağmen CHP’nin kampanyası tamamen lider üzerine kuruldu.
6 AKP de Erdoğan ağırlıklı bir kampanya yapmakla beraber Gül’ü de devreye soktu.
7 Diğer liderler Erdoğan’ın karizmasına erişmekte epey zorlandılar.
8 En profesyonel kampanyayı AKP yaptı. En fazla parayı AKP harcadı.
9 Medyanın ezici bir bölümü AKP için çalıştı. Seçimlere birkaç gün kala Star, Yeni Şafak gibi gazetelerin Bahçeli’nin geçmişi hakkında yaptığı yayınlar, bir zamanlar Erdoğan ve diğer RP/FP/AKP’liler aleyhine yapılanları fazlasıyla çağrıştırıyor.
10 Her ne kadar Fethullah Gülen “Siyasetle ilgim yok” dese de, cemaatinin denetimindeki yayın organlarının militanca AKP’lilik yapmaları dikkat çekti.