Rektör Mustafa Şahin ve Birlik Vakfı

Cumartesi günü, Selçuk Ünv. Rektörü Prof.Dr.Mustafa Şahin’i dinlemek için Birlik Vakfı’ndaki toplantıya gittim. “Üniversite ve Sanat” başlıklı bir konuşma yapacaktı. Onu dinledik. Kendisini ikinci defa canlı olarak dinledim. Daha önce ise Necmettin Erbakan Sempozyumunda yapmış olduğu duygusal konuşmayı dinlemiştim. Hitabeti güzeldi. Birlik Vakfındaki konuşmasında da Hocalık vasfı ile tahta, kalem kullanarak ayakta konuşmasını gerçekleştirdi. Etkin bir iletişim tekniği. Güzel

İçerik

Gelgelelim konuşmanın içerik analizini yaparak bir değerlendirme yapacak olursak, konuşma benim açımdan, çok fazla doyurucu değildi. Genel çerçevesi iyi çizilmiş bir konuşmaydı ama fazla indirgemeci bir bakış beni şaşırttı. Beklentim daha yüksek boyuttaymış demek ki? Konuşmanın bazı bölümlerinde, konuya tam olarak vakıf olmasam da, sanırım Selçuk Ünv. Rektörlük Binası üzerinde kimi plan ve proje yapanlara yönelik mesajlar verdi ve istişareden ne anladığını ve nasıl olması gerektiğini ifade etti.

İndirgemecilik

Konuşmanın aşırı indirgemeci bulduğum yönleri Batı hakkında, artık yüzer geçer ifadelerden, farkındalığın oluşmasının bilende bir aksiyona yol açmadığı yaklaşımlar, tespitler dinledik. Her şeyin aslı ve öncesi bizde bulunmakta ama batı bunu kendine mal etmekte minvalinde tespitler…  doğru, yerinde, haklı tespitler velakin bunların ötesinde Batı’nın bilim anlayışı ya da bu başarıyı nasıl sağladığı üzerinde kafa yormadıkça bu tespitler bize bir şey kazandırmaz bilakis atalete sebep olur.

Antik Yunan dönemini birkaç kişinin sefası ve kölelik üzerinde yükselen bir dönem diye tanımlamak bizi 2023 hedeflerine de daha büyük hedeflere de taşımaz, bir katkıda bulunmaz. Tespitin bir gerçeği barındırmadığını söylemiyorum ama aşırı indirgemeciliğin hâkim olduğu bir iklimde Hipokrattan, Pisagor’a, Arşimet, Sokrates, Platon ve Aristo’ya uzanan çizgideki dehaları, yetişme şartları, çalışma ve düşünme prensiplerini anlayamazsak daha aşkın eserler ortaya koyacak bir nesil yetiştiremeyiz bence. Aşırı yüceltmeci ya da indirgemeci tutumlar bizi geliştirmez.

Yaşadığı şehir Syrakusa’yı Romalılara karşı savunmak için aletler, savaş araçları icat eden, hamamda Kral Hieron’un tacının saf altından yapılıp yapılmadığını incelediğini belirtmeden yapılacak bir Arşimet değerlendirmesi eksik kalır. Zihnimizde hamamda banyo yaparken tesadüfen! “Arşimet Kanunlarını” keşfeden “buldum buldum” diye hamamdan dışarı fırlayan bir Arşimet resmi çizer. Bu bilgi, bizi atılıma, çalışma cehdine, ideallere mi yönlendirir yoksa rehavete mi sevk eder?

Konuşmanın başında dikkatimi çeken bir diğer konu ise sanırım biraz da dinleyicilere iltifat olması için, birkaç yıl öncesine kadar bu “gibi toplantılara katılımın az olduğunu artık çoğaldığını” ifade etti. Bu tespit maalesef doğru bir tespit değil. Gerek 2003 yılından İngiltere’ye gittiğim 2010 yılına değin programlarına katıldığım, hazırlanmasına katkıda bulunduğum TYB Konya Şubesi programlarında olsun, Aydınlar Ocağının programlarında olsun uzun yıllardır kültür ve sanat programlarını yıllardır yakından takip eden yoğun bir dinleyici sayısı bulunuyor.  En yakın şahidi de Sevgili Ahmet Şimşek’tir bunun. J Bu arada yeni görevinde kendisine başarılar dilerim.

Rektör Prof.Dr. Mustafa Şahin Hoca, sanırım HİSDER’de daha kapsamlı bir konuşma yapmış bu konuda. Keşke katılıp dinleme fırsatım olsaydı. Daha fazla bilgi sahibi olabilirdim. Benim değerlendirmelerim yaklaşık olarak 35 dakika süren konuşma ve devamındaki soru cevapların bir bölümüne dayanmaktadır.

  Birlik Vakfı toplantıları, katılımcıların yoğunluğundan olsa gerek zemin kata almış. Yerinde bir karar. Bundan sonraki programlar ise saat 15.00 de başlayacakmış. Farklı kurslar, film okuması, karikatür vb de faaliyete geçmiş veya geçecekmiş. Verimli olmasını dilerim.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum