Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın...

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın...

‘Tehlikenin farkında mısınız?’ reklam kampanyası ile gerginliğin baş mimarı olan Cumhuriyet gazetesine göre asıl yıkım AK Parti'nin kazanması değil, CHP'nin hezimeti ve MHP'nin beklentilerin çok altında kalması.

Alt Kattakiler ve Üst Kattakiler...


 


Alt kattakiler ve üst kattakiler bir olup AKP'nin zaferine büyük katkıda bulundular...


Alt kattakiler büyük kentlerin varoşlarını kuşatan işsizler, yoksullar, lumpenler, kırsal kesimde yaşayan üreticiler, Güneydoğu Anadolu'da şeyh, şıh, ağa baskısıyla yaşayanlar, dinciler, tarikatçılardı...  Ege 'de tütün, pamuk, üzüm, incir üreticileri ABD'nin koyduğu "kota" baskısında inim inim inlerlerken neden oylarını AKP'ye verdiler? Ege kentlerinin pek çoğu Güneydoğu'dan göç almıştı. Varoşlarda onlar yaşıyordu... Yoksuldular, işsizdiler... İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin... Oralar da aynı fotoğrafı yansıtıyordu...


Üst katta oturanlar kimlerdi? Borsadan vurgun vuranlar, rantçılar, son dört-beş yıl içinde köşeyi dönenler, ihalelerden çarpanlar, yeni zenginler, medya patronları, yeşil sermaye, her gece İstanbul'un gece kulüplerinde boy gösteren kendilerine "sosyete" etiketi yapıştıranlar...


Alt kattakilerle üst kattakiler, arada gelir dağılımında büyük bir uçurum olmasına karşın oylarını AKP'ye verdiler...


İşsizler, yoksullar, dar gelirliler, müteahhitler, ihalelerden çarpanlar, sanayiciler, işadamları....


Bu işbirliği demokrasi ve özgürlükler adına mı oldu, yoksa Abdullah Gül 'ün Cumhurbaşkanı seçilememesi nedeniyle mi?


Yüzde 35'le 2002'de iktidara gelen parti oyunu, nasıl olur da yüzde 46' ya çıkarırdı?


Televizyon ekranlarında Soros çocukları, dönekler zaferin tadını çıkarırken saptamayı şöyle yaptılar: "Seçim sonuçları milletin muhtırasıdır!"


Bilmem ABD'nin, Avrupa'nın etkin gazetelerinin manşetlerine baktınız mı? "Laiklere tokat!"


ABD ve Avrupa medyası , AKP'nin zaferini böyle kutladı... Ya bizimkiler... Onlardan hiç farkı yoktu!..


Şimdi ne yapacağız? Ben Cüneyt Arcayürek'in dün söylediğini yineliyorum: "Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın!"


Bu konuda biz de ( Cumhuriyet Gazetesi olarak) kendi özeleştirimizi yapmalıyız. Salt milliyetçilik ya da ulusalcılıkla değil, sol söylemlerle emek-sermaye çelişkisini ortaya koyarak bir yayın politikası izlemeliyiz, Güneydoğu ya da Kürt sorununun sosyal-ekonomik, kültürel boyutunu tartışmalıyız.


Peki Deniz Baykal, Önder Sav ve öteki yöneticiler ne yapacak? İstifa etmelerini bekliyorum...


Hikmet Çetinkaya-Cumhuriyet