ÖZKÖK sordu, BEKİ cevap verdi

ÖZKÖK sordu, BEKİ cevap verdi

Haydi Gel Bizimle Ol" programına katılan Ertuğrul Özkök’e, "Zorda kalırsanız, Bekir Coşkun’u feda eder misiniz?” diye sorulmuş o da “Başbakan’a sorun" diye cevaplamıştı.


"Haydi Gel Bizimle Ol" programına katılan Ertuğrul Özkök’e, "Zorda kalırsanız, Bekir Coşkun’u feda eder misiniz?” diye sorulmuş o da “Başbakan’a sorun, kızdığı yazarı atmamızı ister mi, diye...” cevaplamıştı. Bu soruyu başbakan değil ama eski danışmanı yanıtladı. Beki, yazısına başlarken "zorunlu olmayan" bir de uyarıda bulunuyor: Henüz aklı ermeyenler, bu yazıyı okumasın.

Akif Beki/RADİKAL

Ertuğrul Özkök’e cevap

ZORUNLU OLMAYAN UYARI: Henüz aklı ermeyenler, bu yazıyı okumasın. Anlama ihtimalleri yoktur; bari zararından korunsunlar.

ZEKÂ YAŞI SINIRI: 14 ve üzeri olan YETİŞKİNLER içindir.
Muhatap meselesini hallettiğimize göre, buyurun mevzuya geçelim.
Başbakan, Bekir Coşkun’u diyet olarak ister miydi?
***

Ertuğrul Özkök’e, ‘dört güzide kadın’ programında sordular:
“Zorda kalırsanız, Bekir Coşkun’u feda eder misiniz” diye...
O da, zekâ çevikliğiyle, soruyu Başbakan’a pas etti:
“Başbakan’a sorun, kızdığı yazarı atmamızı ister mi, diye...”

Sayın Başbakan ne der, bilmiyorum.
Ama eski görevimde olsam...
Bakın, o dört kadına ben, nasıl cevap verirdim:
Mugalataya hiç lüzum yok.
Yazar-çizer meselesiyle karıştırmayın.

Vergi cezası konusu, bahs-i diğerdir.
Haksızlık varsa, yanlış hesap, ta Bağdat’tan döner.
Benim bildiğim, sayın Başbakan...
El, ne der diye bakmaz.

Kime olsa, haksızlığa rıza göstermez.
Aydın Doğan’a Aydın Doğan’ın hakkını teslim eder.
Köşe yazarına, köşe yazarının hakkını...
Kendi hakkının da aynen teslim edilmesini bekler.

Zulüm ile abad olunmaz.
Bunu da sayın Başbakan’dan
iyi bilen olmaz.
***
Yazılana, çizilene cevap
vermekse mesele...
Bu, doğuştan gelen bir haktır.

Devredilemez.
Hayat hakkı gibi.
Asla vazgeçmez.
Dişe diş, söze söz diyenlerdendir.
Sözün hakkını verir.
Haksızlığa sessiz kalan, dilsiz şeytandır.

Doğru bildiğini söyler.
Asla susmaz.
Hele bir de milletse, hakkı gasp edilen...
Milletse hakarete maruz kalan...
Misliyle mukabelede bulunur.

Milletin hakkından fedakârlık yapmaz.
Hiçbir diyetle de mübadele etmez.
Millet hakkı, pazarlığa tabi değildir, çünkü.
Kendi hakkından vaz geçer de, milletinkinden geçmez.

Patronlar da, yazarlar da bu millete dahildir.
Muhalif de olsa, fark etmez...
***
Uzun lafın kısası:
Kim yazar, kim çizer karışmaz.
Diyet falan da istemez.

Sadece iftiraya, hakarete izin vermeyin, der.
Hadi sayın Başbakan’a reva gördünüz...
Çoluk-çocuğuna karışmayın...
Ona oy verenleri tahkir
etmeyin, bekler.

Hepsi budur.