ÖSYM başvuruları yarışmaya döndürdü!

ÖSYM başvuruları yarışmaya döndürdü!

ÖSS adaylarının fotoğrafları bu yıl başvuru merkezlerinde çekildi. Başörtülü kızların perukla fotoğraf çektirmelerine bile izin verilmezken, belden, boydan fotoğraflı bazı dosyalarla ÖSYM’nin güzellik yarışması başvuru standlarına döndüğü belirtiliy

ÖSS 2006 için geri sayım 1 şubatta başladı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın verdiği bilgiye göre ÖSS ve meslek yüksek okullarına sınavsız geçiş başvurularında herhangi bir sorun yok. Ancak bu yıl ilk kez gerçekleştirilen bir uygulamayla ÖSYM başvuru merkezlerinde çekilen fotoğrafların eklendiği dosyalardan bazıları merkeze ulaştığında tam anlamıyla bir şok yaşandı. Fotoğrafların kimilerinde adayın vesikalığı yerine boy ve yan fotoğrafları çekilmişti. Bazılarında ise aday, çekim sırasında yeterli ışık olmadığı için neredeyse hiç görünmüyordu. Bunun üzerine başvuru dosyaları daha hassas bir incelemeye alındı ve "kullanılamayacak" durumdaki fotoğrafların yerine adaylardan yeni fotoğraflar istendi.


Bunun böyle olacağı başından belliydi. Çünkü bu uygulama ile aslında insan hak ve özgürlükleri konusunda başta ÖSYM olma üzere Türkiye kendisinin fotoğrafını çekti.


Başörtülü olarak üniversite eğitiminden faydalanmanın engellenebilmesi için yasağı sınav sürecine taşımak devam edegelen ve kabul edilmesi imkansız bir uygulamaydı bu. Sınavı kazanan öğrencilerin kayıtları sırasında istenen fotoğraflarda kıyafet sınırlandırılması yapmak nasıl Türkiye’de ki eğitim sistemini kamuoyu önünde küçük düşürüyorsa, bu yasağın sınav öncesi başvuru evraklarına kadar taşınması da, konunun ulaştığı ironik durumu gözler önüne serdi.


Bu uygulamanın “başkalarının yerine sınava girilmesini engelleme amaçlı olduğu” iddiası ise inandırıcılıktan uzaktı. Söz konusu başvuru sırasında fotoğrafı çekilecek kişinin gerçekten sınava girecek kişi olup olmadığını tespit için fotoğraf yeterli olamayacağına göre bir süre sonra DNA testi gibi uygulamalara gitmek de şüphesiz şaşırtıcı olmayacak.


Anayasasında eğitimin bir hak olarak tanımlandığı bir ülkede bu hizmetten herkesin faydalanabilmesi yerine yasakçı uygulamaları yaygınlaştırmak makul görülebilecek bir durum değil.


Kendi yurttaşının hak ve özgürlüklerini kullanmasını kıskanan bir anlayışın ortaya çıkarttığı bu yönetim kültürü eğitimdeki kapasite ve verim düşüklüğünün de en önemli sebebi.


Her yasağın uygulanıp uygulanmadığını kontrol ve garanti altına almak için yeni bir kısıtlama ve yasak koymak hayatı yaşanmaz hale getirmekten başka bir sonuç doğurmayacak. Bizden söylemesi… (tutanak)