O da Hürriyet yazarı ya...

O da Hürriyet yazarı ya...

Hürriyet yazarları ağız birliği ederek Bekir Coşkun’un mağdur olduğunu yazıyor, Başbakan’ı neredeyse özür dilemeye çağırıyor. Ahmet Hakan da bu safta yer aldığını gösterdi.

Bekir Coşkun için beş maddelik racon


 


BİR: Cumhurbaşkanlığı makamı eleştiriden muaf değildir... Bakınız: Vakit gazetesinin kinayeler, dokundurmalar ve hatta hakaretlerle dolu Sezer aleyhine yayınları...


İKİ: Abdullah Gül için, "Benim Cumhurbaşkanım değil" diyen Bekir Coşkun’un vatandaşlıktan çıkması gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, "Sezer bizim cumhurbaşkanımız değil" havası estiren yayın organının en küfürbaz adamını defalarca uçağına alarak taltif etmişti.


ÜÇ: Vakit’in Sezer için estirdiği "Sezer bizim cumhurbaşkanımız değil" havası ile Bekir Coşkun’un "Abdullah Gül benim cumhurbaşkanım olmayacak" cümlesi arasında pek bir fark yok. İkisi de fazlasıyla duygusal... İkisi de seçilmiş ya da seçilecek cumhurbaşkanını gayri meşru ve gayri kanuni ilan etme hevesinde... Bunun da kabul edilebilir tarafı yok.


DÖRT: Mağduriyetlerden, hapislerden falan gelen bir Başbakan’ın, "Kabul edilebilir" olmayan bir eleştiri karşısında bile hazımlı olmasını bekleriz. Bekir Coşkun’un duygusal davranma hakkı vardır ama Başbakan’ın yoktur.


BEŞ: Sürekli "Tarafsız olacağım, herkesin hakkını koruyacağım" diye vaatlerde bulunan Abdullah Gül için işte büyük fırsat... Çıksın ve "Tayyip Bey’in tepkisi yanlıştır" desin... Belki o zaman Bekir Coşkun’un da cumhurbaşkanı olma fırsatını yakalamış olur.


Ahmet Hakan-Hürriyet