Nüfusun yüzde 12.29'u engelli
Nüfusun yüzde 34'ünün doğum öncesi ve doğum sırasında özürlü kaldığı bildirildi.
Özürlüler İdaresi Başkanlığı Özürlülük Araştırmaları ve İstatistik Dairesi Başkanı Abdülkadir Anaç, Türkiye nüfusunun yüzde 12.29'unun engelli olduğunu, bunların yüzde 34'ünün doğum öncesi ve doğum sırasında ortaya çıkan bazı nedenlerle özürlü kaldığını bildirdi.
Anaç, Engelsiz Türkiye Projesi kapsamında Konevi Kültür Merkezinde düzenlenen ''Engelsiz Türkiye'' konulu konferansta, 2005 yılının temmuz ayında çıkan 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu ile kanuna bağlı oluşturulan yönetmelikler ve yeni mevzuatlarla özürlülere birçok hak tanındığını söyledi.
Bu kanunu özürlü yakınlarına, özürlülere anlatmak, onları bilinçlendirmek için Türkiye'yi gezdiklerini vurgulayan Anaç, asıl amaçlarının özürlülerin kanunla hangi haklara kavuştuğunu anlatmak olduğunu bildirdi.
Bugüne kadar 25 ilde panel ve konferanslar düzenleyerek özürlü ve yakınlarına ulaşmaya çalıştıklarını, onların sorunlarını dinlediklerini belirten Anaç, şunları kaydetti:
''25 ilde gördük ki özürlüler ve yakınlarının önemli bölümü kanunla elde ettiği hakları tam olarak bilmiyor. Ankara'da mevzuat hazırlamak, şikayetleri dinlemek ile sahada özürlüyü ve yakınını bire bir dinlemek, sorunlarını almak arasında çok fark var. Öncelikle herkesin, Ankara'da Çankaya'da yaşayan bir özürlü ile kırsalda bir köyde yaşayan özürlü arasında hiç fark olmadığını bilmesi gerekir. Ülkemizde bütün özürlülere eşit haklar tanınmıştır. Ülkemizdeki 8.5 milyon özürlünün haklarından faydalanmasını, mağdur olmamasını istiyoruz.''
Türkiye nüfusunun yüzde 12.29'unun engelli olduğunu vurgulayan Anaç, bunların yüzde 34'ünün doğum öncesi ve doğum sırasında ortaya çıkan bazı nedenlerle özürlü kaldığını bildirdi. Doğum öncesi ve sırasındaki sorunların kaldırılması durumunda özürlülüğün bir ölçüde önlenebileceğini vurgulayan Anaç, şöyle devam etti:
''Genetik hastalıklar, akraba evliliği, hamilelikte annede görülen su çiçeği, kızamıkçık, toksoplazma gibi hastalıklar, annenin yaşı, beslenme bozukluğu, alkol ve sigara, özürlü doğumlara yol açabiliyor. Doğum sırasındaki sorunlar ve sonrasında karşılaşılan birçok durum özürlü sayısının artmasına yol açıyor. Yeni doğan bir bebeğin anne sütüyle beslenmesi bile özürlülüğü önleyebiliyor. Türkiye'de yeni doğan bebeklerin binde 1-6'sı işitme kaybı ile dünyaya geliyor. Genelde aileler 2-4 yaşına kadar bunu fark edemiyor. Ancak 6. aya kadar işitme kaybı fark edilen bebeklerin, lisan ve konuşma gelişimleri normal işiten çocuklarınki gibi oluyor. Bu yüzden bebeklerin takibi çok önemli.''
Anaç, konferansa katılanlara özürlü maaşları, sağlık raporu, özürlü eğitimi gibi konularda da bilgi verdi. Konferansın sonunda özürlüler ve yakınları Anaç'a karşılaştıkları sorunlarını anlattı.