Aydoğmuş (Dorla) ve Dinek'te
Zeki Oğuz, geçtiğimiz hafta üç gün boyunca, Pankobirlik denetim kurulu üyesi Ahmet Yıldız ile birlikte Çumra’nın dağ köylerini dolaştı.
Geçtiğimiz hafta üç gün boyunca, Pankobirlik denetim kurulu üyesi Ahmet Yıldız ile birlikte Çumra’nın dağ köylerini dolaştık.
Bu köyler ovanın bittiği, Torosların başladığı, bozkır görüntüsünün yerini meşelik ve ardıçların aldığı bölgelerdeki köyler. Çumra’nın güneyindeki bu köyleri gezerken bir yandanda baharın bütün coşkusunu yaşadık. Toprağın kokusuna karışan çiğdemlerin kokusunu aldık. Güzel insanlarla söyleşme imkânı bulduk. Baharın sevincine karşılık insanların mutsuzluğunu gördük. Aydoğmuş, eski adıyla Dorla’da bir köylü “Pankobirlik’de olmasa açız” diye dert yandı.
İlk durağımız Aydoğmuş (Dorla) yörenin eneksi yerleşim yerlerinden biri. Çevrede Bizans kalıntıları, gâvur mezarlığı ve o yıllardan kalma içme suyu künkleri varmış. Çumra’ya 32 km. Son sayımda 340 nüfus çıktığı için önümüzdeki seçimlerden itibaren köy haline geliyor.
Belediye Başkanı emekli öğretmen Hasan Şimşek’in çaylarını içtikten sonra köylülerle konuşmak üzere çıktık. Köyün mezarlığı belediyenin hemen karşısında. Burada Ahmet Yesevi dervişlerinden Yunus Fakih yatıyormuş.
Ahmet Yıldız köyün tarihi ve halkbilimi ile ilgili bilgiler topluyor. Mesleki Eğitim Fakültesi öğrencisi Yasemin Koparan ise el dokuması ürünleri araştırıyor.
Dorla aynı zamanda Ahmet Yıldız’ın köyü. Birazda siyasetçi olunca tanımadığı yok. Yedi düvelle barışık bir insan. Onun anlatımına göre çevredeki 18 yerleşim yeri Dorla’dan gidenlerin oluşturduğu yerler. Buradaki medreseden birçok ilim adamı yetişmiş. Eğitim düzeyi çok yüksek.
İlkin Vasfi Koç’un evine uğruyoruz. Vasfi Koç’un eşi Saadet Koç kendi kültürlerine karşıyı çok ilgili bir hanım. Kızına ait çehiz bohçalarını getirip odanın ortasına açıyor. Oya işlerini, dantellerini tek tek fotoğraflıyor. Yasemin Koparan. Pek memnun olduğu da söylenemez. O daha çok antik işlemeleri görmek istiyor. “O eski işler hiç kalmadı” diyor. Saadet Koç. Ben de çekiyorum tığ işi yazmaları, mekikle yapılmış kanaviçeleri. Hepsi rengârenk. Hepsininde görüntüsüne göre değişik, ilginç adları var. Söğüt yaprağı, kır çiçeği, zengin gerdanı, Bülent Ersoy kirpiği, oynar bebek, Tansu Çiller küpesi, üç elti bir arada gibi.
Hacı Abdurrahman ocağı yılancık hastalığına, Koca Ahmedin Gülbeyaz kırıklara bakıyormuş. (Sınıkçı)
El emeği göz nuruyla örülmüş, rengarenk çorapların da ilginç adları var. Okyun gözü, gelin yanağı, güveği çetneviri gibi.
Köyün geçimi tarım ve hayvancılık. Eskiden bağcılık önemli bir geçim kaynağıymış ama günümüzde tamamen bitmiş. Vasfi Koç geniş bir sahada meyva fidanı dikmiş. Bu konuda köylüye önderlik ediyor.
Dr. Ekrem Yıldırım’ın babası Vehbi Efendi’nin evinde bütün eski eşyalar duruyor. Ev küçük bir köy müzesi gibi. Yüz yıl önce bir köy evinde ne bulunursa hepsi var. Tahıl ambarı, yan yana sıralanmış kocaman küpler, duvarlara asılmış kevgirler. İkinci kattaki ahşap işlemeler çok güzel. Salonda Vehbi hocanın ders verdiği, yarenleriyle sohbet ettiği kerevet hala duruyor.
Köyde eskiden kullanılan lakaplar, sülale adları hala kullanılıyor. Yörükler, Haytagil, Mahmutlar, Fakılar, Manavlar, Patirikler, İmamlar, Kakçılar, Araplar gibi. Ahmet Yıldız ‘İmamlar’dan.
Bu yöredeki köyler binlerce yıl öncesi hâkimiyet kurmuş İsauranın başlangıç noktasındalar.
Konya’ya 65 km. uzakta olan Dinek son sayımda 583 nüfus çıkınca köy helinde gelecek beldelerimizden biri. Misafiri olduğumuz eski başkan Hasan Uysal “Yazık olacak, Dinek 36 yıllık belediyeydi” diyor.
Sulama kooperatifi 1976 yılında kurulmuş. Günümüzde 5 kuyu faal haldeymiş, yeni proje hayata geçerse 21 kuyu olacakmış. Şu anda 5 bin dönüm arazi sulanıyormuş. Yağmurlama sistemiyle sulanıyor arazi.
Geçmişte birçok köy odası varmış. Dinek’te. Şimdi sadece ikisi faalmiş. Dorla’da ise 15 köy odasından sadece biri kalmış günümüze.
Lakaplar, sülale adları burada da sürüyor. Deli Hasanlar, Veccetler, Dingiller, Araplar, Demirciler, Apıllar, Köseler gibi.
Köyün batısında bir tepenin üzerine park yapmışlar. Park aynı zamanda mezarlık. Burada işine yarayacak hiçbir şey bulamıyor yasemin. Daha doğrusu kadınlar çekingen. Eşyalarını göstermek istemiyorlar.
Dinek’in geçimi de tarım ve hayvancılık üzerine. Bağcılık öteki beldelerde olduğu gibi yıllarca önce bitmiş.
Son seçimlerde ilginç bir seçim mücadelesi yapmış Hasan başkan. Bir oyla kaybetmiş seçimi. İtiraz etmiş, yeniden seçim yapılmış bir yakınının sırt dönmesi ile kaptırmış başkanlığı.