Neden bu kadar cani(leş)tik?

Anlaşılır gibi değil;

Üç günlük, üç aylık, üçünde, on üçünde, otuzunda yada üç otuzunda olsa da, kadın cinsinin her yaşta olanları canavarca öldürülüyor.

Sadece kadınlar mı öldürülüyor?

Tabiî ki hayır;

Aynı yaşlarda erkeklerde öldürülüyor.

Peki neden gündeme hep kadınlar geliyor?.

Tek bir cevap;

Biz erkekler ölsek de dik durmak isteriz de ondan.

Yeter ki öldürmeyi kafamıza koyalım, bir sebep bulur ve öldürürüz.

Yeter ki kadın olsun.

Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'de kadınlara yönelik cinayet oranı 2002 ile 2013 yılları arasında yüzde 2000 artış göstermiş.

2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2013'ün ilk yedi ayında bu sayı 1320'ye çıkmış.

2003'te 83, 2004'te 128, 2005'te 317, 2006'da 663, 2007'de 1011, 2008'de 806, 2009 da 950, 2010 da 1055, 2011 de 1155, 2012 yılında 1209 kadın cinayeti işlenmiş..

Siyasilerimize göre;

Kadın sorunları politikanın birincil konusudur. Çünkü, kadın sorunları bir ülkenin sosyal dokusunu en iyi yansıtan alandır. O sosyal dokuyu, o dokunun neler ürettiğini en iyi kadın sorunlarında görebiliriz,

Kadın sorunlarını herkes çok iyi bilir, ancak çözüm bulunmaz.

Öldürmenin nedeni o kadar farklıdır ki, anlamak mümkün değildir.

“Gayrimeşru” sayılan bir ilişkinin ürünüyse, birde kız, öldürürüz biz o çocuğu da anasını da,

Çok ağladı “keyfimi kaçırdı”, onu da öldürelim,

Bu kız mahallede, okulda, oğlanlarla konuşmuş, onlarla sinemaya da gitmiş, dövüp sokağa mı atsak, yoksa öldürsek mi?

Bizim Gız namusumuza helal getirdi, hamilede kalmış, boğalım kuyuya mı atalım, yoksa balkondan atıverip düşmüş mü diyelim.

Bizim ninenin parası çok. Yastık altındaki paralarını almak için gel gidelim yüzüne yastıkla bastırarak nefessiz bırakalım.. Yada şu bıçağı al keselim gitsin.

Bizim eski avrat biriyle evlenmiş gidelim onu da gebertelim,.

Erkekler tarafından kurşunlanan, bıçaklanan, boğulan kadınlar,

Ayrıldıkları, ya da ayrılmak istedikleri için, Eşleri tarafından namus meselesi gardaş diyerek öldürülenler.

Bu tür cinayetlerin nasıl işlendiğine akıl erdirmek sahiden güçtür.

İnsan, biraz büyüdüğünde gururla dizine oturtarak bağrına bastığı kızını, sevgilisini, değerli eşini, unutamayacağı anasını nasıl öldürebilir?

Hani biz Müslümandık?

Hani İslâm Dini, kadın hakları üzerinde titizlikle durmuş ve kadını, hiçbir nizam ve sistemin veremediği müstesna bir makama sahip kılmıştı.

Hani, Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’inde: "Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır" buyurmuştu.

Hani, Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz de erkekleri, kadınların hak ve hukukunu gözetmeye dâvet etmekte ve bu konuda: "Kadınların haklarını yerine getirme hususunda Allah’tan korkunuz! Zira siz onları Allah’ın bir emaneti olarak aldınız." buyurmaktaydı.

Hani Başka bir hadis-i şeriflerinde de: "Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım." buyuruyordu.

Hani Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, erkeklere, kadınlara daima iyi davranmalarını tavsiye ederek: "Mü’minlerin iman bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır." demişti.

Bunları ne çabuk unuttuk.

Nasıl bu kadar cani olduk. Anlayan beri gelsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum