Ne Demiş Şair?

“Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...”

Necip Fazıl Kısakürek böyle umuyor.

Böyle hayal ediyor.

Gençliğe hitabesinde söyledikleri bugün anlaşılması, yaşanması gereken şeyler. Gerçekleştirilmesi acil olan şeyler.

Şöyle diyor Üstad; “ “Kim var?” diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert “Ben varım!” cevabını verici, her ferdi “Benim olmadığım yerde kimse yoktur” duygusuna sahip bir dava ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik...”

Yani diyor ki, destan yaz, taşıdığın asil kanın gücünü fark et.

Yani diyor ki, vatan yolunda, millet yolunda çalış, didin.

Diyor ki, küresel adaletsizliğe ve yapılan zulümlere karşı başkaldır.

Diyor ki, nerede nasıl bir haksızlık varsa, nerede milletine yönelik bir taciz varsa, izin verme.

Dik dur diyor, eğilme!

İmanına, inancına sahip bir gençlik istiyor Necip Fazıl. Sanatıyla, estetiğiyle zirvede bir gençlik istiyor.

Evet. İşimiz zor.

Evet, akıllıyız; evet okuyoruz, yazıyor çiziyoruz ama bunları nerede nasıl kullanacağımızı bilmemiz çok önemli. Nefsimize sahip çıkacağız. Çünkü bizim; iradesiz hareket etme lüksümüz yok.

Davamıza inanacağız. İnancı yitirdiğimiz an bittiğimiz andır. Kendimizi küçük görmeyecek, çalışmalarımızda daima mücadele edeceğiz.

“Ben ne yapabilirim” demeyeceğiz. Elbet herkesin kendince yapacağı bir şeyler vardır. Küçük görme. Gün gelir, devran döner.

Haklı olduğuna inandığın her konuda mücadele ver. Yardımcımız Allah’tır.

Eğer bu ülke için, eğer bu millet için, eğer bu insanlık için bir şey yapmak nasibimizde varsa biliyoruz ki fırsatlar çıkacak, kapılar açılacak.

Gün olur yeniliriz, gün olur kaybederiz. Lakin savaşmadan, ne kazanır ne kaybederiz…

Umutsuzluk yok. İmkân varsa daha iyisini de yapabiliriz. Hedeflediğimiz her neyse Allah’ın izniyle tuttuğumuzu koparacağız. Çalışacağız, üreteceğiz. Bunu görüyorum, inanıyorum…

Günahtan ve yalandan sakınacağız. Ancak o zaman Üstadın hitap ettiği gençlik olabiliriz. Üstadın istediği, umduğu gençlik istişare eden, tembel olmayan, merhametli bir gençlik…

Cumhurbaşkanımız da aynı şeyi istiyor… Diyor ki gençlere hitap ettiği bir konuşmasının sonunda: “Acele etmeyin, başa gelene sabredin. Sizlerden böyle gençler olmanızı bekliyorum.”

Allah ne güzel sözler bahşetmiş, söylemesi, haykırması için bu güzel insanlara…

Ve ben…

Bende son olarak diyorum ki, uyanış için bir hitabe aranıyorsa uzaklarda değil.

İşgal edilmiş beyinlere de önermek lazım ama… Onlara ne fayda! Kalplerini kiralayan, gönüllerini satan, inançlarını yok sayanlara ne fayda!

Bizim yolumuz, bu yola baş koyanlarla… Bizim işimiz bu tarafta…

Allah her işimizde kolaylık nasip etsin. Verdiğimiz her bir mücadele Hak için olsun. Ettiğimiz tüm dualar kabul olsun…

Benim de dâhil hepimizin ihtiyacı olduğunu bildiğim, hissettiğim şu söz;

Son söz olsun; Men sabera zafera…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.