Mostar'daki belirsizlik gerginliğe neden oluyor

Mostar'daki belirsizlik gerginliğe neden oluyor

Bosna Savaşı'nda Boşnaklar ve Hırvatların çatıştığı Mostar'da son günlerde düzenlenen provokatif eylemler tartışmalara yol açtı- Mostar yakınındaki Planinica Dağı'na Hırvatistan bayrağının ortasındaki kırmızı-beyaz karelerin çizilmesi ve tarihi Mostar Köp

MOSTAR (AA) - KAYHAN GÜL - Bosna Hersek'te 1992-1995 yılları arasındaki savaşta Boşnaklar ve Hırvatlar arasında çatışmaların yaşandığı Mostar kentinin geleceği, ülke gündemini yeniden meşgul etmeye başlarken, son günlerde şehirde düzenlenen provokatif eylemler tartışmalara yol açtı.

Savaşın ardından altı belediyeye bölünen ve bu şekilde yönetilen Mostar'daki bölünmüşlüğü sona erdirmek üzere dönemin Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Paddy Ashdown tarafından 2004 yılında düzenlenen 55 maddelik "Mostar'ın Statüsü" ile Mostar tek belediye haline getirilmiş, icranın başı belediye başkanı, yasama organı ise şehir konseyi olarak belirlenmişti. Ancak söz konusu düzenlemenin Hırvatların karşı çıkması nedeniyle hala onaylanamaması, kentteki birçok şeyin "kilitlenmesine" ve "dondurulmasına" neden oldu. Statüyle ilgili bu sorun yüzünden 2008 yılından bu yana şehirde yerel seçim yapılamadı. Kentteki yönetim boşluğu, o dönemde seçilen yönetimin görev süresinin 2012'de dolması ve şehir konseyinin bulunmamasından kaynaklanıyor.

Her ne kadar şehrin içinden geçen zümrüt yeşili Neretva Nehri üzerindeki tarihi Mostar Köprüsü savaşın ardından onarılıp şehrin iki yakasını birbirine bağlamış olsa da aradan geçen on yıllara rağmen gönüllerdeki köprü henüz kurulamadı. Doğu yakasında Boşnakların, batı yakasında ise Hırvatların yaşadığı şehir adete görünmez bir Berlin Duvarı ile ayrılmış durumda.

Bu yılın sonuna doğru ülke genelinde yerel seçimlerin yapılacak olması, iki halk arasındaki gerginliği de arttırdı.

Mostar yakınındaki Planinica Dağı'nın zirvesine Hırvatistan bayrağının ortasında bulunan ve "sahovnica" olarak adlandırılan kırmızı-beyaz karelerin çizilmesi, özellikle şehirdeki Boşnakların tepkisini çekti. Provokasyonlar bununla kalmadı. Kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler önce tarihi Mostar Köprüsü'nde bulunan ve üzerinde "93'ü Unutma" yazılı taşı nehre attı, ardından üzerinde köprünün inşası sırasında katkıda bulunan ülkelerin yazılı olduğu tabelaya zarar verdi.

- Liderler yorum yapmadı

Şehirdeki gerginlik ve provokatif eylemler sürerken liderlerin kayda değer açıklamalarda bulunmaması dikkati çekti. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Mostar konusunda yaptığı açıklamada, tarafların şehrin statüsü konosunda yaptığı görüşmelerde önemli gelişme kaydedilmediğini söyledi.

Mostar'da yaşayan Boşnak halkının tavrını görmek için şehirde toplantılar yapacaklarını belirten İzetbegoviç, "Saraybosna'da tam yetkili dört belediye varsa bunun Mostar için de dört ya da altı belediye olmasının sorun olmayacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Hırvat Üyesi Dragan Covic de Mostar'daki statü sorununa ilişkin açıklamasında, Hırvat tarafı olarak kendi çözüm önerilerini sunduklarını belirterek "Maalesef partimizin önerisi hakkında hiçbir yorum almadım. Önerimizi hiç kimsenin okumadığını düşünüyorum. Önerdiğimiz çözümü herkesin okumasını istiyorum." dedi.

Yerel seçime kadar sorunun çözülüp Mostar'da da seçim düzenlenmesi ve şehrin işlevsellik kazanması gerektiğini söyleyen Covic, çözüm önerilerinde "kurucu unsurların" (Boşnak, Sırp ve Hırvat) tam temsilini garanti ettiklerini, hiç kimseye çoğunluk verilmediğini vurguladı.

İki liderin de kendi çözüm önerileri hakkında yorum yapmasına karşın, son provokatif eylemlere değinmemesi ve halka sağduyu çağrısında bulunmaması dikkati çekti.

- Halk tepkili

Mostar halkı ise son provokatif eylemlere ve şehirdeki farklı etnik gruplar arasındaki tansiyonun yükselmesine tepkili.

Halkın bir kısmı bunu "seçim öncesi kirli bir oyun" olarak nitelendirirken, bir kısmı ise son yaşananların etnik gruplar arasındaki tansiyonu yükseltmek için yapılan "siyasi hileler" olduğunu ileri sürdü.

Mostarlı Adisa Maslo Hadziomerovic, tüm bu yaşananların "kimin daha büyük Boşnak ya da Hırvat olduğunu kanıtlamak için yazılmış bir senaryo" olduğunu savunarak "Maalesef tüm bunlar, milliyetçiliğin akla galip geldiğinin göstergesi." dedi.

Gazeteci Vera Soldo da Mostar'ın bir kez daha seçim kampanyasının etkisine girdiğini belirterek özellikle tarihi Mostar Köprüsü'nde yaşananları kınadığını söyledi.

Mostar Köprüsü'nün UNESCO'nun koruması altında olduğunu anımsatan Soldo, "Üzerinde bağışçı ülkelerin isimlerinin bulunduğu tabelaya zarar verenler, her şeyden önce restorasyona en fazla hangi ülkelerin katkıda bulunduğuna iyi bakmalı." ifadesini kullandı.

İrma Pehilj de Mostar halkının şehrin bölünmesini engellemek için "bir olması" gerektiğini vurgulayarak "Mostar, sadece Bosna Hersek'in değil dünyanın en güzel ve en özel şehri. Bu nedenle bir olalım, bölünmeyelim. Bu şehri yürekten savunalım." diye konuştu.


AA

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler