Modada zafer marka ürünlerin oldu

Modada zafer marka ürünlerin oldu

AB’nin cirosu 200 milyar avroyu bulurken Türkiye’nin cirosu 20-30 milyarda kaldı.

Yapılan bir araştırmaya göre, moda 'marka ürünler' ve 'teknik tekstile' yönelen AB'nin sektördeki yıllık cirosu 200 milyar avroyu bulurken, aynı sayıda çalışanı olmasına rağmen Türkiye'nin yıllık cirosunun 20-30 milyar avroda kaldığı bildirildi.

AB'nin bu ciroyu, yöneldikleri moda-marka ve teknik tekstil ürünleri sayesinde elde ettiği bildirilen rapora göre, Türkiye'nin de uzun vadede basit, sıradan, seri üretilen ve çok düşük fiyatlı tekstil ürünlerini bırakması gerekiyor.

Konya Ticaret Odası verilerinden hazırlanan rapora göre, Avrupa başta olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki tekstil sektörü, düz, basit tekstil ürünleri üretimini bilinçli olarak terk ediyor.

Gelişmiş ülkelerin yüksek getirisi olan ve yoğun rekabetin yaşanmadığı yüksek performanslı teknik tekstil üretimine yöneldikleri belirtilen raporda, bu ülkelerin yeni stratejisinin tekstil ürünlerinde gelişmekte olan ülkelerle rekabet etmek değil, teknik tekstil ürünleri üreterek rakipsiz olmak olduğu vurgulandı.

Yıllar önce tekstil sektöründe 6 milyonu aşkın çalışanı bulunan AB'de bu sayının şu an 2 milyonun altına düştüğü ifade edilen raporda, ancak yöneldikleri moda-marka ürünler ve teknik tekstiller sayesinde cirolarının yıllık 200 milyar avro olduğuna dikkat çekildi.

Türkiye'de de resmi olmayan rakamlara göre sektörde 2 milyonun üzerinde çalışan bulunduğu ve cirosunun 20-30 milyar avro olduğu ifade edilen raporda, bu durumun AB'nin aşağı yukarı aynı sayıda istihdamla Türkiye'den 10 kat daha fazla katma değer yarattığını ortaya koyduğu belirtildi.

UCUZ SERİ ÜRETİLEN ÜRÜNLERDE REKABET YAŞANIYOR-

Tekstil sektörünün küresel pazardaki yapısı incelendiğinde ise ucuz, sıradan, seri üretilen tekstil ürünlerinin halen hacim olarak pazarın yaklaşık yüzde 65 kadarını oluşturduğu, sektörde en büyük rekabetin de bu ürünlerin üretiminde yaşandığı görülüyor.

Rapora göre moda marka ve müşteriye özel ürünlerin pazar payı ise yüzde 5'i geçmezken, ancak bu ürünlerin sağladıkları katma değerlerin yüksekliği nedeniyle bütün tekstilcilerin rüyası olmaya devam ediyor.

Modaya yönelik, parti üretimi yapılan ve sağladığı katma değer sıradan ürünlere nazaran daha yüksek olan ürünlerin pazar payı ise yüzde 20 dolayında iken, geriye kalan yaklaşık yüzde 20'lik kısmı ise teknik tekstiller oluşturuyor.

Raporda, başlangıçta urgan, halat, çuval, keçe gibi kısıtlı miktar ve kullanım yeri olan teknik tekstillerin kullanım alanlarının, bugün tarımdan inşaata, taşıt ve taşıma araçlarından savunma sanayine ve sağlık sektörüne kadar geniş bir alana yayıldığı vurgulandı.

Türkiye'nin de uzun vadede basit, sıradan, seri üretilen ve çok düşük fiyatlı tekstil ürünlerini bırakıp, diğer bölümlere odaklanması gerektiği ifade edilen raporda, marka ve kalite standartlarında dünyayla rekabet edebilecek üretimin yapılmasının Türk tekstilini karlı çıkaracağı kaydedildi.