Mısır’ın önündeki en büyük engel yargı

Mısır’ın önündeki en büyük engel yargı

İnanç Özgürlükleri Platformu’nun 274. Hafta basın açıklamasının konusu Mısır ve başörtüsü sorunu oldu.

Platform sözcüsü Ahmet Bayam; ülkeler, baskı ve zulmün adı değişse de mantıkda bir değişiklik olmuyor diyerek, “Daha önce Hamas'ın başına gelenler bugün Mursi'nın başına getirilmeye çalışılıyor. Hamas seçimlerden galip çıkınca Hamas'ın anlayışından rahatsız olanlar Hamas'a baskı kurup Filistin’e olan yardımları kesmiş, Hamas'ı yalnızlaştırma politikası gütmüşlerdi. Bugün de Mursi seçimleri kazanıp iktidara gelince kendi istediklerini yapıp zalimlerin istediklerini yapmayacağı sinyallerini verince O'nun üzerinde de baskılar kurmaya çalışıyorlar” diye konuştu. Mısır ve Mursi’nin önündeki en büyük engelin yargı olduğunu belirten Bayam, “Yargı, Mısır'da yıllardan beri yargıçların çiftliği gibi kullanılmaktadır. Bir yargıç kendi ailesinden 10 kişiyi savcı, hakim ve müsteşar olarak atayabilmekte. Bu üç grubun maaşları, en az 4 bin 166 ABD dolarıdır. Çalışma süreleri ise çok daha ilginç. Haftada 1 gün veya ayda bir hafta çaldırmaktadırlar. Meclisi feshederek, yasama yetkisini Yüksek Askeri Konsey'e bahşeden yargı erki, şimdi telaş içinde ve Cumhurbaşkanının ek anayasa beyannamesi hazırlamasına karşı çıkmakta. Yasama yetkisini elinde bulunduran Meclis'i fesheden; kendileri. Mursi'nin yasama hakkını kullanmasına isyan eden, yine kendileri...Yargı, İslamcıların çoğunluğu oluşturduğu Meclis'in elinden yasama yetkisini alıp, askere bahşetmiş ancak kendi kazdığı kuyaya, kendisi düşmüştür. Mısır'daki askeri yönetimin meclisi feshetmesine ses etmeyenler, şu an Mursi'nin yetkileri kullanmasıyla avazları çıktığınca bağırıyorlar. Onlar hakkın ve haklının yanında hiç bir zaman olmadılar. Onlar için hakikat yalnızca çıkarlarından ibarettir” dedi.

BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜ DEVAM EDİYOR

Ülkemizde de başörtüsüne karşı zulmün devam ettiğinin altını çizen Bayam, “Milli Eğitim bakanı ilköğretim çağındaki çocuklar henüz ergenlik çağına ulaşmadılar diyerek yasağı savunmaktadır. Bakan siyasetin yanında tıp alanı ile de uğraşmakta anlaşılan, ikisinde de yarım olduğu kesin. Hem eğitimden hem de candan edecek bu gidişle... Bakan herhalde 8. Sınıfta okuyan kız öğrencilerin kaç yaşında olduklarının farkında değil. Sormazlar mı bakana, lise çağındaki kızlarımız ve onların bayan öğretmenleri de mi henüz ergen olmadır? Bakanın ergenlik anlayışını merak etmekteyiz En kısa zamanda bir açıklama yapmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Ferit Hepokur-Memleket