MHP'lileri ayağa kaldıran sözler
Kürt sorununu ilk fark eden Türkeş'tir.. Leyla Zana'ya kızım dedi..
Meclis Genel Kurulu, bugün tarihi günlerinden birini daha yaşıyor. Hazırlık çalışmaları 3 aydır süren “demokratik açılım” Genel Görüşmesi TBMM'de yapılıyor. AK Parti adına Adana Milletvekili Ömer Çelik, Genel Kurul'a hitap ediyor:
"Biz burada bugün aslında milletin iradesini gösteren çok önemli bir görüşme yapıyoruz. Herhangi bir kitabevine giriniz, yüzlerce hatta binlerce Kürt sorunuyla ilgili kitap görürsünüz. Ortada bir sorun yoksa bu kadar literatür niye ortaya çıkıyor. Peki hükümet obeziteyi gündeme getirseydi aynı konuşmalar yapılacak mıydı?
RİSKLERİ GÖZE ALIYORUZ
Siyasetçiler bu sorunları sümenaltı edemezler, bunları çözmek zorundalar. Bunlar yüksek siyasi sorumluluk gerektirir. Risk almayı gerektirir. Biz AK Parti olarak bu risklerden kaçıyor, bu riskleri göze alıyoruz.
Her zerresine kadar milli olan bu projeyi yabancı odaklara bağlayanlar, iktidarları döneminde bu sorunu yabancı güçlerin himayesinden çıkarmak için ne yaptılar? Bu sorunu demokrasi dahilinde çözmezsek bundan kim ne kazanacak?
Suni duvarlar yaratmak isteyenler oldu. Alaturka Berlin Duvarı yaratmak isteyenleri kim engelledi? AK Parti.
Kafatasçılık, ırkçılık, tek bir etnik yapı üzerindeki anlayış koşullara uymuyor. Ne yapılmalı? Demokratikleşmeden başka yol var mı? CHP'nin Tunceli raporu 1996'da yayınlanmış. Sorumlu şöyle ifade ediliyor; "Bugüne dek çözüm güvenlik güçlerine havale edilmiştir. Çözüm siyasetçilerdir".
UTANMADAN DAMAT FERİT HÜKÜMETİ DİYORLAR
Bu sorunu çözmezsek kim zararlı çıkacak? Özellikle milliyetçi gençlere sesleniyorum. Bizim hükümetimizi Damat Ferit hükümetine benzetenler oldu. Bu Damat Ferit hükümeti sadece İstanbul'da sarayın çıkarlarını ve konforunu düşünen bir hükümetti. Bugün bu yakıştırma hiçbir riske girmeyenlere yakışır. Türkiye'nin her tarafını tarayan, her noktasına ayak basan AK Parti ise ancak ve ancak Kuvayi Milliye'ye benzetilebilir.
DEMOKRATİKLEŞME DIŞINDA BİR SEÇENEK VAR MIDIR
Bu ülkede inanç gruplarından etnik gruplarına kadar herkesin demokratikleşmeden kaynaklanan sıkıntılarının olması siyasetçilere sorumluluk yükler. Sorumluluktan kaçmamalı. Siyasetçiler bunları çözmeli. Bunlar yüksek siyasi sorumluluk ve siyasi vizyon gerektiren sorunlardır. Demokratikleşme dışında bir seçenek var mıdır?
ÖYMEN'E DERSİM ELEŞTİRİSİ
- Salı günü Sayın Öymen Dersim'den bahsetti. Bilmeyenler için söyliyim Tunceli. Konuşan CHP sözcüsü bugünkü sorunların çözümü için Dersim olaylarını örnek gösteriyor. Üstelik o konuşmasında o zaman Yunan birliklerine karşı mücadeleyle bugünkü sorunların çözümünü bir görüyor. Kendi milletine karşı bu kadar kör bakılabilir mi? Bir emekli diplomat ne öneriyor? Biliyor musunuz? Böyle bir mantık olabilir mi? Yunan devletinin Türklere yaptığı haksızlıkları örnek mi alacağız?
- Dersim olayları gibi olaylar tarihin acı olaylarıdır. Bırakın bunların tekerrür etmesini. Bunları hatırlamak istemeyiz. Bugün için örnek gösterilmesi tam bir basiretsizliktir.
CHP'YE ELEŞTİRİ
"Hepsi bizim çocuklarımız. Akmakta olan kan kardeş kanıdır". Böyle diyen bir CHP'nin açılıma itiraz etmesinin bir mantıklı açıklaması var mıdır? Biz bu konuda yapılan bütün çalışmaları takip etmekteyiz. AK Parti'yi bölücülükle suçlamasının herhangi bir mantığı olabilir mi? Bölücülük, vatana ihanet ya da İmralı'ya işbirliği gibi eleştirilerden sonra birilerinden de çıkıp Ergenekon'la, çetelerle işbirliği yapıyorsunuz demelerine yol açmaz mısınız?" Yurtdışında bayraklarla ismine gösteri yapılan tek lider Sayın Başbakanımızdır. Atatürk'ü ayrı tutarak söylüyorum. Başbakanımıza karşı saygılı olmak gereklidir.
"Terör sorunu ayrıdır Kürt sorunu ayrıdır. Bugün bize demokratikleşme adımları atıyorsunuz. Peki terörü bitireceğinizin garantisi var mı yoksa İmralı'yla işbirliği yaparsınız" diyen CHP'nin eski raporunda "demokratikleşme yapmadan terörü bitirme şansı yoktur" denilmedi mi? Merhum İsmail Cem kitapta bunu açıklıyor.
BU SORUNU İLK FARK EDEN TÜRKEŞ'TİR
Peki CHP'nin bu kanı durdurmak için önerdiği somut birşey var mı? Ee buyrun Irak'a ziyaret yapın siz söyleyin.
Bu konunun ileride yaşatacağı sorunların farkına vararak adım adımlardan biri de merhum Sayın Türkeş'tir. Sayın Türkiye Cumhuriyeti halkı.... Evlerinden bizi izleyenler... Evinde kitabı olanlar okusun. Olmayanlar internetten girip Sayın Alpaslan Türkeş'ın Kürt meselesi üzerine yazdığı makaleyi okusun.... Sonra da burada atıp tutulanlara baksın...
Leyla Zana'yla Türkeş arasındaki diyaloğu aktaran Türkeş'in, Leyla Zana'ya kızım diye hitap ettiğini de söyledi. Sözler MHP'lileri ayaklandırdı..
MHP'LİLERDEN "ABDEST AL" ÇIKIŞI
Ömer Çelik, MHP sıralarından gelen tepkilere cevap verince, tartışma çıktı. Oktay Vural ve Mehmet Şandır yerlerinden kalkarken, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin araya girdi. MHP sıralarından gelen "abdest al gel" sözlerinden sonra Ömer Çelik, MHP'lilere "Mescid-i Aksa'ya yapılanları protesto edin de görelim" diye cevap verdi.
Ömer Çelik, Devlet Bahçeli'nin de imzasının da olduğu Öcalan'ın idamını engelleyen protokol metnini okurken, MHP'li Milletvekilleri sıralarından laf atınca, Çelik, "PKK ile mutabakat yapan birilerini arıyorsanız kapıdan çıkacaksınız, orada bir ayna var, ona bakacaksınız." dedi.
