Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Kapılarını Mevlana dostlarına araladı
Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü’nün Yüksek Lisans sınavları yapıldı.
Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü’nün Yüksek Lisans sınavları yapıldı. Buna göre, İlahiyat 4, Türk Dili ve Edebiyatı 1, Türkçe Öğretmenliği 3, Arap Dili ve Edebiyatı 1, Kamu Yönetimi 1, Tıp: 1, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık1, Tarih: 1, Sosyal Hizmetler 1 olmak üzere 14 kişi kazandı.
Mevlana Araştırmaları Enstitüsü’nün 2018-2019 öğretim yılı için 14 kişilik bir kontenjanın açıldığı programa 100’e yakın başvuru oldu. Çoğunluk olarak Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe Öğretmenliği, İlahiyat, Tarih ve Arap Dili ve Edebiyatı gibi sözel bölümlerden öğrenciler kabul edilirken bu yıl bunların yanında ayrıca Kamu Yönetimi, Tıp, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmetler gibi farklı branş ve fakültelerden de öğrenciler alındı.
Bu zamana kadar 10’u aşkın mezun veren Enstitüde İran, Malezya ve Hindistan gibi ülkelerden de öğrenciler diploma almış ve mezun olan öğrencilerin bir kısmı farklı üniversite ve branşlarda doktora öğretimine devam etti. SÜ Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü Müdürü SÜ Edebiyat Fakültesi Fars Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Temizel, enstitüdeki eğitim ve başarıyı gazetemize anlattı.
Enstitünün yüksek lisans programında uyguladığı dersleri ele alan Temizel, “Enstitümüzün başarılı ve önemli olmasında, yüksek lisans derslerinden önce gerekli gördüğü öğrencilerine yönelik uyguladığı “Bilimsel Hazırlık Dersleri” uygulaması oldu. Bir veya iki dönem boyunca yüksek lisansa geçiş olarak verilen derslerde Farsça ve Osmanlı Türkçesi ağırlıklı olmakta ve öğrencilerin bu alana hazırlanması sağlanıyor” dedi.

ÖĞRENCİLERE YETENEK KAZANDIRILIYOR
Prof. Dr. Ali Temizel, enstitüde yer alan derslerin ve ders öncesi uygulamalarla birlikte öğrencilere yetenekler kazandırıldığını söyledi. Temizel; İslâm Tasavvufu ve Tarihi, Mevlâna, Hayatı ve Eserleri, Doğu ve Batı Dillerindeki Çeviri ve Şerhleri, Mevlâna ve Mevlevîlik hakkında yapılan çalışmalar, Mevlâna Dönemindeki Sosyal, Kültürel ve Tarihi Durumlar ile Mevlevîlik Kültür ve Tarihi konularında kapsamlı derslerden önce verilen bu hazırlık derslerinde öğrencilerin kendisini geliştirdiğini söyledi. Bu çalışmalar kapsamında öğrencilerin, Mevlânanın Mesnevîsinin -en azından- ilk 18 beytini hem Farsça asıl metninden hem de Türkçe tercüme ve şerhlerinden okuyup-yazabilme ve yorumlayabilme, ayrıca ezbere okuyabilme becerisini kazandığını söyleyen Temizel, “Verilen Farsça derslerden sonra Farsça okuyup-yazabilme ve anlayabilme becerisi ile öğrendiklerini bilgisayar üzerinde de uygulayıp, Farsça yazma kabiliyetini kazanıyorlar. Verilen Osmanlı Türkçesi derslerinden sonra iyi ve orta derecede Osmanlı Türkçesi metinlerini okuyabilme ve Türkiye Türkçesine çevirebilecek beceriyi kazanması amaçlanıyor” şeklinde konuştu.
MEVLANA VE MEVLEVİLİK KONULARI DİKKATLE ELE ALINMALI
Hem Konya’da hem de ülke genelinde Mevlana hakkında bugüne kadar yapılan çalışmaların hızla arttığını söyleyen Temizel, “2005 yılında UNESCO’nun Mevlevi müziği ve semayı “Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne ekleyerek koruma altına almasının ardından bu konulardaki çalışmaların sağlam temellere dayandırılması hususu da gündeme gelmiş ve bu hususta kurulduğu yıldan beridir Mevlana’yla ilgili Konya’da söz sahibi olmayı başaran Selçuk Üniversitesi’nden de adımlar atması beklenmiştir. Bu adımların ilkini 2005 yılında araştırma merkeziyle atan Üniversite, 2010 yılında bu araştırmaları Enstitü bünyesine taşımış ve nihayet 2012 yılında da öğrenci alımıyla bu konudaki en büyük adımını attı. Enstitüye alınan öğrenciler ile birlikte artık sahada kendisinin varlığını kabul ettiren bir bilim olan Mevlana ve Mevlevilik konularında ehil kişiler yetişecek olması ve bu yetişen kişilerin de yapılan çalışmalardan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi devletin bazı diğer önemli kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilmesi bu konunun önemini daha da öne çıkardı. Ayrıca Mevlana konusunda yurt içi ve yurt dışında yapılacak olan bütün çalışmaların koordineli bir şekilde yürütüldü. Bunun yanında bu bilimin sağlam temellere oturtulması için bütün kurumlarla da işbirliği içerisine girmeyi amaçlayan Enstitü, asırlar boyu bu konularda yazılan Farsça ve Osmanlıca kaynakların günümüz bilim dünyasına kazandırılması ve süregelen hataların ortadan kaldırılması gibi amaçlar doğrultusunda çalışmalarını hızla devam ettirmektedir” dedi. M. Ali Elmacı-Memleket