Merdiven altı tuz mu kullanılıyor?

Merdiven altı tuz mu kullanılıyor?

Tuz üreticileri sektörde kullanılan 1 milyon ton tuzun sadece 300 bin tonunun kayıt altında bulunduğunu geriye kalan kısmın merdiven altında üretildiğini belirtirken, Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Saner, rafine edilmeyen tuzun risk taşıdığını düşünmediği


Türkiye'de kurulu çok sayıda gıda fabrikasının, rafine tuz yerine merdiven altı üretimi hijyenik olmayan sağlıksız tuz kullandıkları öne sürüldü. Salina Tuz Genel Müdürü Himmet Kara, Türkiye yıllık tuz tüketiminin 2,5 milyon ton olduğunu ve bunun yaklaşık 1,5 tonunun Tuz Gölü'nden karşılandığını söyledi.


Tüketimin 1 milyon tonunun sofralık da dahil olmak üzere gıda sektöründe kullanıldığını dile getiren Kara, tuzun 14 bin farklı ürünün üretiminde yer aldığını kaydetti. Bu kadar önemli olmasına karşın tuzun kayıt dışı üretiminin önlenemediği ileri süren Kara, şöyle konuştu: ''Sofralık da dahil olmak üzere gıda sektöründe kullanılan 1 milyon ton tuzun sadece 300 bin tonu kayıt altında. Yani 700 bin ton tuzu, kayıt dışı merdiven altı üretim yapan firmalar piyasaya sürüyor. Kalite son derece düşük. Hijyen kurallarına uyulmadığı için de çok sağlıksız. Ancak yine de çok sayıda gıda fabrikası, rafine tuz yerine bu tuzları tercih ediyor. Türkiye'de 200'e yakın kayıt dışı üretim yapan fabrika var, ama denetim yok.'' Bu kayıt dışı tuzların kuru yemiş, salça, ekmek gibi birçok sektörde kullanıldığını iddia eden Kara, ''Cezalar caydırıcı değil. Biz, üretimde tuzun bir maddesini eksik ürettiğimizde 6 bin YTL ceza ödüyoruz. Merdiven altı üretim yapanlar ise yakalandıklarında kaçak oldukları için bin YTL ceza alıyorlar. Yani her şey onlardan yana. Ezilen biz oluyoruz'' dedi.


FIRINCILAR RAFİNE TUZ KULLANMIYOR


Aksaray'da kurulu Saray Tuz Genel Müdürü Hüsnü Selim Perek ise merdiven altı tuz üreten fabrikaların mutlaka incelenmesi, hangi sağlık koşullarında üretim yapıldığının görülmesi gerektiğini bildirdi. Perek, bugün ülke genelindeki fırıncıların önemli bölümünün rafine tuz kullanmadığını, bunun yerine merdiven altı üretimi tercih ettiğini iddia ederek, şunları kaydetti: Yüksek kalitede olması gereken ekmeklerde rafine tuz yerine oldukça


sağlıksız ortamlarda paketlenen ağır metaller içeren kayıt dışı tuzlar kullanılıyor. Kayıt dışı fabrikalarda çalışan işçiler adeta tuzun üzerinde geziniyor, tuzlar kirli suyla yıkanıyor ve sonra hijyenden uzak makinelerde paketleniyor. Yıkama suyunu bile düzenli değiştirmiyorlar. Herkes tuzun mikroorganizmaları öldürdüğünü düşünüyor, ancak yanılıyorlar. Çünkü tuzlu ortamda da üreyen mikroplar var. Ayrıca iyi temizlenmeyen tuz ağır metaller içerebiliyor. Bunlar da sağlığı tehdit edebiliyor.


Belediye fırınlarının bile kalitesiz ve sağlıksız tuz kullandığını ileri süren Perek, ''700 bin ton üretimde devletin vergi kaybı da çok yüksek. Hem sağlığı tehdit ediyorlar hem de devlete ekonomik zarar veriyorlar. Bu firmalara yönelik denetimlerin artırılmasını, vergisini ödeyen, kaliteden ödün vermeyen bizim gibi firmaların haklarının korunmasını istiyoruz'' diye konuştu.


‘RAFİNE OLMAYAN TUZ RİSK TAŞIMAZ’ İDDİASI


Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner ise tuzda kayıt dışılığın ciddi boyutlarda olduğunu, merdiven altı üretimi kesinlikle onaylamadıklarını söyledi. Merdiven altı üretim de olsa tuzun rafine olup olmamasının sağlık açısından risk oluşturmayacağını öne süren Saner, ''Rafine ile olmayanı arasında estetik ayrımı var. Hatta rafine edilmeyen ham tuzlar, yurt dışında doğal olduğu gerekçesiyle daha pahalı satılıyor. Rafine edilmeyen tuzun sağlıksız olduğu söylenemez. Ben bir risk taşıdığını düşünmüyorum'' görüşünü dile getirdi.