Memecan arkaşımdır ama çizerim değil
Fatih Altaylı, Salih Memecan'ın geçirdiği dönüşümü yazdı.
Salih Memecan
Türkiye’de en beğendiğim karikatür sanatçısıydı Salih Memecan.
Tek bir çizgiyle sayfalarca makale yazan.
Çağdaş, ilerici, liberal, demokrat, aydın.
Salih, birdenbire müthiş bir değişim geçirdi.
Önce Abdullah Gül ile dost oldu.
Hiçbir manzuru yok. Olabilir.
Sonra Gül’ün çevresiyle de dostluk pekiştirdi.
Bunda da bir gariplik yok.
Ardından Türkiye’deki İslamcılara yönelik demokratik bir tavır alınmasından yana tavır koydu.
Bunda da bir mahsur yok.
Daha sonra siyasal İslamcı fikirlerin savunucusu oldu.
Bunda da bir mahsur yok.
Sonunda eşi Nursuna Memecan, AKP’den milletvekili adayı oldu.
Bunda da bir mahsur yok.
Seçildi.
Bunda da bir mahsur yok.
Ve bu son sürece girildiğinde Salih Memecan, birdenbire AKP’nin “Çizgi kolu” oldu.
Daha doğrusu AKP’nin değil, Abdullah Gül’ün “Çizgi kolu” oldu.
Abdullah Gül’ü yücelten karikürler çizmeye, kendisinden ve Gül’den farklı düşünenleri alçaltmaya başladı.
Eleştirilerini tek yanlılaştırdı.
Liberal demokrat çizgisini bıraktı.
Bir partinin çizi organı haline geldi.
Ben de çok sevdiğim, çok beğendiğim bir adamı kaybettim.
Dostum olarak, çok sevdiğim biri olarak değil.
Bir okuru, bir bakarı olarak kaybettim.
Bu yazı da bir dostundan ona yöneliktir.
Onu özleyen, onun eski çizgilerini arayan bir dostundan.
Fikri ne olursa olsun, Salih benim arkadaşımdır.
Ama çizerim değil.
Fatih Altaylı-Gazeteport