Medyanın yeni hedefi Büyükdeniz
Medyanın son iki haftadır başlıca gündem maddesi Merkez Bankası Başkanı ataması. Hükümetin bu makama kimin getireceği medyayı çok ama çok ilgilendiriyor.
Medyanın son iki haftadır başlıca gündem maddesi Merkez Bankası Başkanı ataması. Hükümetin bu makama kimin getireceği medyayı çok ama çok ilgilendiriyor. Daha önce hiçbir Merkez Bankası başkanı atamasında görülmeyen bir hassasiyet var medyada. Ne Gazi Erçel’in, ne Süreyya Serdengeçti’nin ne de başka bir atamanın bugünkü gibi “tartışma” konusu olmadığını biliyoruz. Merkez Bankası, öyle anlaşılıyor ki çok “kritik” bir makam.
Geçtiğimiz hafta, ortaya atılan Erdem Başçı adı etrafında boş bir tartışmayla doluydu. Ali Babacan’la arkadaşlığından, eşinin başörtüsüne kadar bir dizi kusuru artarda sıralanan Başçı’nın kararnamesinin Köşkte olduğu zannediliyor ve bu kararnameye onay çıkmaması için bir kampanya yürütülüyordu. Pazartesi günü Köşten gelen açıklamayla Erdem Başçı’nın merkez Bankası başkanlığına aday filan gösterilmediği ortaya çıktı. Medya hemen bir alternatif aday listesi hazırladı ve ihtimal hesaplarıyla en kuvvetlisini belirledi: Adnan Büyükdeniz. Bugünkü gazetelerin hedef tahtasında o var.
Adnan Büyükdeniz’in geçmişi didik didik ediliyor. Kendisine karşı ortaya atılan iki “önemli” iddia var: Albaraka Türk’ün genel müdürü olması ve 1997’de ortakları arasında Kemal Unakıtan’ın da bulunduğu bir şirkete ortak olarak girmesi: Bereket Mensucat.
Hürriyet yazarı Emin Çölaşan’a göre Bereket Mensucat devlet adamı yetiştirmekteki “bereketi”yle dikkat çekici. Şöyle diyor Çölaşan:
“Sevgili okuyucularım, şu isimlere lütfen çok dikkat ediniz. Bereket şirketinden nasıl bereket fışkırdığını görünüz!
Şirket ortaklarından Kemal Unakıtan, Arap sermayeli Al Baraka’da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı, sonra Maliye Bakanı oldu.
Bir başka ortak Ahmet Ertürk yine Al Baraka görevi yaptı. Sonra TMSF’nin başına getirildi.
Ortaklardan Yalçın Öner İslamcı finans kurumu Al Baraka’nın murahhas üyesi oldu.
İbrahim Çağlar İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı seçildi. Özbekistan gibi dış ülkeler dahil çok sayıda şirketin ortağı ve sahibi oldu...
Ve son olarak: Ortaklardan Adnan Büyükdeniz’in Merkez Bankası Başkanlığı kararnamesi Çankaya’ya gönderilmiş durumda.”
Emin Çölaşan’a garip gelen şey, bugünkü sistemin özü değil mi aslında? Bugüne kadar hükümetlerin atadığı bürokratların, oluştuğu bakanların, vekillerin daha önce hangi şirketlerde çalıştıkları, ortak oldukları soru konusu oldu mu? Koç’tan, Sabancı’dan hangi bürokratın çıktığı sorgulandı mı? Hayır.
En önemli devlet görevlerini bırakıp, yeni bir işe başlamak için öngörülen yasal sürenin dolmasını bile beklemeden tam da ayrıldığı makamın muhatabı özel şirketlere müdür olan kaç tane bürokrat var? Sayan oldu mu? Devlet Bankası yönetim kurularına kimler dolduruldu, hangi eski ortaklar nerelere geldi, soran oldu mu?
AK Parti’nin atama tercihlerini eleştirebilirsiniz. Her hükümetinkinin eleştirebileceğiniz gibi. Ama bugün yürürlüğe konan kampanya bambaşka bir nitelikte. Kadrolaşma konusundaki mahareti bilinen CHP’nin AK Parti’yi kadrolaşmakla suçlaması neyse, medyanın AK Parti’nin bir kliği çeşitli makamlara taşıdığı yönündeki eleştirileri de o. Yani medya Merkez Bankası başkanının bir klik içinde atanmasına değil, kendi kliğinden atanmamasına kızgın. O nedenle, şimdi kendi kendine uydurduğu bir listeyi tasfiye kampanyasına girişti.
Erdem Başçı halledildi. Sıraya Adnan Büyükdeniz’i koydular. Büyükdeniz’in adı kararnamede var mı yok mu belli değil, ama medya peşin peşin harcama operasyonunu başlattı. Yarın köşkten bir açıklama da Büyükdeniz’le ilgili gelip “Bize iletilen isim o değil” denince, medya elindeki uydurma listeye tekrar bakıp yeni bir hedef belirleyecek. Gün gibi ortada.