Medya "işgalciliğe" neden özenir?

Medya "işgalciliğe" neden özenir?

Hamas'ın siyasi büro şefi Halid Meşal'in Ankara ziyaretine ‘bir kısım’ basını mı, İsrail mi daha sert tepki verdi? Doğrusu ayırt etmek güç. Zorlu/zevkli bir yarış verdiler bu konuda. Aralarında bir de fark vardı: İsrail, kendine ve konumuna gö

Sabah, Milliyet ve Akşam gazetelerinin ortak "gaf"ları tüyler ürpertici: Üç gazete de 'Bush Öcalan'ın kabul etse bizim tepkimiz ne olurdu?" diye soruyor veya konuşturduğu "uzmanlara" sordurtuyor. Dün İsrail'den gelen tehdit de buna benziyordu ve bu tehdidin bugün "Bu ne mantıksızlık!" tepkisiyle karşılanması beklenirdi. Ancak, üç gazetemiz de İsrail'den "ses almış" koro halinde şarkıya başlamış durumdalar.


Üç gazete de böylece, Türkiye'nin güneydoğu Anadolu'da "işgalci" olduğunu söylemiş oluyorlar. Üç gazete de İsrail hayranlıklarını onun işgalciliğine özenmeye vardırmış durumdalar.


Öte yandan bu üç gazeteye en yakın duruşu Gündem gazetesinin manşetinde görüyoruz. PKK'ya yakınlığıyla bilinen gazete "Hamas'la görüşme, PKK'yla savaş!" manşetini atmış...


Basınımızda İsrail hayranlığı yeni değil. Uzun bir geçmişi var. Çöl ortasında yarattığı tarız "mucizesi" edebiyatını, Ortadoğu'nun tek "demokratik" ülkesi edebiyatını, İsrail'in teknolojik üstünlüğü edebiyatını vs. kanıksamıştık. Düpedüz yalan da olsalar, birer "başarı" olduklarından bunlara hayranlık duyanlara ancak "saf" veya "aptal" denebilirdi. Ancak işi, İsrail'in işgalciliğine özenmeye vardıranlara daha ağır sıfatlar kullanmak farzdır.


Medya Kıbrıs'ta başlattığı Türkiye aleyhtarı kampanyayı, güneydoğuya yaygınlaştırmaya başladı. Kınrıs'ta Türkiye'ye işgalci demeye getirn yazarlarımız ve uzmanlarımız, aynı söylemi güneydoğuya uygulamaya başlamak üzereler. Az kaldı... 8sutun