Medya, AB'yi yine unuttu!

Medya, AB'yi yine unuttu!

Ağca’nın tahliyesi sonrası ayağa kalkan Türk medyası, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in devreye girmesini ve bir şeyler yapmasını istedi. Aynı medya, Orhan Pamuk davasında da tersi yönde bir beklenti içine girmişti.


Medya, kendisi nasıl istiyorsa, iktidarın da aynı şekilde davranmasını istiyor ve buna da kamuoyu kılıfı geçiriyor.


Adalet Bakanı  Cemil Çiçek içine düşürüldüğü bu durumdan çok rahatsız olduğunu Milliyet gazetesi yazarı Fikret Bila’ya açıkladı. Fikret Bila da bu durumu dün köşesinde okuyucularıyla paylaştı.


"Bakanlık destek birimine dönüştü"


Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesinden sonra gözler Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e çevrildi. Ağca'nın tahliyesinin tartışmalı ve soru işaretleriyle dolu olması, Bakan Çiçek'in müdahalesine dönük beklentiye yol açtı.


Adalet Bakanı da yazılı emir yoluyla konuyu Yargıtay'a götüreceğini açıkladı.


Daha önce bir girişim yapılamaz mıydı?


Müdahil avukat olarak Turgut Kazan'ın yaptığı itirazlar ilgili mahkemelerce reddedildi.


Bu aşamadan sonra geriye Yargıtay kalıyor. Yargıtay'ı devreye sokmanın tek yolu da Adalet Bakanı'nın yazılı emir yoluna gitmesi. Çiçek, bu yolu çalıştıracak.


Adalet Bakanı, Avrupa Birliği'ne (AB) uyum açısından bakanlığın devre dışı kalmasının istendiğini, buna karşın bazı davalarda yargıya müdahale etmesinin beklendiğini belirterek, bu çelişkili tutumdan duyduğu rahatsızlığı ifade ediyor.


AB gerekleri olarak yapılan düzenleme sonucunda Adalet Bakanlığı'nın konumunu şöyle özetliyor:


"Adalet Bakanlığı, bugünkü konumu itibariyle bir çeşit destek hizmetleri birimine dönüşmüş durumda. Biz sadece yargı teşkilatının ihtiyaçlarını karşılayan, malzemesini sağlayan bir destek kuruluşu gibi çalışıyoruz. Bunun ötesinde bir yetkimiz yok. Benim bakan olarak yapabileceğim tek şey yazılı emir yoluna gitmektir. Ağca kararıyla ilgili olarak da bu yola başvurmayı kararlaştırdık. Önümüzdeki hafta bunu yapacağız. Şu çelişkinin ortadan kalkması gerekiyor: Bir yandan Adalet Bakanı yargıyla ilgili yetki taşımasın deniliyor; bir yandan da bazı davalar konu olduğunda Adalet Bakanı devreye girsin, bu işi çözsün deniliyor. Bu çelişkidir." Fikret Bila/Milliyet