"MECLİS'İ BASAR, TAYYİP'İ ASARIZ"

"MECLİS'İ BASAR, TAYYİP'İ ASARIZ"

Ulusalcı gazetenin ulusalcı yazarı PKK'nın eylemlerini köşesine bu başlıkla taşıdı.

Teröristbaşı Öcalan'ın İmralı'da işkence gördüğü asparagası ortalığı savaş alanına çevirdi. Açıklamanın ardından Neronlar da harekete geçti. Neredeyse her gece İstanbul'un farklı yerlerinden molotoflu saldırılar, yakılan araç haberleri geliyor. Neronlar saldırılar sırasında "Meclis’i basarız Erdoğan’ı asarız" sloganları atıyor. Behiç Kılıç da aynı sloganla köşe yazdı...

"Meclis’i basarız Erdoğan’ı asarız"

Tercüman / BEHİÇ KILIÇ

ATSANIZA LEYLA HANIMI DA ERGENEKON'DAN
LEYLA Zana hanımefendinin son incilerindendi ve demişti ki; “PKK bizim en büyük gücümüzdür, PKK sayesinde yürüyoruz!..”
Buna benzer sözler işte...
Ne demek?.. Yani “PKK’nın silahlı gücü sayesinde istediklerimize kimse karşı çıkamıyor...” manası...
Demek ki, Zanagiller, silah da kullanarak devleti iktidarı derdest peşindeler. “Silivri’deki dava”da da temel konu budur ya... Hem de “Madem PKK, ergenekonun dahilindedir” diye o taraf iddialarda bulunuyor... Atıversenize bu Leyla hanım’ı da “Ergenekon”dan içeri de ortalık iyice şenleniversin!..

MECLİS'İ BASARIZ ERDOĞAN'I ASARIZ
Olur mu, “AB” ne der?.. Eşkıyaya, destekcilerine, yan yayınlarına mübah alanı geniş!.. Her türlü saldırıyı rahatça yapabilirler, proje öyle!..
DTP’lilerin önlerine düştüğü eşkıya sürülerinin,baskın yaptıkları şehir merkezlerinde attıkları sloganlardan biriydi şu... “Meclis’i basarız Erdoğan’ı asarız!..”
Türk bayraklarının taşlanması, örneğin Viranşehir gibi kent merkezlerine PKK bayraklarının dikilmesini saymıyoruz bile..Rahat rahat attabildikleri slogana bakınız; “Meclis’i basarız Erdoğan’ı asarız...”

BU BİR KOMPLU REÇETESİDİR
Eşkıyanın, şehir merkezlerine kolayca inmesi bir yana, “TBMM’yi basabilmekten (Not: Zaten bir baskın söz konusudur) Başbakan’ı asmakla tehdit etmekten” dem vurmasının sebebi de ardındaki “Dış destek”tir hiç kuşkusuz...
Bu destek çok diridir ve hatta “Destek” bile değil, saldırının merkez üssüdür... Son olayların planlı kalkışması, bu dış destekten gelen strateji çerçevesinde gerçekleştiriliyor... Yani “Apo İmralı’da eza gördü” üfürüğü, bu dış desteğin uygun gördüğü bir komplo reçetesidir... Dışardaki “Patronlar”ın ellerine verdiği senaryoyu uygulamakadır, kuklalar...

ÖNCELİK VATAN TOPRAĞINI DERLEYİP TOPARLAMAK
Nasıl bir oyun tezgahlandığnı, en tepeden bakıp anlayabiliyor muyuz?.. Yani “Kıbrıs’la eş zamanlı Kürt devmeti atağı” başlığındaki oyun gereği, Türkiye’nin götürüldüğü teslimiyet için oynanan oyunda, şehit verdiğimiz askerlerimiz gibi... Dağlara sürüklenip canlarının bir pul gibi tel tel döktülmesinin sağlandığı Kürt kökenli ailelerin gençlerinin nasıl “Ölümüne figuran” olduklarını kim biliyor?.. (Onların canı bu oyunda ‘sıkın kafasına’ boyutunda önemsizdir üstelik) Çatışmanın beri tarafında,azgınlaştırılan eşkıyalaştırılan çocuk yaştakilerin verdikleri ölü sayısı azımsanmayacak kadar çoktur ve bu kaçınılmazdır ve elbette de, bu kaçınılmaz son kendisini dağlara sürenlerce çok iyi bilinmekte, onların çokça ölmeleri, onları oralara sürenler tarafından çok bilinçli istenmektedir... Çünkü, bu ölümlerin ayrışmasının sağlaması ile kirli krallıklarını oluşturmayı-korumayı planlamaktadırlar... Ve bu durum, şimdi “Acil tedaviler” ötesinde teşhistir... Şimdi, ilk elde yapılacak olan vatan toprağını derleyip toparlamak, saldırıları püskürtmektir..

DİYARBAKIR'DAN YANSIMAYANLAR
“Meclisi basıp Başbakan’ı asmak”tan bahseden çetenin bu cüreti dillendirirken, gözümüze soktukları vahimdir çünkü!..
Başbakan’ın “Temaslar” için gittiği Diyarbakır’ın, haberlere yansımamış boyutunda, şunlar vardı;

MİLİTANLAR KİMLİK KONTROLÜ YAPIYOR
“Polis Okulu’nun bulunduğu caddeyi tutan militanlar, kimlik kontrolü yapıyor. Kendilerine ‘Apocu Gençlik İnisiyatifi’ adını veren gençlerin kontrolü devam ederken, 15 mahalle göstericilerin adeta kurtarılmış bölgesi oluyor... (Bağlar ve Sur ilçelerinde)

ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ PROTESTO ETTİ
Başbakan’ın Dicle Üniversitesi’nde konuştuğu sırada Fen Edebiyat Fakültesi’ne molotofkokteyli atıldı. Kürsüye çıkması ile beraber yaklaşık 40 öğretim görevlisi salonu terk ederek dışarı çıktı...”

PKK’yı İmralı -Kandil hattı bir...
ABD-AB-Barzani-Bağdat hattı iki..
İzleyip duruyoruz, rahat rahat oyun kuruyor... İmralı-Kandil hattı, geçtiğimiz yıl başlattığı “Apo’yu tahliye” hattında ilerlerken, öteki hatta, en son şu Frankfurt fuarında gördüğümüz haritayı hayata geçirmek için hareketlenmiş bulunuyor...

BİNMİŞİZ BİR ALAMETE
Bize de deniliyor ki; “Ya razı ola, yoksa Meclis’i basarız Başbakanınız’ı asarız!..”
Bunun binde biri kadar faaliyet iddiası ile Silivri Cezaevi’ni boylamış olanların hali bir yana, devleti bu kadar rahat tehdit edebilenlerin dokunulmazlığına bakılınca... “Binmişiz bir alamete...” diyebiliriz!..