Mahkemeleri korkutan dosya !..
‘Adnan Hoca’ olarak bilinen Adnan Oktar ve 27 adamı hakkında “çete kurmak, yönetmek ve üye olmak” suçlamalarıyla ilgili hukuki süreç baş döndürdü.
‘Adnan Hoca’ olarak bilinen Adnan Oktar ve 27 adamı hakkında “çete kurmak, yönetmek ve üye olmak” suçlamalarıyla ilgili hukuki süreç baş döndürdü. Soruşturma 3 yıl boyunca savcılar arasında gitti geldi. Sonunda 7 gizli tanığın ifadelerine dayanılarak dava açıldı. Ancak mahkemeler, “yetkim yok” diye davayı üzerinden attı. Şimdi davanın yerini Yargıtay belirleyecek.
Cemaat kurarak genç kızları ailesinden koparıp seks objesine dönüştürdüğü öne sürülen Adnan Oktar ve adamlarına 3 yıl sonra dava açılmasını sağlayan süreç şöyle gelişti:
GÖREVSİZLİK KARARI
2006 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Adnan Hoca” olarak bilinen Adnan Oktar’ın da aralarında bulunduğu 28 şüpheli hakkında “Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak”tan soruşturma başlattı. Ancak soruşturma sonunda savcılık “görevsizlik” kararı vererek dosyayı Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
6 YIL HAPSİ İSTENİYOR
Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmaya burada 3 ayrı savcı baktı. Savcılar, dosyaya ‘takipsizlik’ kararı verdi. Aradan 3 yıla yakın zaman geçmişken, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Nisan 2009 tarihinde şüpheliler hakkında yeterli kanıtın oluştuğunu belirterek “suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak”tan dava açılmasını istedi. İtirazın kabulü üzerine dosya Üsküdar Cumhuriyet Savcılarından Bekir Raif Aldemir’in önüne geldi. Savcı Aldemir bu defa “Delillerin takdiri mahkemeye ait olmak üzere” 28 kişi hakkında “örgüt kurmak ve yönetmek” suçundan iddianame hazırladı. Adnan Oktar için 6 yıla kadar hapis, diğer sanıkların da ‘örgüte üye olmak’tan 5 yıla kadar
hapsi istendi. İddianamede 7 gizli tanığın ifadesi yer aldı.
‘YETKİM YOK, BAKAMAM’
Dava dosyası, Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Ancak mahkeme, ‘yetkisizlik’ kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletti. Kararda, iddianamedeki eylemlerin Üsküdar sınırları içerisinde gerçekleştirildiğine dair emarenin bulunmadığı, Oktar’ın da Kandilli’de oturduğuna dair de bir kanıtın olmadığı belirtildi. Söz konusu adreste başka birinin oturduğu ve Oktar’ın adresini Kadıköy olarak bildirdiği de ifade edildi. Bu davanın da, Oktar ile ilgili İstanbul Ağır CezaMahkemesi’nde görülen davanın devamı niteliğinde olduğu belirtildi vemahkemenin yetkisiz olduğu kaydedildi. Dosya, İstanbul Savcılığı’na gönderildi. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, davayı açarak
2009/685 numara ile kaydetti. Ancak bu mahkeme de yetkisizlik kararı verdi. Gerekçe olarak da Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin usulen yapması gereken değerlendirmeyi yapmadığını belirtti.
KARMAŞANIN NEDENİ: ADRES
Kararda, Oktar’ın adresinin Kadıköy olarak belirtildiği, başkanı olduğu Bilim ve Araştırma Vakfı’nın da Fatih sınırları içinde yer aldığı kaydedildi. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, her ikimahkeme arasında çıkan yetki sorununun çözülmesi için dava dosyasını ilgili Yargıtay Ceza Dairesi Başkanlığı’na gönderilmesine karar verdi. Şimdi son sözü Yargıtay söyleyecek.
TANIKLARIN, ADNAN HOCA İTİRAFLARI
ADNAN Oktar için “suç örgütü kurmaktan” yeni bir iddianame hazırlandı haberi, 6 Eylül tarihli gazetemizde “Adnan Hoca’ya 7 gizli tanık” başlığıyla manşetten yayımlanmıştı. Seks kölesi 7 genç kızın iddianamede tanık olarak yer alan ifadelerinden bazıları ise şöyleydi:
“16 yaşımdaydım. Adnan Hoca belimi ve ağzımı kontrol etti. İtaat için ‘Kardeşler’ arasından 42 kişiyle yattım.”
“Yatmayı reddettim, Adnan Hoca’ya götürdüler. Adnan Oktar, söylediklerinin Allah’ın sözleri olduğunu, söylediklerini yaptığımda çok sevap kazanacağımı telkin etti.”
“Grupta vajinal ilişki haram, anal ya da oral ilişki serbestti. Din kisvesi altında cinsel, maddi ve manevi olarak sömüren, sağlığımın bozulmasına neden olan Adnan Hoca’dan şikâyetçiyim.”
“Gruba ait evlerde Versace koltuk, altın varaklı aynalar vardı. Yatak odaları aynalıydı.”
“Adnan Hoca grubunda bulunan kişiler tarafından anal ve oral seks yapılıyordu.”
Kaynak: Habertürk