'Maden zengini, araştırma fakiriyiz'
Nalbantçılar: Konya’nın jeolojik yapısının henüz tamamen ortaya çıkarılamadığını belirterek “Maden zengini, fakat araştırma fakiriyiz” dedi.
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, MTA Genel Müdürlüğü’nün son beş yılda yaptığı etkin çalışmalar neticesinde Konya’nın yeraltı zenginliklerinin tespit edilip kullanıma hazır hale getirilmeye başlandığını belirtti. Konya’nın jeo-morfolojik yapısının, nadir bulunan altın, uranyum ve toryum elementleri açısından henüz yeterince incelenmediğini belirten Yrd. Doç. Dr. Nalbantçılar, bu tür çalışmaların da yapılmasının gerekli olduğunu kaydetti.
MTA 2007’DE İYİ ÇALIŞTI
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Adem Alemdar’a yaptığı nezaket ziyaretinde Konya ve havalisinin jeolojik yapısının her boyutuyla araştırılması ve ortaya konması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Nalbantçılar “Son yıllarda, özellikle MTA Genel Müdürümüz Mehmet Üzer’in Konyalı olması hasebiyle, Konya bölgesinde MTA çalışmalarını yoğunlaştırdı. 2007 yılında Karapınar’da son derece zengin linyit yataklarına ulaşıldı. Karapınar’daki linyitin Ermenek linyitinden daha az kalorili, ancak Ilgın linyitinden kalori bakımından daha üstün olduğu tespit edildi. Rezerv bakımından da bu bölgedeki linyit yatakları daha zengin. Ayrıca jeotermal su kaynaklarının tespiti çalışmalarında da MTA epey büyük başarı kaydetti. Hüyük’ün Köşk beldesinde ve Cihanbeyli’nde bulunan jeotermal kaynaklar buna örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca Seydişehir’de önceden bulunan jeotermal kaynağın da düzgün bir kuyu yöntemiyle ılıca turizmine kazandırılması gerekiyordu. MTA burada da gerekli sondaj çalışmalarını yaptı. Fakat yine de bu çalışmaların artırılarak sürdürülmesi gerekiyor. Özellikle nadir toprak elementlerinden olan altın, uranyum ve toryumun bulunabileceği jeolojik özelliklere sahip bölgelerimiz var. Buralara ağırlık verilerek bu tür elementlerin araştırılması gerekiyor” dedi.
MTA, ALTIN İÇİN ARAZİ KAPATTI
MTA’nın 2007’de altın araştırmaları için Beyşehir’de önemli miktarda bir araziyi kapattığını bildiren Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar “Konya’nın jeolojik yapısının, var olan ya da var olması muhtemel maden yataklarının tespiti Konya sanayisi ve ekonomisi için de son derece önemli. Biliyorsunuz, Seydişehir Alüminyum Tesisleri gibi büyük bir sanayi tesisi, Krom-Mağnezit Fabrikası benzer çalışmalar neticesinde teşekkül ettirilmiş ve sadece Konya ekonomisine değil, Türkiye ekonomisine de kazandırılmıştı. Bu açıdan Konya ve havalisinini jeolojik yapısının daha henüz tam anlamıyla araştırıldığını düşünmüyorum. Bu alan hâlâ bakir. MTA’nın çabalarına gerekli desteklerin de verilmesi gerekiyor” diye konuştu.
YERALTI SULARINDA RİSK DEVAM EDİYOR
Konya Kapalı Havzası’ndaki kuraklı ve su krizini de gazetemize değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar “Uzun vadeli yağış rejimleri bakımından Şubat yağışları mevsim normallerinin altında seyretse de bu yağış miktarı geçen yıla nazaran arttı. Bu açıdan çiftçilerin sevinmesi normal, tabii Mart ve Nisan yağışlarını da görmek lazım. Fakat yeraltı su kaynaklarında hâlâ risk sürüyor. Konyalı çiftçilerin damla sulamaya geçirilmesi kesinlikle gerekli. Yeraltı su kaynaklarının muhafazası ve seviyenin artması gerekiyor” dedi.
Memleket