Lösemi hastası çocuğun yaşam savaşı
Özbekistan uyruklu Kaya çiftinin, tedavi sonrası dünyaya gelen tek çocukları 5 yaşındaki Mesut, lösemi hastalığıyla mücadele ediyor.
Özbekistan uyruklu Anarhal Kaya (27), 17 yıl önce ailesiyle birlikte Türkiye'ye gelerek Hatay'a yerleşti. Anarhal Kaya, 13 yaşındayken başlık parası karşılığında kendisinden 20 yaş büyük eşi Abdülcelil Kaya (47) ile nişanlandığını, 1 yıl sonrada evlendiklerini söyledi.
Uzun süre çocukları olmadığını belirten Kaya, ''Çocuğumuz olmayınca ilaç tedavisine başvurduk. 8 yıl sonra tam ümidimizi kesmişken Mesut dünyaya geldi. Mesut, şimdi 5 yaşında'' dedi.
Kocası ve kendisinin, oğulları Mesut'un dünyaya gelmesiyle çok mutlu olduklarını ifade eden Kaya, kocasının 3 yıl önce ''beyin küçülmesi'' diye bilinen hastalıkla mücadele etmeye başladığını, maddi durumları iyi olmadığı için tedaviyi geciktirdiklerini, şimdi ise hastalığın tedavi edilemez boyuta ulaştığını anlattı.
Eşinin hastalığından bir yıl sonra da oğlu Mesut'un rahatsızlandığını dile getiren Kaya, şunları kaydetti:
''Eşim rahatsızlanmadan önce iş nedeniyle Aksaray'a yerleştik. Mesut'un sorununu öğrenmek için Konya'ya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'ne geldik. Oğlumun kan kanseri olduğunu öğrendik. Ancak evimiz Aksaray'da olduğu için gelip gitmek maddi olarak belimizi büküyordu. Oğlumuz için Konya'ya hastaneye yakın bir yere yerleştik. Hastane yönetimi durumuma üzülerek beni hastaneye temizlik işçisi olarak aldı. Bu sayede sigortalı olduğum için Mesut daha iyi tedavi görebilecekti. Ancak sigorta bir yere kadar...''
ALAY EDİLDİĞİ İÇİN DIŞARI ÇIKAMIYOR
Kaya, oğlunun tedavi gören arkadaşlarının çoğunun hayatını kaybettiğini, bu ölümlerden en çok Mesut'un etkilendiğini belirterek, ''Oğlum hastanedeki lösemili arkadaşları ölünce, onları bana soruyor. Ben de cevap veremiyorum. En sonunda bana dönüp 'anne ben ne zaman öleceğim' diyor. Bir anne için çok acı bir durum. Yüz maskesi taktığında sokakta çocuklar 'sen kansersin' diyerek alay ediyorlarmış. Bu yüzden dışarı çıkmak istemiyor'' diye konuştu.
Kendisi çalışırken oğluyla kız kardeşlerinin ilgilendiği ifade eden Kaya, şöyle devam etti: 
''İlerde ilik nakli gerekirse 'ne yapacağız' bilmiyoruz. Çünkü oğlumun bir kardeşi de yok. İlik nakli genelde kardeşten alınıyormuş. Böyle bir durumda ikinci çocuk yapmamız imkansız gibi bir şey. Ayrıca rutubetsiz, havadar bir yerde yaşamamız gerekiyor. Ancak imkanımız ölçüsünde ancak bu evde yaşayabiliyoruz. Maddi olarak çok zorlanıyorum. İmdadımıza yetişen Dost Eli Derneği bize gıda yardımı yaptığı gibi kira konusunda da yardımcı oluyor. Ancak bu yardımlar bir yere kadar yeterli oluyor.''
Kaya, kendilerine uzatılacak maddi ve manevi yardımlara ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi.
Küçük Mesut ise burnundan kan geldiği zaman çok korktuğunu belirterek, ''Hastane odasında birlikte kaldığım arkadaşlarımın çoğu öldü. Onları özlüyorum'' dedi.
Baba Abdülcelil Kaya ise yakalandığı hastalık nedeniyle sorulara cevap veremiyor, yürüyemiyor, konuşamıyor, ihtiyaçlarını yardımsız karşılayamıyor.
KÜÇÜK MESUT'UN DOKTORU
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Pediatrik Hematoloji Bölüm Dalı Başkanı Prof. Dr. Ümran Çalışkan, birkaç yıl önce kendilerine gelen Mesut'a yapılan tahlillerin ardından lösemi (kan kanseri) teşhisi koyduklarını söyledi.
Mesut'un yaklaşık 2 yıldır tedavi altında olduğunu, 6 aylık bir kemoterapi tedavisi göreceğini anlatan Çalışkan, ''Hastalık bu kez kemikten tekrarlarsa Mesut için ilik nakli şart olacak. Bu tür durumlarda genelde kardeşten ilik nakli yapılıyor. Kardeşler arasında kemik iliği uyumu en yüksek olan durumdur. Ancak Mesut'un kardeşi yok. Başkalarından tam uyumlu bir verici taransa da çok zor. Mesut için bir verici bulabilmek için çalışacağız'' diye konuştu.
aa