Libya'da flaş gelişme

Libya'da flaş gelişme

El Cezire, Kaddafi'ya bağlı birliklerin bazı kasabaları bombaladığını bildirdi

12.51: TRABLUS'DAN 2 ASKERİ UÇAKLA 145 KİŞİ DAHA DALAMAN HAVALİMANI'NA GETİRİLDİ

Libya'nın başkenti Trablus ve Sirte şehrinde yaşayan 145 Türk vatandaşı daha C-130 tipi askeri uçakla Dalaman Havalimanı'na getirildi. Dalaman'a getirilen Türk vatandaşlarından Tayfun Besler, uçaktan indikten sonra sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Alınan bilgiye göre, bu sabah itibariyle uçaktan iner inmez 112 acil yardım görevlilerince Dalaman Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Tayfun Besler (54), doktorların yoğun çabasına rağmen kurtarılamadı. Cenazesi Dalaman Devlet Hastanesi morguna kaldırılan Besler'in Balıkesir'in Bandırma ilçesindeki ailesine bilgi verildiği öğrenildi.


12.29:
TRABLUS'TA BEKLEYEN SAMSUN GEMİSİNİN, TÜRK VATANDAŞI KALMAMASI NEDENİYLE MISIR VATANDAŞLARINI TAHLİYE ETMESİ PLANLANIYOR

Libya'daki Türklerin tahliyesi için yola çıkan ve 3 gündür Trablus'ta bekleyen "Samsun" gemisinin, tahliye edilecek Türk vatandaşı kalmaması nedeniyle Mısır Vatandaşlarını ülkelerine götürmesi planlanıyor. İstanbul'dan 1 hafta önce ayrılan ve 3 gündür Trablus Limanı'nda bekleyen Kaptan Atilla Günsür yönetimindeki "Samsun" gemisinin, kentte tahliye edilecek Türk vatandaşı kalmaması nedeniyle Mısır vatandaşlarını ülkelerine götürmesi gündeme geldi. Bu konudaki görüşmelerin sürdüğü, Mısır vatandaşlarının tahliyesinin yapılmasına karar verilmesi halinde geminin Mısır ile Libya arasında birkaç sefer yapabileceği kaydedildi.

Tahliyelerinin "Samsun" gemisiyle yapılabileceği ihtimali üzerine 2 gündür geminin önünde bekleyen Vietnam vatandaşları ise bu sabah Libyalı yetkililerce bindirildikleri otobüslerle buradan ayrıldı. Vietnam vatandaşlarının, Tunus üzerinden tahliye edilecekleri öğrenildi. Gemide Türk Kızılayının hazırladığı bin kişilik gıda ve sağlık yardım malzemesinin yanı sıra 39 personel, İstanbul Deniz Şube Müdürlüğü'nde görevli biri emniyet amiri 4 polis, 4 yolcu, İstanbul Ulusal Medikal Kurtarma ekibinden 1 doktor, 1 hemşire ve 2 teknisyen ile Anadolu Ajansı muhabirleri bulunuyor. Libyalı güvenlik güçleri tarafından etrafı sarılan ve kimsenin dışarıya çıkmasına izin verilmeyen gemide bulunan görevliler, telefonların çekmemesi ve internet bağlantısı olmaması nedeniyle Türkiye ile iletişim kurmakta büyük güçlük yaşıyor. Bu konuda Trablus Büyükelçiliği ile görüşülmesine rağmen sorunun çözülememesi yüzünden görevliler çalışmakta zorlanıyor. Bu arada, Trablus kent merkezinin güneyinde sabah saatlerinde meydana gelen patlamalar gökyüzünde sis bulutları oluşturdu. Patlamanın ardından başlayan siren ve silah sesleri halen sürüyor. Kent merkezinde silahlı çatışmaların yoğunlaşması üzerine alışveriş merkezleri ile işyerlerinin kepenklerini kapattığı öğrenildi.

12.16: HÜKÜMET, EL BREGA VE ECDEBİYE'YE SALDIRI HABERİNİ YALANLADI

Libya hükümeti, ülkenin doğusunda isyancıların elindeki şehirlere karşı saldırı haberlerini yalanladı. Libya hükümetinin sözcüsü Musa İbrahim, Marsa El Brega ile Ecdebiye'ye saldırı haberlerinin sorulması üzerine, "Bunu şüpheyle karşılıyorum. Bunun da yanlış haberlerden biri olduğunu zannediyorum" dedi. Bu arada isyancıların bir sözcüsü, petrol ihracat terminali konumundaki Marsa El Brega'nın kontrolünü yeniden ele geçirdiklerini söyledi. 17 Şubat koalisyonunun sözcüsü Mustafa Heriyani, Reuters'a açıklamasında, "Bu sabah Brega'yı ele geçirmeye kalkıştılar, ancak başarısız oldular. Şehir tekrar devrimcilerin kontrolünde" dedi ve hükümetin her tür psikolojik savaşa başvurduğunu söyledi. Heriyani, "Muhtemelen yabancıların yardımını isteyeceğiz. Muhtemelen stratejik noktalara hava saldırıları Kaddafi'nin tabutuna son çiviyi çakacak" diye konuştu. Koalisyonun sözcüsü, Ecdeyibe'yle ilgili olarak da şehirde durumun istikrarlı olduğunu, insanların büyük bir saldırıya karşı gruplaştığını, halen vur-kaç saldırılarının yapıldığını belirtti. Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin, ülkenin doğusundaki Brega kentinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini bildiren El Cezire, savaş uçaklarının, muhaliflerin bir askeri üs ve silah deposunun denetimini elinde tuttuğu bölgedeki Ecdebiye kasabasını bombaladığını bildirmişti.


12.12: TSK'YA AİT UNSURLARLA 3 BİN 672 TÜRK VE 659 YABANCI UYRUKLU OLMAK ÜZERE TOPLAM 4 BİN 331 KİŞİNİN TÜRKİYE'YE GETİRİLDİĞİ BİLDİRİLDİ

Türk Silahlı Kuvvetlerine ait unsurlarla, 3 bin 672 Türk ve 659 yabancı uyruklu olmak üzere toplam 4 bin 331 kişinin Libya'dan tahliye edilerek Türkiye'ye getirildiği bildirildi. Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada, Libya'da meydana gelen olaylardan etkilenen vatandaşların tahliyesi kapsamında, 21 Şubat - 02 Mart 2011 tarihleri arasında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait TCG İskenderun Yolcu Gemisi ve TCG Oruçreis Fırkateyni ile bin 222 Türk, 517 yabancı uyruklu olmak üzere toplam bin 739 kişi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait C-130 ve C-160 ulaştırma uçakları ile 25 sortide 2 bin 450 Türk, 142 yabancı uyruklu olmak üzere toplam 2 bin 592 kişinin tahliye edildiği belirtildi. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait unsurlar ile 3 bin 672 Türk ve 659 yabancı uyruklu olmak üzere toplam 4 bin 331 kişinin tahliye edildiği ifade edilen açıklamada, "Ayrıca, TCG Gelibolu, TCG Gökçeada, TCG Oruçreis, TCG Salihreis, TCG Yavuz ve TCG Gemlik fırkateynleri, SAS/SAT timleri ve Deniz Piyade unsurları tahliye faaliyetine katılan sivil deniz otobüsleri ve feribotların emniyetini sağlamış, TCG YB.K.Güngör akaryakıt gemisi de akaryakıt ikmali yapmıştır" denildi.


10.45:
ABD'NİN LİBYA'YA ASKERİ MÜDAHALE İHTİMALİ ŞİMDİLİK AZ GÖRÜNÜYOR

ABD'nin Akdeniz'e savaş gemileri göndermesiyle Libya'ya askeri müdahale ihtimalleri artıyor gibi görünse de, bunun bölge halkında "sömürgecilik döneminin yeniden başladığı" veya protestoların arkasında "ABD'nin parmağı" olduğu gibi algılara yol açabilecek olmasının bu ihtimalleri bu aşamada zayıflattığı yorumları yapılıyor.

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin halkına karşı şiddet kullanmasının ardından, buna son vermek için "her seçenek masada" diyen ABD'nin Libya'ya askeri müdahalesi ihtimali son günlerde sıkça tartışılan konulardan biri oldu.

Özellikle dün Amerikan savaş gemilerinin Süveyş'i geçerek Akdeniz'e çıkacağı haberleri, "ABD Libya'ya müdahaleye mi hazırlanıyor" sorularını artırırken; Amerikalı yetkililer, bunların savaş gemisi olmasının yanı sıra insani yardım ünitelerine de sahip olduğuna dikkati çekiyor. Nitekim ABD Savunma Bakanı Robert Gates, gemilerin gerekirse tahliyelere ve insani yardıma destek olacağını belirtti. Ancak ABD'nin bu hamlesi, aslında Kaddafi'ye bir nevi "sembolik güç gösterisi" ve "gözdağı" niteliği de taşıyor. Uzmanlar, "ABD'nin Libya yakınlarına deniz ve hava gücü gönderilmesinin de hafife alınacak bir hareket olmadığına" işaret ediyor.

ASKERİ MÜDAHALE İÇİN DÜNYADA TEK SES YOK

Bu durum, yine de Libya'ya askeri müdahale olasılığı konusunda net bir resim ortaya koymuyor. Çünkü Libya'daki gelişmeler hakkında "dünyanın tek ses" halinde olması gerektiğini belirten ABD Başkanı Barack Obama, bu sözlerinin ardından yoğun diplomasi trafiğine başlayarak, diğer ülkelerin liderleriyle ardı ardına görüşmeler yapıyor. Buna karşın Libya'ya yaptırımlar konusunda "tek seslilik" sergileyen dünya liderleri, aynı durumu askeri adımlar konusunda şimdilik gösterir görünmüyor. Örneğin Rusya, Libya hava sahasının uçuşa yasak bölge ilan edilmesine sıcak bakmazken, Fransa da bu aşamada askeri müdahalenin planlanmadığını belirtti ve bunun için BM Güvenlik Konseyi kararının gerekliliğine dikkati çekti.

"HER ŞEYİ TERSİNE ÇEVİREBİLİR"

Öte yandan ABD'nin askeri müdahalede bulunmasını en azından bu aşamada engelleyen en önemli nedenlerden biri olarak, müdahalenin beklenenin tam tersi yönde ve çok tehlikeli sonuçlar yaratma ihtimali görülüyor.

Bu olumsuzluklardan birinin, müdahalenin Washington'ın "aslında başından bu yana isyanlarda parmağı bulunduğu" gibi algılamalara yol açarak, Ortadoğu'da halk hareketleri olarak doğan isyanların "altını kazabilmesi" ihtimali olduğu belirtiliyor. Müdahalenin, bu isyanları "kendiliğinden" olmaktan çıkarıp "dış kaynaklı eylemlere" dönüştürebileceği kaydediliyor.

Libya'ya NATO ile birlikte düzenlenebilecek müdahalenin de bölge halkının hala hafızalarında yer alan "sömürgecilik" dönemini hatırlatabileceğine dikkat çekilerek, bunun da istenilenin aksi sonuçlar doğurabileceği yorumları yapılıyor.

Bunun yanında askeri müdahalenin otoriter rejimlerine karşı isyan etmek isteyen bölge halkların heyecanının önüne geçebileceği ifade ediliyor. Protestocuların her eylemlerinde arkalarında "yabancı güçler" olduğu suçlamasıyla karşılaşabilmesinin, onları otoriter rejimlere karşı çıkma ve halktan destek bulmada daha zayıf ve isteksiz hale getirebileceği belirtiliyor.

"OTORİTER REJİMLERİ GÜÇLENDİREBİLİR"

Bir diğer olumsuzluk ise Ortadoğu'da otoriter rejimi yıkmaya yönelik müdahalenin, beklenenin aksine diğer otoriter yönetimleri güçlendirmesi ve "ellerine koz verebilmesi" ihtimali olarak görülüyor. Bu tür rejimlerin, Libya'yı örnek göstererek halklarını, "isyan etmeleri halinde ülkelerine yabancı güçlerin geleceği ve bir daha geri çıkmayacağı" yönünde tehdit edebileceği ifade ediliyor. Nitekim ABD'nin Irak'ı işgali ve sonrasındaki karışıklıkların, Ortadoğu halklarının önünde örnek olarak hala durduğuna dikkat çekiliyor.

ABD Savunma Bakanı Gates de, bir askeri seçeneğin çok dikkatle belirlenmesi gerektiği, çünkü böyle bir yöntemin hem bölgede hem Amerikan ordusunda ve ordunun Afganistan'da şu anda üstlenmiş olduğu görevler üzerinde "çok büyük sonuçları olacağı" yönündeki sözleriyle, müdahalenin olası zararlarına dikkati çekiyor.

"PETROLLE İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR"

Washington Enstitüsü uzmanları Jason Hanover ve Jeffrey White da kaleme aldıkları yazıda bu konuya değindi.

Askeri operasyonun, ABD ve operasyona katılan diğer Avrupa ülkelerine karşı "sömürgecilik" suçlamalarının yapılmasına neden olabileceğini belirten Hanover ve White, dış müdahalenin, Libya'daki rejimin ülkedeki yabancılara saldırı düzenlemesine neden olabileceğini kaydediyor.

Hanover ve White, ABD ve müttefiklerinin, "böyle bir müdahaleyle iç savaş ya da kaotik şiddetin ortaya çıkması ya da radikal İslamcı unsurların güç kazanması halinde kendilerini kötü sonuca yol açmış pozisyonda bulabileceği" yorumunda da bulunuyor.

Ancak operasyonun şu anki can kayıplarının önüne geçeceğine ve Libya'daki rejimin "bir an önce sona ermesine" olanak sağlayabileceğine de dikkati çeken Hanover ve White'a göre, "ABD ve NATO'nun Libya'ya askeri müdahalesinin, muhalefetin moralini yükseltme ve rejim yanlısı güçleri zayıflatma gibi önemli ve olumlu psikolojik etkileri olabilir, ancak özellikle uçuşa yasak bölgeler oluşturulmasının ötesinde eyleme başvurulması halinde bazı riskler de doğurabilir."

New York Times da Amerikalı yetkililerin, özel sohbetlerde, Libya'ya doğrudan askeri müdahaleyi pek olasılık dahilinde görmediğini ve bu ülkedeki askeri varlığının Libya halkının taban hareketi olarak ayaklanmasının meşruluğunu azaltacağını söylediğini yazdı. Gazete, böylesine bir operasyonun daha çok petrolle ilişkilendirileceği ve NATO ile birlikte düzenlenecek bir operasyonun da, Avrupa'nın bölgedeki "sömürgecilik döneminden kalan acı hatıraları" akıllara getireceğinden benzer geri tepme yaratabileceği yorumunda bulundu.

Time dergisine konuşan Amerikalı üst düzey bir yetkili de askeri müdahale yönünde uluslararası bir uzlaşı ortaya çıkarsa, bunun ABD'nin tek taraflı öncülüğünde yürütülecek bir girişim olmayacağını, BM himayesinde olacağını söyledi.

LİBYA DA İSTEMİYOR

ABD'nin bu aşamada askeri müdahalesi ihtimalini zayıflatan bir diğer ve belki de en önemli nokta ise Libya muhalif güçlerinin bu müdahaleyi şu an istememesi.

BBC'nin bir radyo programına katılan, Libya'daki protestocuları Facebook üzerinden örgütleyen Libyalı bir genç de ABD ve Batı'nın askeri müdahale dışındaki her türlü desteklerine hazır olduklarını, ancak ülkedeki sorunu Libya halkının dış müdahale olmadan kendisinin çözmesi gerektiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da Libya'daki muhalif güçlerin bu işi kendilerinin halletmek istediklerinin ve dışarıdan müdahaleden yana olmadıklarının farkında olduklarını söyledi.

Bu durumda ABD veya uluslararası toplumun Libya'ya olası askeri müdahalesinin meşruluğu için Libya halkının desteğini alması gerekiyor. Tüm bu nedenlerle ABD askeri müdahale kartını Libya'daki gelişmelerin ciddiyeti nedeniyle masada tutmaya devam etse de, uluslararası toplumun ve Libya halkının desteği belirginlik kazanmadıkça ve şartlar müdahale için zorlamadıkça bu kartın oynanması ihtimali şimdilik zayıf görünüyor.

10.31: 
EL CEZİRE: "KADDAFİ YANLILARI BREGA'YI YENİDEN ELE GEÇİRDİ"
SAVAŞ UÇAKLARI ECDEBİYE'Yİ BOMBALIYOR


Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin, ülkenin doğusundaki Brega kentinin kontrolünü yeniden ele geçirdiği bildirildi.

El Cezire televizyonu, muhaliflerle Kaddafi birlikleri arasında çıkan şiddetli çatışmaların ardından kentin kontrolünün tekrar Kaddafi'ye geçtiğini duyurdu.

Haberde, Brega bölgesindeki bir havaalanının da Kaddafi'ye bağlı güçlerin denetimine geçtiği belirtildi.

El Cezire, savaş uçaklarının, muhaliflerin bir askeri üs ve silah deposunun denetimini elinde tuttuğu bölgedeki Ecdebiye kasabasını bombaladığını da bildirdi.

10.21: BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI, LİBYA'DAN TÜRKİYE'YE GETİRİLENLERİN SAYISININ 21 BİN 505 OLDUĞUNU BİLDİRDİ

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Libya'daki olayların ardından hava ve deniz yoluyla Türkiye'ye getirilenlerin sayısının 21 bin 505 olduğunu bildirdi.

Başbakanlık Basın Merkezinden konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

''Libya'dan 18  tarifeli, 25 özel tahliye ve 24 askeri olmak üzere, toplam 67 uçak, 5 gemi, 1 firkateyn ve özel şirketlerimiz tarafından getirilenlerle beraber toplam 21 bin 505 kişi ülkemize giriş yapmıştır. Getirilen yolcuların 2 bin 982'si yabancı uyrukludur.

Diğer taraftan, ülkemize doğru seyir halinde olan ve Trablus'tan İstanbul'a hareket eden Ankara feribotundaki 888'i yabancı olmak üzere, toplam bin 49  yolcu ile birlikte tahliye edilenlerin sayısı 22 bin 554'e ulaşmaktadır.

Ülkemize getirilen vatandaşlarımız, Marmaris ve Dalaman'da kurulan Kabul Merkezlerimizde karşılanarak, ihtiyaç duydukları takdirde konaklamaları sağlanmakta ve temin edilen otobüslerle gidecekleri şehirlere gönderilmektedir.''

09.48: FITCH, LİBYA'NIN KREDİ NOTUNU DÜŞÜRDÜ

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch, Libya'nın ''BBB'' olan uzun vadeli kredi notunu üç kademe birden indirerek ''BB''ye çekti, görünümünü ise ''negatif'' olarak belirledi.

Kuruluştan yapılan açıklamada, not indiriminin ülkenin giderek kaotik hale gelen ekonomik ve politik durumunu yansıttığı belirtilerek, ülkenin kredi notunun birkaç ay içinde tekrar düşürülebileceği uyarısında bulunuldu.

Fitch geçen hafta, yönetim karşıtı gösterilerin yayıldığı Libya'nın kredi notunu ''BBB ''dan ''BBB''ye indirdiğini açıklamıştı. Böylece kuruluş ülkenin kredi notunu bir hafta içinde ikinci kez düşürmüş oldu.

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor's da (S&P) geçen hafta, Libya'nın uzun vadeli kredi notunu ''A-'' seviyesinden ''BBB '' seviyesine çektiğini ve not görünümünü ''negatif'' izlemeye aldığını bildirmiş, Libya'nın kredi notunda yeni indirimler olabileceği uyarısında bulunmuştu.

09.27: LİBYA'NIN BAŞKENTİNDE YAKIT TANKERİ PATLADI. PATLAMA PANİĞE YOL AÇTI

Yönetim karşıtı protestoların yapıldığı Libya'nın başkenti Trablus'ta yakıt tankeri patladı.

Patlama halkta paniğe yol açarken, tankerin alev aldığı belirtildi.

İtfaiye araçlarının yangını söndürmeye çalıştığı kaydedildi.

Bölge halkının olay yerine akın eden yabancı basın mensuplarına saldırarak, basın mensuplarını kaldıkları otele kadar takip ettiği de ifade edildi.

Patlamanın sabotaj olup olmadığıysa henüz bilinmiyor.


08.43: KADDAFİ, MUHALEFETE KATILAN BAKANLARIN YERİNE YENİ İSİMLER ATADI

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin, yönetim karşıtlarına destek vermek için görevlerinden istifa eden iki bakanın yerine yeni isimler atadığı bildirildi.

Libya devlet televizyonunun haberinde, Kaddafi'nin İçişleri Bakanı Abdülfettah Yunus El Abidi'nin yerine Mesud Abdülhafız'ı, Adalet Bakanı Mustafa Muhammed Ebud Celil'in yerine de Muhammed Ahmed El Kamudi'yi getirdiği belirtildi.

Kaddafi'nin, ayrıca geçen hafta istifa ederek muhalefete katılan Başsavcı Abdürrahman El Abbar'ın yerine Muhammed Akri El Mahgubi'yi atadığı kaydedildi.


07.13: ABD SENATOSU, LİBYA LİDERİ MUAMMER KADDAFİ'Yİ KINAYAN BİR KARAR TASARISINI KABUL ETTİ

ABD senatosu, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin kendisine karşı ayaklanan halkı sindirmek amacıyla giriştiği saldırıları kınayan bir karar tasarısını kabul etti.

Senato kararda, istifa etmeye çağırdığı Kaddafi'nin şiddeti sona erdirmesini, Libya halkının demokratik reform isteklerine cevap vermesini ve ülkesinin barışçıl bir şekilde demokrasiye geçmesini sağlamasını istiyor.

BM Güvenlik Konseyini, Libya halkını Kaddafi'nin saldırılarından korumak için yeni önlemler almaya çağıran kararda, bu çerçevede Libya'nın hava sahasında bir uçuş yasağı bölgesi oluşturulması da istendi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, BM Genel Kurulu'nun Libya'nın Cenevre merkezli İnsan Hakları Konseyi'ne üyeliğini askıya alma kararından memnuniyetini açıklamıştı.

Genel Sekreter Ban Ki-mun, 192 üyeli Genel Kurul'un dün Libya'nın üyeliğini askıya aldığı toplantıda yaptığı konuşmada, hem Genel Kurul'un bu yöndeki kararından hem BM Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki rejime yönelik yaptırım kararından, hem de İnsan Hakları Konseyi'nin Libya'daki insan hakları ihlallerini soruşturma yönündeki kararından memnuniyet duyduğunu belirtmişti.


05.26: KADDAFİ, LİBYA'NIN BM'DE GÖREVLİ DİPLOMATLARINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin kendisine karşı isyan bayrağını çeken Libya'nın BM daimi temsilcisi ve yardımcısının yerine yeni diplomatlar atamak istediği öğrenildi.

Kaddafi'nin çekilmesini isteyen ilk Libyalı diplomatlardan BM Daimi Temsilci Yardımcısı İbrahim Dabbaşi, gazetecilerin konuyla ilgili soruları üzerine, Kaddafi'nin kendisini ve BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Muhammed Şalgam'ın yerine yeni diplomatlar atamak istediğini duyduklarını söyledi.

BM Sözcüsü Martin Nesirky de BM'nin, Libyalı yetkililerden bu konuda bir tebligat aldığını teyit etti. Nesirky, başka detay vermeyerek konunun incelendiğini söylemekle yetindi.

BM kulislerinde, Genel Sekreter Ban Ki-mun'un bu konuda ne yapacağı merak ediliyor. Libya hükümetini BM'de halen Kaddafi yönetimi temsil ediyor, o yüzden de kendi istediği diplomatları BM'ye atama hakkına sahip bulunuyor.


03.22: ÇALIŞTIKLARI ŞANTİYEDE 10 GÜN BOYUNCA AÇ VE SUSUZ BEKLEYEN TÜRK İŞÇİLER, BİR EKMEĞİ 2-3 KİŞİ PAYLAŞTIKLARINI ANLATT
I

Muğla Valisi Fatih Şahin, Libya'dan Türk vatandaşlarının tahliyesi kapsamında, bugüne kadar toplam 9 bin 500 kişinin deniz ve hava yoluyla Muğla'ya giriş yaptığını söyledi.

Vali Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Orhangazi-1 ve Osmangazi-1 feribotlarıyla Marmaris Limanına bu gece toplam 2 bin 500 yolcunun geldiğini belirterek, ''Bugün gelen yolcuların bin 550'si yabancı uyruklu. İlk 4 günde gelen yolcu sayısı toplam 7 bin civarında. Gelen yolcuların yaklaşık yüzde 10'u yabancı uyruklu yolculardan oluşuyor'' dedi.

Şahin, yaklaşık 2 bin civarında yolcunun askeri uçaklarla Dalaman Havalimanına geldiğine işaret ederek, ''Bugüne kadar toplamda 9 bin 500 kişi hava ve deniz yoluyla gelmiş oldu. Görevli arkadaşlarımız çalışmaları ivedilikle yürüttü ve bugüne kadar herhangi bir sorun yaşamadık. Hazırladığımız araçlarla yolcularımızı arzu ettikleri yere gönderdik'' diye konuştu.

Gemiden inen Türk ve yabancı yolcularla yakından ilgilenen Vali Şahin, yolcuların otobüslerle memleketlerine gönderilmesi sürecini de bizzat takip etti.

TÜRK YOLCULAR


Orhangazi-1 feribotunda yolculuk eden 460 Türk yolcu, gemi limana yaklaştığı andan itibaren ellerinde Türk bayraklarıyla ''En büyük Türkiye'' sloganları attı. Türk yolcular, Libya'dan tahliyeler kapsamında 20'den fazla ülke vatandaşının da gemi ve uçaklarla Türkiye'ye getirildiğine işaret ederek, ''Türkiye bu tahliye operasyonuyla 20'den fazla ülke vatandaşının sevgisini kazandı. Yolculuk boyunca yabancı yolcularla çok iyi anlaştık. Özellikle Taylandlı yolcular sempatik davranışlarıyla tüm yolcuların ilgi odağı oldu. Gemide 400'den fazla Taylandlı yolcu vardı'' dedi.

Limanda bekleyen gazetecilere yaşadıklarını anlatan Türk yolculardan Behçet Karakadak, yolculuk öncesinde 10 gün boyunca Bingazi kentinde beklediklerini söyledi ve ''Şantiyemizi basan yağmacılar eşyalarımızı dağıttılar, telefonlarımıza ve değerli eşyalarımıza el koydular. Ülkemize döndüğümüz için çok mutluyum. İnsan ülkesinin ve ailesinin kıymetini böyle zamanlarda daha iyi anlıyor'' diye konuştu.

''10 GÜN YİYECEK BULAMADIK''

Yolculardan Hakkı Özdemir de yaklaşık 10 gün boyunca ülkeden kaçabilmek için çaba harcadıklarını belirterek, ''Arkadaşlarımızla birlikte şantiyemizde mağdur olduk. Yaklaşık 10 gün yiyecek bulamadık. Bir ekmeği 2-3 kişi paylaşarak idare ettik. Yağmacılar özellikle telefonlarımız başta olmak üzere elbiselerimize kadar el koydular. Silah, bıçak ve masatlar ile eşyalarımıza zorla el koydular. Ülkemize döndüğümüz için çok mutluyuz ve artık Libya'ya dönmeyi düşünmüyorum'' dedi.

Yolculuk boyunca, gemi personelinin kendilerine gösterdiği sıcak yaklaşım için de teşekkür eden Türk yolculardan Yaşar Akdenizli, şunları söyledi:

''Biz batı bölgesinde olduğumuz için olaylardan fazla etkilenmedik. Fakat tabii ki orada durmak insanı yeterince tedirgin ediyor. Birkaç tatsız olaya şahit olduk. Büyük olmasa da tatsızdı bizim için. Çünkü sonuçta orada korumasız bir şekilde bekliyoruz. Ülkemiz erken önlem alarak bizi daha kötü olaylardan kurtardı ve yine ülkemizin desteğiyle buralara kadar geldik. Olaylar 17 Şubatta patlak verdi. Öncelikle olaylar ülkenin doğu tarafında başladı. 17 Şubattan bugüne kadar şantiyemizde kapalı kapılar ardında bekledik. Yaklaşık 18 saat süren yolculuğun ardından ülkemize ulaştık.''

KIZILAY'IN ÇALIŞMALARI


Türk Kızılayı tarafından Osmangazi-1 gemisindeki yolculara 8 bin adet, Orhangazi-1'deki yolculara ise 7 bin 500 adet gıda paketi dağıtıldığı öğrenildi. Ayrıca, 2 gemideki yolculara 6 bin adet battaniye ve ayrıca tıbbi sarf malzemesi, hijyen seti dağıtıldığı ve 4 uzman personel ve 1 psikologdan oluşan 10 kişilik Kızılay ekibinin bu gemilerde yolculuklar esnasında görev yaptığı bildirildi.

Bu arada, Türk Kızılayı ekiplerinin deniz yoluyla gelenler için Marmaris Limanı'nda, hava yoluyla tahliye olan vatandaşlar için ise Dalaman Havalimanında gerekli bütün tedbirleri aldığı gözlendi.


02.25: OSMANGAZİ MARMARİSTE


Misurata Limanı'ndan yola çıkan ve Bingazi'ye uğrayan Osmangazi Feribotu Marmaris Limanı'na giriş yaptı. Libya'dan Türk vatandaşlarının tahliyesi faaliyetlerine katılan feribot, yaklaşık 19 saat süren yolculuğun ardından bin 326 yolcusuyla Marmaris Limanı'na ulaştı.

Osmangazi Feribotu'ndan inen yolcular Muğla Valisi Fatih Şahin, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Şafak Yürekli, Marmaris Kaymakamı Serdar Polat ve Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar tarafından karanfillerle karşılandı.

Yolcuların feribottan inişlerinde yaşlı, kadın ve çocuklara öncelik verilirken, feribottaki askerlerin eşyaları da Aksaz Deniz Üs Komutanlığında görevli askerler tarafından alınarak liman dışına çıkarıldı.

Bu arada feribottan inen yolculardan pasaport işlemleri tamamlananlar, otobüslerle memleketlerine gönderilmeye başlandı. Yabancı yolcular ise Marmaris'teki otellerde misafir edilecek. Bu gece Marmaris Limanı'na giriş yapması beklenen, Orhangazi Feribotu'nda ise toplam bin 209 yolcu bulunduğu kaydedildi.

AJANSLAR