"Laiklik yanlısı oldular da..."

"Laiklik yanlısı oldular da..."

Vatan yazarı Mutlu, Ak Parti'nin savunmasındaki laiklik anlayışını eleştirdi...

Mustafa Mutlu / Vatan

 

Laiklik yanlısı oldular da mevcudu beğenmiyorlar! 

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından “Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmak”la suçlanan AKP’liler, aksini ispat edemeyeceklerini anladılar...

 

Bunun için de önceki gün Anayasa Mahkemesi’ne verdikleri esas hakkındaki savunmalarında laikliğe yeni bir tanım getirmeye çalıştılar... Dediler ki:

“Laiklik yaşam biçimi olamaz!”

İçi boş bir lâf...

 

Yazanların bile neyi anlatmaya çalıştıklarından emin olduklarını sanmıyorum...

Sadece laiklik karşıtı olmadıklarını kanıtlayamadıkları için, laiklik tanımını tartışmaya açıyorlar; o kadar!

 

***

Hatırlayın; bu siyasi partinin başı 12 yıl önce, “Tutturmuşlar ‘Laiklik elden gidiyor’ diye! Yahu bu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek” diyordu!

 

“Nedir bu Allah aşkına? Bu ne menem şeydir” diye laiklikle dalgasını geçiyordu...

“Ben Müslümanım diyen biri, aynı zamanda laikim diyemez” diye efeleniyordu...

 

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyenlere, “Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır” diye kafa tutuyordu...

Şimdi ne diyor bu beyefendi?

“Laiklik yaşam biçim olamaz!”

Ne demesini bekliyordunuz ki?

 

***

Ananızdan beyaz doğduysanız, siyaha boyanarak zenci olamazsınız!

Gün gelir, en kaliteli boya bile silinir; gerçek teniniz ortaya çıkar...

 

Bu arkadaşların durumu da bu:

Boya tutmuyorlar!

Ne kadar aksini söyleseler de genetik kodları “laikliği” benimsemiyor!

“Laiklik neyse ne kardeşim; boş verelim bunları... Biz tüm enerjimizi yoksul halkı zengileştirmeye verelim” diyeceklerine; sadece kendilerinin değil, 85 yıllık koca bir devletin geleceğini de tehlikeye atıyorlar...

 

***

Eğer zamanında “Tutturmuşlar ‘Laiklik elden gidiyor’ diye” başlayan o cümleyi kurmamış olsalardı; kim bilir, belki inanabilirdik bugün “Laiklik yaşam biçimi olamaz” demelerine...

 

Oturur, onlarla felsefi bir tartışmaya girerdik!

“Laikliğin nasıl olması gerektiğine” kafa yorardık...

Ama şimdi bu çok zor... Çünkü gerçek niyetlerini biliyoruz; bu yüzden de güvenmiyoruz, inanmıyoruz, aldatılmaktan korkuyoruz...

Hırsızlığı hak sayan birine, dükkân emanet edilmez ki!

 

*****

 

GÜNÜN SORUSU

 

AKP’liler “Laiklik yaşam biçimi olamaz” diyor...

Peki; şeriat yaşam biçimi olabilir mi? Acaba bu konuda ne düşünüyorlar?

 

*****

Vakit’in cehaletinin belgesi: ‘Cabrio’yu marka yaptılar!

Birkaç gün önce bu sütunlarda “cabrio” tarzı bir arabaya binip, Bakırköy sahilinde tur atan sarıklı-cüppeli üç kişinin fotoğrafını yayınlamıştım... Sonra da “Dinimize göre savurganlık ve gösteriş haramdır. Bütün gerçek dindarlar bunu bilir ve ona göre yaşar... Peki, bunlar ne yapıyor?” demiştim...

Din tüccarların sesi olan Vakit Gazetesi, dün tam bir “sazan” gibi yazımın üstüne atlamış ve zırcahilliğini kanıtlamış...

Altı sütuna attıkları başlık aynen şöyle:

“VATAN Gazetesi her zamanki gibi yine yalana imza attı:

 

CABRIO, SUZUKI ÇIKTI!

 

Peki neymiş yalanımız? Bunu da spottan öğreniyoruz:

“Kartel medyasının Müslümanları karalama adına ‘lüks araba’ diye lanse ettiği otomobilin markasının ‘Cabrio’ değil Suzuki, fiyatının da 5-10 bin YTL olduğu ortaya çıktı!”

***

Ey din tüccarları, ey kör cahiller, ey “bilmiyorsan, öğren” kuralından nasibini almamış tetikçiler:

Gazetecilik okullarında “ders” olarak okutulacak türden bir cahillik destanı yazdınız...

“Cabrio” bir otomobil markası değil, “üstü açık tek kapılı araba”ları tanımlamak için kullanılan bir terimdir!

Cahil olduğunuzu biliyordum da... Bu kadarını ben bile tahmin edemezdim!

Size artık “Cabrio Vakit” diyeceğim...

Çünkü bir yerlerinizin “açıkta” kaldığı kesin!