Küresel finansal krizin etkileri
Vatandaşların uzun vadeli taksitli kampanyalara katılmak için iyi düşünmeleri, kredi kartı borçlarını kapatmaları gerektiği bildirildi.
Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Hüseyin Üzülmez, yaptığı açıklamada global hastalığın bütün organları etkisi altına almaya çalıştığını, dünya ekonomisinin milli gelir açısından yarısından fazlasına sahip bir bölümünde yaşanan ekonomik sorunların hiç kuşkusuz Türkiye'yi de etkileyeceğini bildirdi.
Türkiye'nin dış finansmana dayalı bir ekonomik büyüme yapısına sahip olduğunu ve bu durumun risk oranını artırdığını dile getiren Üzülmez, ''Güven bunalımı ile finansal krizin derinleşmesi kredi kanallarını daralttı. Kredi kanallarının daralması mali kaynak bulmayı zorlaştırabilir. Alacağımız önlemler bu zorlukları aşabilecek nitelikte olmalı'' dedi.
Üzülmez, KOBİ kenti olan Konya'da üyelerle birlikte toplantılar düzenlediklerini ve onlara krizi en az zararla atlatmaları konusunda tavsiyelerde bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:
''Kriz henüz reel sektöre yansımış değildir. Reel kesim kendini durgunluğa hazırlamalıdır. Küresel likidite artık bol değil. Bu bolluğa dayalı rahat borçlanma da yok artık. Böyle sıkıntılı günlerde bireysel anlamda yapılması gereken en doğru şey tasarruf yapmaktır. Fakat makro bazda düşündüğümüz zaman bu tasarruf olayı ekonomiyi yavaşlatacağı için krizi derinleştirebilir. Kur şimdilik kısa vadede yukarı gidebilir. Fakat önümüzdeki dönemde durgunluk olacağı için ithalat talebi düşebilir. Petrol fiyatları da küresel durgunlukla beraber düşeceği için kur uzun vadede eksi eğilim gösterebilir. Döviz bazında alacağı olmayan firmalar döviz cinsinden borçlanmamalıdır. Bu dönemde hiç şüphesiz işsizlik artacaktır.''
RİSK AZALTAN FAKTÖRLER
Bu krizde TÜrkiye'nin riskini azaltan faktörler bulunduğunu vurgulayan Üzülmez, ''2001'den farklı olarak kamu maliyesi iyi durumda. Bankacılık sistemi çok daha sağlam ve çürükler ayıklandı. Mali sistemde denetim ve gözetim güçlendirilmiş durumda. Reel sektörün yurt dışı borçlanması yüksektir ve hala artmaya devam ediyor fakat uzun vadeli borçlanma sayesinde risk azalıyor'' dedi.
Her krizin, sistemdeki bir bozukluğun işareti olduğunu ve düzeltme fırsatı verdiğini ifade eden Üzülmez, şöyle devam etti:
'Ama her düzeltmenin bir yan etkisi olacaktır. Kriz yönetimi, bu etkiyi en azda tutmalı. Kişilerin servetlerindeki artış ile gelirlerindeki artış paralel değilse, servetler gelirden fazla artıyorsa, bu sistemde bir bozulma olduğuna işarettir. Krizin faturası herkese çıkar.''
Krizin etkisinin azaltılması için ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Üzülmez, Ortadoğu ve Afrika pazarları daha fazla girilmesi gerektiğini, ihracatta yüzde 50 payı alan AB ülkelerindeki pazarın şimdiden olumsuz etkilendiğini söyledi.
KAPANAN VE AÇILAN ŞİRKETLER
Ticari faaliyeti bırakanların sayısının 2008 yılı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,5 artarak 2898'den 3899'a çıktığını belirten Üzülmez, eylülde kurulan şirket sayısının geçen yıla göre yüzde 16,8 azalarak 4268'den 3548'e gerilediğini bildirdi. Üzülmez, eylülde, geçen yılın aynı dönemine göre tasfiye edilen şirket sayısının da yüzde 23,6 artarak 695'ten 859'a yükseldiğini söyledi.
Özellikle piyasadaki oynaklıklar sona ermeden kısa vadeli ve acele alınmış kararlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden KTO Başkanı Üzülmez, reel sektöre ve firmalara şu önerilerde bulundu:
''Yasal ortam ve değişen mevzuat sıkıca takip edilmeli, satış ve büyüme stratejileri gözden geçirilmelidir. Nakit ihtiyacı azaltılıp likit kalınmalı, harcamalarda tasarruf yapılmalıdır. Mali varlıklardaki ve döviz kurlarındaki dalgalanmaya dikkat edilmeli, aynı para biriminde işlem yapılmalı, döviz alacağı olmayan döviz cinsinden borçlanmamalıdır. İş adamı kriz için tedbir alırken krizin sonucunu da kesinlikle düşünmelidir. Kriz korkusuyla üretimini gereğinden fazla kısar, reklamı durdurursa işler normale dönüp kriz ortamı sona erdiğinde çok gerilerde kaldığını görür.''
VATANDAŞLAR NE YAPMALI?
Üzülmez, vatandaşların miktarı ne kadar olursa olsun bankadaki nakit paralarının kısa vadeli mevduatta ve tek sepette değerlendirmesi gerektiğini bunun riski azaltacağını belirterek, ''Bankacılık işlemlerinde İnternet ve ATM'leri kullanın. Bu sayede havale ve EFT gibi işlemlerde daha az masraf ödeyebilirsiniz. Vatandaşlar, uzun vadeli taksitli kampanyalara katılmak için iyi düşünmeli. Kredi kartı borçlarını kapatmalı, kullanmadığı kredi kartlarını mutlaka iptal ettirmelidir. Kredi kartı sayısının minimuma indirilmesi gerekiyor'' şeklinde konuştu.
Küresel rekabette ayakta kalmak için, yatırım yapmanın ve büyümenin gerektiğini vurgulayan Üzülmez, şöyle devam etti:
''Yatırım yapmak için de finansman gerek. Türkiye, medeniyetleri birleştiren İpek Yolu'nun merkezinde. Avrupa'nın enerji güvenliğini sağlayacak bağlantıların kavşak noktasında ve en önemlisi Türkiye bu özellikleriyle Avrupa'yı 21. yüzyılda küresel güce dönüştürecek bir ülke. AB hedefi unutulmamalı, reformlara devam edilmelidir. Değişimden korkmadan, yarıştan kopmadan, hedeften sapmadan yolumuza devam etmeliyiz. Biz iş adamları da işimizi büyüterek, dünyayı bizim için küçük hale getirmeliyiz. Piyasalardaki dalgalanmalara karşı tedirgin olmak yerine bilinçli olmalıyız. Hammadde girdilerindeki artışlara karşı temkinli olarak tedbiri elden bırakmamalıyız.''
aa