“Kudüs davası Salih emelimizdir”

“Kudüs davası Salih emelimizdir”

İnanç Özgürlükleri Platformu 300. hafta basın açıklaması Kayalıpark Meydanı'nda gerçekleşti. Platform adına basın açıklamasını Bayram Vanlı yaptı

Kudüs’ün için hep yürüyeceklerini söyleyen İnanç Özgürlükleri Platformu basın sözcüsü Bayram Vanlı, “Haçlı savaşlarının onlarcasının sebebi Kudüs’ün Müslümanların elinden alınması isteği ileydi. Allanın resulü Hz. İsa’nın davetinin Kudüs’te yayılması onu Hıristiyanlar için bir kutsal mekan haline getirmişti. O yurdu elde edebilmek için nice savaşlar tertipleyip nice kanlar döktüler. Sonunda bu toprakları işgale muvafık oldular. Kudüs’ü kan ve zulüm kentine dönüştürdüler. Şerefli İslam komutanı Selahaddin Eyyubi bu toprakları yeniden İslam toprağı kılınca kin ve nefretleri artan Hıristiyan dünyası yüzyıllar süren haçlı savaşlarını değişik adlar altında sürekli tezgâhladılar, l dünya savaşında sonra İslam orduları yenilince Kudüs’ü işgal eden İngiliz General Allenby Haçlı savaşları bugün sona erdi diyerek içlerindeki gizledikleri kini dökerek söze dökmüş oldu. Muharref Yahudiliğin en sapkın anlayışlarından olan Siyonizm dünya emperyalizminin bir ön maşası olarak iş görünce emperyalist dünya Siyonist rüyayı kendi kontrollerinde gerçek kılmak istedi. İki nehrin arasını Yahudiler için vaat edilmiş topraklar olarak algılayan Siyonist sapkınlık bunu gerçekleştirmek için her yola başvurmayı kendine bir itikat haline getirdi. İngilizlerin şark politikası olarak adlandırdıkları büyük projede böylelikle Siyonist Yahudilerde yer bulmuş oldu. İngilizlerin kutsal topraklardan çekilmeleri ile birlikte yerlerine Yahudileri yerleştirdiler. Onları terör çetelerini örgütleyip bu terör çetelerinden bir terör devleti oluşturdular. O felaket gününden bu yana Kudüs ve çevresi bir işgal ve zulüm altındadır” dedi.

“MÜSLÜMANLARIN YENİLMESİNİN NEDENİN HAZIRLIKSIZ OLMALARI”

Müslümanların Haçlı Seferleri’nde yenilmesinin nedenini hazırlıksız olduğunu vurgulayan Vanlı, “Müslümanların yenilmişliği yeni savaşlara hazır olamayışları cahiliyet belası siyasal ve kültürel geri kalmışlık akidevi ve ameli bozulmalar kutsal toprakların Siyonist ve haçlı işbirliği ile işgalinin önemli sebeplerinden oldu. Müslümanlar bu işgale karşı ciddi bir direniş gösteremediler. İzzettin el kassam ve benzeri mücahit ulemanın gayret ve çabaları da işgali engellemeye topraklarımızı kurtarmaya yeterli olmadı. Milliyetçi ve batıcı çözüm yolları üzerine oluşturulan hareketlerde Müslümanların dertlerine deva olacak başarılar elde edemedi. Çünkü Kudüs sıradan bir toprak parçası veya bir ulusal kimliğin üzerine inşa edileceği bir yurt değildir. Kudüs bir coğrafya ile bir kavimle bir siyasal algı ile ifade edilemez. Seksenli yıllarda yeniden boy göstermeye başlayan İslami direniş Kudüs ve Filistin'de Müslümanlara umut veren çalışmalar üretti. Başta İslami Cihad ve Hamas gibi direniş hareketleri Müslümanlar için bir umut oldu. Bu gün İslami direniş Kudüs’ün özgürlüğü için yola çıkmıştır ve Kudüs özgür oluncaya kadar bu yoldan dönmeyecektir. Bizler Kudüs’ün kurtuluşunu bir akide meselesi olarak gördüğümüz için Kudüs’ü namazımızdan orucumuzdan ayrı telakki etmiyoruz. Kudüs’ün kurtuluşu için çalışmayı en seçkin Salih amellerimizden sayıyoruz dedi. Ferit Hepokur-Memleket