KONYALI KAHRAMAN DARBEYE DUR DEDİ
İstanbul’da çalışan Konyalı gurbetçi Seval Taylan, İstanbul Büyükşehir Belediyesini ele geçirmek isteyen darbeci askerlerin önüne geçince bacağından yaralanarak gazi oldu
Seval Taylan, 15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükşehir Binası ve çevresinde yaşananları gazetemize anlattı.
15 Temmuz akşamı olayın nasıl cereyan ettiğini anlatırmısınız?
Ben İstanbul Merter’de bir ayakkabı fabrikasında çalışıyorum. Saat 19.00’da işten çıktıktan sonra 20.00 sıralarında evim Beyazıt Meydanı yakınında olduğu için meydana gittim. O gün meydan diğer günlerden farklıydı, her zaman kalabalık olan meydan o gün neredeyse bomboştu. Saat ilerlemeye devam ederken ben, Beyazıt Cami’sine namaz kılmak için girdim. Namazımı kıldıktan sonra, meydandan biraz daha aşağıda evime yakın olan bir lokantaya girdim. Burada televizyonda köprülerin kapatıldığını, Ankara’da hareketlilik olduğunu öğrendim. Telefonum sessizde olduğu için birçok arkadaşım beni aramış. Tekrar beni arayanları aradım ve durumun ne olduğunu İstanbul’un diğer yerlerinde neler yaşandığını öğrendim.
Siz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla mı çıktınız?
Hayır, bunun bir darbe girişimi olduğunu ilk zaman anladım. Lokantadan çıkarak Beyazıt Meydanı’na geri geldim. O esnada, 7-8 kişilik bir grup ellerinde Türk bayrağıyla slogan atıyorlardı. Ben hemen onlara katıldım ve dakikalar ilerledikçe grup kalabalıklaşmaya başladı. Sayımız 10 dakikanın içinde 100 kişiye kadar çıktı. Saat bu arada ilerledi ve cumhurbaşkanımızın ‘Sokağa Çıkın!’ çağrısını meydanda öğrendik.
Kalabalıkla birlikte ilk nereye gittiniz?
Hemen meydandaki kalabalıkla birlikte ne yapacağımızı kararlaştırmaya başladık. Bu esnada vatandaşlar çevreden katılarak, kalabalık daha da büyümeye başladı. Kalabalıktan bazıları köprülere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saat 00.30 saatlerinde Vatan Caddesinde çatışmanın olduğu haberi geldi. Kalabalık olarak Vatan Caddesine doğru hızlı bir şekilde gitmeye başladık. Bu esnada askeri araçlar İstanbul Büyükşehir Binasına ve Saraçhane parkına giden yolu kapatmışlar. Vatan Caddesine giderken Belediye binası tarafından silah sesleri duyduk ve yönümüzü o tarafa doğru çevirdik. İlk olarak da Şehzadebaşı Caddesini kapatan askerlerle karşılaştık.
Askerlere nasıl müdahale ettiniz?
Biz askeri araçların yanına yaklaştığımızda rütbesini tam olarak görmediğim bir komutan bize ilerlememiz konusunda uyarılarda bulundu. Biz kararlılıkla üzerlerine doğru yürümeye başlayınca rütbeli asker, durmazsak bize ateş edeceğini söyledi. Kalabalıktan pek çok kişi, “Bu milletin, sana emanet verilen silahla bizi mi vuracaksın?” diyerek çıkışlar yaptı. Daha sonra askerlere, yanlış yaptıklarını hatalarından geri dönmeleri gerektiğini söyledik. Askerlerin başındaki rütbelinin kalabalığı dinlemeyeceğini ve geri çekilmeleri gerektiğini söyledi. Bizler ilerlemeye başlayınca çömelerek kalabalığın üzerine ateş etmeye başladı. Yaklaşık bir şarjörü hızlıca kalabalığın üzerine boşalttı. Daha sonra kalabalık dağıldı. Geriye kalanlarımız ise, yaralıları yoldan çevirdiğimiz veya oradaki araçlarla en yakın Samatya Hastanesine götürmelerini tembih ettik. Kalabalıktan ayakta kalanlar ise çöp konteynırlarının ve duvarların arkasına saklandılar
O anda Şehit olan var mıydı?
Daha sonra kalabalık yeniden toparlanarak tekrar askerlere durmalara gerektiğini söyledik. Onlar yine durmayacaklarını ve gelirlerse yeniden ateş edeceklerini söylediler. Biz tekrar üstelerine doğru tekbir getirerek yürümeye başladık. Bu esnada başka iki asker çökerek insanların ayaklarına doğru ateş etmeye başladı. Ateş sırasında çoğu insan mermilerden kaçmayı başarsa da yinede yaralananlar oldu. Bu esnada birkaç kişinin de vücudundan vurulduğunu gördüm. O esnada vurulanların otomobillere taşındığını gördüm. Aralarından birkaç kişi vücudundan ağır yarılıydı. Kalabalık o anda dağılmış ve yine çöp konteynırları ve duvarların arkasına saklanmaya başlamıştı.
Siz o anda ne yaptınız?
Ben aynı anda bir askere doğru yaklaştım. Bu yaptıklarının yanlış olduğunu ve vatandaşa ateş etmemeleri gerektiğinin bağırarak söyledim. Asker bana; Emir kulu olduğunu ve sadece emirleri yerine getirdiğini söyledi. Ben ona yanlış emir olduğunu ve halka ateş etmemesini tekrar söyleyince silahı bana doğrultarak gitmezsem ateş edeceğini söyledi. Ben o anda yeniden toplanan kalabalığa katıldım.
Kalabalık çoğaldı mı?
Dağılan kalabalık yeniden toplanmaya başladı ama bu esnada insanlara ara ara ateş ediliyordu. Aynı anda, bir başka grubun elinde büyük bir Türk Bayrağıyla geldi. İlk kalabalıktan kalan 5 – 10 kişi bu kalabalığa katılarak elimizde Türk Bayrağı olduğu için ateş etmeyeceklerini söyledim ve bayrağın bir ucundan tutarak askerlere doğru, Tekbirler ve vatan sloganlarıyla yürümeye başladık. Aynı anda askerler, elimizde bayrak olmasına rağmen tekrar ateş etmeye başladı. Yanımdaki bir arkadaş bacağından vuruldu. Çevreme baktığımda birçok kişi bacağından vurulduğunu gördüm.
Bayrağı tutmaya devam ettiniz mi?
Biz elimizdeki bayrakla birlikte yaralılara yardım etmeye çalışırken yeniden ateş edilmeye başlandı. Bu esnada tuttuğumuz yaralıları kenara götürmeye başladık. Yeniden caddeye çıktığımda bacağımdan vuruldum. Yere düştüm ve yardım istemek için bağırdım.
Vurulunca neler hissetiniz?
Herkese ateş edilgini görünce, bacağımın açısını unutarak Darbecilerin başarılı olursa bu ülkeye neler olacağını düşünmeye başladım ve yeniden ayağa kalkmaya çalıştım. Ayağa kalkamadım ve oradaki arkadaşlar beni bir ağacın altına bırakarak tekrar askerlerin üzerilerine gitmeye devam ettiler. Hemen ardından hiç tanımadığım bir beyaz renkli Şahin marka bir otomobil beni Samatya Hastanesine götürdü.
Kalabalık tamamen dağıldı mı?
Hayır, aksine giderek artıyordu. Ben son olarak arabaya bindirilirken, Özel Harekat Polislerinin geldiğini gördüm. Askerlerle çatışmaya girdiler ve askerlerin korktuğunu ve çatışmaya girmekte tedirgin olduğunu gördüm. o esnada polislerin geldiğini ve askerlerin korktuğunu görünce çok rahatladım. Hastaneye giderken bu işin bittiğini ve milletin kazandığını sanki önceden biliyor gibi rahat gittim.
Hastanede neler yaşandı?
Hastaneye geldiğimde birçok yaralının olduğunu ve doktor, hemşirelerin dört bir tarafa koşuşturduklarını gördüm. Beni hemen tedaviye aldılar ve bacağıma bir şarapnel parçası isabet ettiğini söylediler. O anda bacağıma 5 tane şarapnel parçası olduğunu söylediler. hemen ardından şarapnel parçalarından 3 tanesin çıkardılar. Daha sonra sabah olduğunda televizyondan Darbecilerin başarısız olduğunun haberini aldım. Hayatımın en mutlu olduğu anları yaşadım. Daha sonra ilk zaman düşündüğüm gibi bu Darbe Girişiminin FETÖ tarafından olduğunu da öğrendiğimde şaşkınlık yaşamadım.
Tedaviniz nasıl ilerliyor?
Samatya Hastanesinde bir süre yattıktan sonra Sarayönü’ndeki annemin evine taburcu edildim. Annemin evinde 3 gün yattıktan sonra bacağımın tekrar enfeksiyon kaptığını öğrendik. Pansumana gelen doktorlar bizim hastaneye yatmamız gerektiğini söylediler. biz hemen Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine geldik. Beni hemen tedaviye aldılar ve bacağımın iyileşmesi için hastanede kontrol altında tutuyorlar. Şu an bacağıma krem tedavisi uygulayarak iyileştirmeye çalışıyorlar. Ayağım yüzde 80’e kadar iyileştikten sonra kalan iki şarapnel parçasını da çıkartacaklarını söylediler. şu an iyi durumdayım bacağımın tamamen iyileşmesini bekliyorum.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Türk milleti olarak bu darbeyi hep beraber püskürtüp, vatanımıza sahip çıktığımız için milletimizden gurur duyuyorum. Şehitlere Allah’tan rahmet ve yaralılara açıl şifalar diliyorum. Ben 15 Temmuz’da tüm millet bu darbeye dur dediği için kendi fotoğrafımın çekilmesini istemiyorum.
Servet R. Çolak – Memleket