Konyalı işadamlarına Haşhaşi usulü umre turu
Örgüte maddi gelir sağlamak için dini değerleri istismar eden FETÖ, ucuz fiyatlarla lüks umre organizasyonuna götürdüğü Konyalı işadamlarından bunun bedelini daha sonra himmetle çıkarmış!
Konya'da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan işadamı M.C. örgütün para toplamak için dini değerleri nasıl suistimal ettiğini anlattı. M.C., 2013 yılına kadar FETÖ yapılanması çerisinde çevresindeki işadamlarının ricasıyla bazı himmet toplantılara katıldığını ifade etti. 2013 yılında Konya’da 3. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir yapılanma içerisinde yer alan tanıdığı bir işadamının kendisine umreye gideceğinden bahsettiğini belirten M.C., “Organizasyonun detaylarından bahsettiğinde konaklanacak otellerin Mekke’nin en lüks oteli olan Zemzem Tower ve Medine’nin en lüks oteli olan Ramada Otel olduğunu ve fiyatlarının da umrenin genel fiyatlarına göre çok çok daha ucuz olduğunu görünce normal şartlarda böylesi otellerde konaklayarak iki kişinin 7000 dolar gibi bir rakama bu ziyareti gerçekleştirebilecekken iki kişi 2 bin 500 dolar gibi çok uygun bir fiyata nasıl mümkün olabileceğini sorduğumda işadamı bana bu organizasyonun bazı büyük firmaların yüksek cirosu olan iş adamlarına bedelsiz olarak hediye ettiği promosyonlar olduğunu bu promosyonları alan bazı firmaların yine karşılıksız olarak cemaate hibe ettiğini cemaatin de bunu paraya çevirmek için para karşılığında kullandırdığını söyledi. Ben de fiyatı uygun olduğu için bu umre organizasyonuna eşimle birlikte katıldım. Bu şekilde birlikte Umre ziyaretine katıldık. Umre ziyaretimiz bitip Konya iline döndükten sonra bize tanıdığım iki işadamı, yanında tanımadığım iki kişiyle birlikte evime geldi. Abdulkadir isimli şahıs bana “200 tane bursa ihtiyacımız var bizde sana 50 tane burs düşündük ancak sen 15 tane bursu bize ver” dedi. Bu beyanı duyunca ben ziyaretin normal bir umre ziyareti olmadığını tamamen cemaate menfaat sağlamak olduğunu anladım” dedi.
ERDOĞAN YA KAÇACAK YA ASILACAK!
2013 yılında sohbet ve cemaat bağlantısını kestiğini ifade eden M.C. daha sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ancak bu şahıslar da benim gibi sanayi esnafı oldukları için 17/25 Aralık olaylarından sonra zaman zaman sanayide ve denk geldiğimiz yerlerde görüşüyorduk bu görüşmelerde beni kendilerine samimi olarak gören iki işadamı bana AK Parti Genel Başkanı ve Başbakanımız R. Tayyip Erdoğan’dan için, “Ya kaçacak yada asılacak” şeklinde söylemlerde bulunuyorlardı. Bu tür söylemler cemaatin mütevelli heyetinde bulunan üst kademede ki kişiler 2014 yerel seçimlerden önce dile getiriyorlardı. Aynı cemaati üye kişilerden de farklı farklı şahısların aynı konuları değişik yerlerde dile getirmelerinden bunların bir planlarının olduğunu gösteriyordu. Bunun yanında sanayicilerin yurt dışına yapacakları gezilerde AKTİSAD’a üye olmaları halinde tercüman sağlayabileceklerini söylemeleri, cemaate burs ve kurban yardımlarını kesince ticari faaliyet kapsamında satmış olduğumuz malların bize iade edilmesi gibi hususları göz önüne aldığımda şu anki hükümetimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet kurumları içerisinde ki paralel yapılanmaya karşı başlatmış olduğu mücadelesinde nedenli haklı olduğunu göstermektedir.
Bizim gibi sanayici esnafın yurt dışı gezilerinde ve ülke içinde iş anlamında ki bağlantılarımız bu cemaat içerisinde etkin olan şahıslar tarafından sağlanıyordu.
BU YAPIYLA ETKİN ŞEKİLDE MÜCADELE EDİLMELİ
Bir vatandaş olarak bu yapılanmanın amacının hükümetimize karşı bir komplo düzenledikleri bu komploları düzenlerken de vatandaşı kendi saflarına çekmek amacıyla başbakanın kaçacağı yada asılacağı şeklindeki konuları dillendirmeleri, bu söylemleri yaparken kendilerinin ülkenin başına geçecekleri, sanayici esnafın kendi taraflarında olmaları, olmamaları halinde kendilerini zor günlerin bekledikleri imajının oluşturulmaya çalışıldığını anlıyorum. Mütevelli toplantılarında yukarda ki hususların konuşulması tamamen bir vatan hainliğidir. Bu yapılanmanın amacı vatandaşın milli ve dini duygularını kullanarak din kisvesi adı altında topladıkları paralar ile kendilerine maddi menfaat sağlayarak bir güç elde etmeleri ve bu gücü hükümet aleyhine kullanarak ülkemizde kaos çıkartmayı planladıkları geçte olsa anlaşılmıştır. Bundan dolayı şu anki hükümetin paralel yapıya karşı yapmış olduğu çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Hatta bu paralel yapılanmaya karşı daha da etkin bir mücadele gösterilmesini bir vatandaş olarak bekliyorum.” M. Mustafa Özdemir-Memleket