Konya Lonca Teşkilatı Toplantısında Serbest Bölge Ve Ekonomi Masaya Yatırıldı
Konya Lonca Teşkilatı toplantısında sanayi, tarım ve ekonomiye dair kritik kararlar alındı. Serbest Bölge çalışmalarından milli sanayi hamlesine kadar öne çıkan başlıklar ve Türkiye ekonomisine dair tüm detaylar haberimizde.
Konya Ticaret Odası’nın (KTO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen Konya Lonca Teşkilatı toplantısı, kent iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Toplantıya TÜGİK Konya Girişimci İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Çoktosun, TÜGİK Konya Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Ceran, KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Sanayi Odası (KSO) Başkan Yardımcısı Mehmet Zahid Çatlı, Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Hüseyin Çevik, Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) Konya Şube Başkanı Fatih Ceylan ve çok sayıda STK temsilcisi katılım sağladı.

Konya Serbest Bölgesi Çalışmaları Ve Tarımda Rekolte Artışı
Toplantının ana gündem maddelerinden biri olan Konya Serbest Bölgesi projesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı nezdindeki izin süreçlerinin aşamalı olarak ilerlediği ve mera arazileriyle ilgili Konya–Ankara hattında olumlu bir havanın hâkim olduğu belirtildi. Kentteki ortak iradenin resmi şirket kurulum süreçlerini hızlandırdığı vurgulandı.
Tarımsal üretim tarafında ise yağışların %96 oranında artmasıyla özellikle buğday ve arpa verimliliğinde ciddi bir artış yaşandığı kaydedildi. Ekimlerde Anadolu kırmızı buğdayı oranının %22,4 seviyesinde gerçekleştiği, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından üreticilere yaklaşık 157 milyon TL ödeme yapıldığı ve 2,6 milyon ton kapasiteli lisanslı depolarda 546 bin ton ürün alımı sağlandığı açıklandı. Ayrıca mazot ve gübre desteğinde %64 artış yapılmasının üreticiye güç kattığı, kent ekonomisine %45 katkı sağlayan küçükbaş hayvancılık sektöründe ise yem maliyetlerinin düşürülmesi ve desteklerin artırılması gerektiği ifade edildi.

Milli Sanayi Stratejisi, AR-GE Ve Nitelikli İş Gücü
Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı için mutlaka milli sanayi stratejisine ihtiyaç duyulduğunu belirten temsilciler; deprem (120 milyar dolar) ve EYT (40 milyar dolar) gibi devasa maliyetlerin yanında küresel dalgalanmaların da ekonomi üzerinde baskı oluşturduğunu aktardı. Çin ile aylık yaklaşık 4 milyar dolarlık dış ticaret açığına dikkat çekilerek, Türkiye’nin üretimde ikinci dönüşüm aşamasına geçmesi gerektiği savunuldu.
Bu dönüşümün temel ayağını verimlilik, AR-GE ve inovasyonun oluşturduğu; kişi başı 20 bin dolar gelir hedefine ancak yüksek katma değerli üretimle ulaşılabileceği kaydedildi. Son olarak mecburi eğitim sisteminin sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik personel, ara eleman ve mühendis yetiştirecek şekilde planlanması ve üretim-eğitim bağının kuvvetlendirilmesi çağrısı yapıldı.
