Konya hatalardan ders aldı mı?

6 Şubat 2023…
Bu tarihi Türkiye unutamaz. Unutmamalı da.

11 il yerle bir oldu. Yaklaşık 60 bin insanımızı kaybettik. Sadece binalar değil, hayatlar, hayaller, aileler enkaz altında kaldı. O gün bize acı bir gerçeği bir kez daha gösterdi:
Deprem öldürmüyor, ihmal öldürüyor.

Hatay’da yaşanan yıkımı düşündüğümde gözümün önüne hep aynı tablo geliyor. Kurutulan Amik Gölü’nün bulunduğu ovada yükselen binalar… Zemin dikkate alınmadan, mühendislik hizmeti almadan, “bir şey olmaz” anlayışıyla yapılan yapılar… İki büyük depremde un ufak oldular.

Aslında sorunun cevabı çok netti:
Zemin yanlışsa, yapı da yanlış olur. Sonuç ise kaçınılmazdır.

Bugün Konya’yı konuşurken de aynı noktaya geliyoruz. Son dönemde yaşanan depremlerin ardından uzmanların “zemin sıvılaşması” uyarıları boşuna değil. Hatay’da yıkımı büyüten nedenlerden biri buydu. Aynı hataları görmezden gelme lüksümüz yok.

Konya doğrudan aktif bir fay hattı üzerinde yer almıyor olabilir. Ama bu, “bize bir şey olmaz” demek değildir. Çevresindeki fay hatlarından etkilenebilen bir şehirde yaşıyoruz. Bu nedenle sağlam zemin etüdü, doğru mühendislik ve yönetmeliklere uygun yapılaşma hayati önemdedir.

Deprem sonrası devletin ortaya koyduğu iradeyi de görmezden gelmek haksızlık olur. TOKİ aracılığıyla bölgede yaklaşık 450 bin konutun kısa sürede teslim edilmesi, gerçekten olağanüstü bir organizasyondur. Açık söylemek gerekirse, birçok ülkenin cesaret edemeyeceği bir süreç başarıyla yönetilmiştir.

Bir parantez de Konya’ya açmak istiyorum.

Depremin hemen ardından Konya’nın gösterdiği refleks, şehir adına gurur vericiydi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’ın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sahadaki organizasyon ve yardımlar asla unutulmayacaktır. O gün bir kez daha gördük ki Konya sahipsiz değildir.

Ve belki daha da önemlisi; Konyalılar zor zamanlarda nasıl kenetlendiğini bir kez daha göstermiştir.

Kentsel dönüşüm konusunda Konya’nın bugüne kadar attığı adımlar da son derece kıymetlidir. Özellikle Meram ve Karatay ilçelerinde yenilenen mahalleler, değişen şehir silüeti bunun en somut göstergesidir. Yüz binlerce insan artık daha yeni, daha sağlam ve daha güvenli konutlarda yaşamaktadır.

Şunu artık açıkça söylememiz gerekiyor:
Güvenli yapı lüks değildir.
Ekstra bir maliyet hiç değildir.
Bu, vicdani bir sorumluluktur.

Bugün “bir şey olmaz” diyerek ertelenen her hata, yarın bir cana mal olabilir. Hatay bize bunu çok ağır bir bedelle öğretti. Aynı acıyı Konya’da yaşamak istemiyorsak, dersimizi şimdi almalıyız.

Çünkü bir deprem daha olursa,
“Keşke” demek kimseyi hayata döndürmüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum