“Konya Basını” 27 Mayıs’a destek verdi mi?
Menderes ve 27 Mayıs darbesiyle ilgili ilginç açıklamalar yapan tarihçi Doç. Dr. Caner Arabacı, “Konya’da DP aleyhine darbe döneminde propagandalar yapıldı. Cumhuriyet tarihinde basına ilk defa Konya’da ayar çekildi” dedi.
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, 17 Eylül 1961’de asılarak idam edilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes, ölümünün 51. yıldönümünde anıldı.
Konuşmacı Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Arabacı, “O dönemin darbeci zihniyeti Adnan Menderes’in şahsında Türk Milleti’nden intikam almışlardır” dedi.
MENDERES KONYALI MI?
Tarihçi-Yazar Doç. Dr. Caner Arabacı, 1899 Aydın Çakırbeyli doğumlu olan Aydın Menderes’in hayatını anlatırken Çakırbeyli çiftliğini kuran ve paşa olan dedesinin Kırım kökenli olduğunu ve Konya’dan giderek Aydın’a yerleştiğini kaydetti. Arabacı, 1931’de CHP’den milletvekili seçilmeden önce Adnan Menderes’in, Amerikan Koleji’nden mezun olduğunu, yüksek okul olarak hukuku bitirdiğini ve İstiklâl Madalyası sahibi olduğunu belirtti. 15 yıl CHP milletvekilliği yapan Menderes’in, düşünce dünyasının İttihat Terakki ve onun devamı olan CHP zihniyetinden farklı olmadığını ifade eden Arabacı, “Menderes’in en büyük özelliği halka yakın, sıcak davranması ve halkla çabuk ilişki kurubilen bir yapıya sahip olmasıdır” dedi.
SİLAHLI ÖRGÜTLERİN MAAŞI WASHINGTON’DAN
7 Aralık 1945’de Demokrat Parti’yi kuran Menderes ve DP’nin oluşumuyla ilgili olarak “DP’nin oluşumu, milletin bildiği gibi olmayıp muvâzaalıdır” ifadesine yer veren Arabacı, subay olan Ahmet Yıldız’ın kaleme aldığı “İhtilalin İçinden Anılar, Değerlendirmeler” başlıklı eserinden yola çıkarak Amerika’nın 1952’de, örtülü olarak ve NATO çerçevesinde Türkiye’de “Özel Harp Dairesi” adı altında silahlı bir örgüt oluşturduğunu ve Ecevit tarafından “Kontrgerilla” olarak kamuoyuna mal edilen bu silahlı örgüt mensuplarının maaşlarının da Washington tarafından ödendiği iddiasını öne sürdü. Ordunun içindeki darbeci zihniyete sahip askerleri “ordunun içine giren virüs”ler olarak nitelendiren Arabacı, ne Amerika’nın ne de Avrupa’nın Türkiye’nin sanayileşmesini ve teknik yönden gelişmesini hiçbir zaman istemediklerini kaydetti.
27 MAYIS DARBESİ VE MENDERES
Adnan Menderes ve ekibine yönelik olarak düzenlenen 27 Mayıs askeri darbesiyle ilgili ilginç açıklamalar da yapan Arabacı, DP Hükümeti’nin darbe işini incelettiğini ve tek ceza verdiği kişinin, darbeyi hükümete haber veren asker olduğunu, darbecilerin ise affedilerek mükafatlandırıldığını kaydetti. Arabacı, “Demokrat Parti açısından bu gaflet ve delaletin bir nişanesidir. Celal Bayar’ın da “Ordudan şüphelenilemezdi” türü bir toz kondurmama durumu var. Halbuki genelleme yapmadan ordunun içine virüs girmiştir. Yani dış eller girmiştir. Propaganda ekibiyle, silahlı ekibiyle, siyasetçisiyle, yazarı çizeriyle, üniversiteden cüppelileriyle her koldan Amerika darbe ekibini hazırlamıştır” şeklinde konuştu.
NECİP FAZIL KISAKÜREK MENDERES’İ UYARMIŞ
Necip Fazıl’ın “Benim Gözümde Menderes” adlı eserinde ve bazı makalelerinde; “Ya ol Menderes, ya öl Menderes” diye Adnan Menderes’i uyardığını, bütün bu uyarılara rağmen Menderes’in, gerekli ve darbecileri yıldırıcı tedbirleri almadığı ifade eden Arabacı, basın aracılığı ile DP iktidarına yönelik ve üniversite öğrencilerini ayaklandırmak adına “Yüzlerce üniversite öğrencileri öldürüldü ve kıyma makinelerinden geçirildi...” şeklinde yalan yanlış propagandalar yapıldığını ve bu tür haberlerin Konya gazetelerinde de yer aldığını dile getirdi.
YÜZLERCE GENÇ KIYMA MAKİNELERİNDE ÇEKİLDİ
Arabacı, soru-cevap şeklinde devam eden konuşmasının sonlarına doğru şunları söyledi: “Yani yüzlerce genç öldürüldü, kıyma makinelerinde çekildi ve bunlardan yem yapıldı! Peki nerede bunlar? Anası kim, babası nerede? Bütün bunlar açıklanmıyor/açıklanamıyor. Bu ve buna benzer haberler Konya basınında bile var. Üniversite rektörleri, cüppeli ve ünvanlı hocalar darbeci ekibin içinde hareket ettikleri için talebelere propoganda olarak böyle telkin ediyorlar. Siyasiler bunu telkin ediyor.
KONYA BASINI DARBEYE DESTEK VERDİ Mİ?
Gazete ve dergi yazılarında; Konya basını da dahil bütün örnekleri var. Konya’da DP ileri gelenleri aleyhine, bazıları siyasette ve bazıları da basında çok önemli yerlere gelmiş (bazıları ise hâlâ yaşıyor. İsim vermek istemiyorum, bilen biliyor) kişiler; DP aleyhine darbe öncesi ve darbeden hemen sonra propoganda da rol alıyorlar. Küçültme, gözden düşürme ve aşağılama sadece Yassıada’da yapılmıyor, bütün ülke çapında yapılıyor ve planlanıyor. Hatta Konya’dan şöyle bir örnek vereyim. Bir general başkanlığında, albayların gazetecileri topladığı ve hangi manşeti atacakları, neler yazacaklarına varıncaya kadar darbeden sonra ayar çektiğini görüyoruz. Cumhuriyet tarihinde bunun ilk örneği Konya’da görülüyor. Bütün bu propogandalara ve âdeta ‘darbe geliyorum’ dediği halde Menderes ve ekibi uyanmıyor! Menderes ve kabineden iki kişi idam ediliyor. Yüzlerce partili toplanıyor ve bir parti kökten bitiriliyor. Menderes ve hareketi ya da “çığırdan çıkmış olan bir yönetim” böylece hizaya çekilmiş oluyor.”