KOBİ’lerden, Teknokent’e

KOBİ’lerden, Teknokent’e

Teknokent’in kapasitesi, proje üretmek isteyen firmalardan gelen yoğun talep nedeniyle dolma noktasına geldi. Prof. Dr. Botsalı: “KOBİ’lerimiz, Ar-Ge yapmayan şirketin batacağı gerçeğini kavramaya başladı” dedi.

Konya’da KOBİ’lere Araştırma-Geliştirme (AR-GE) platformu oluşturan Konya Teknokent, proje üretmek isteyen firmalardan yoğun ilgi görüyor.


Konya Teknoket A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fatih Botsalı, yaptığı açıklamada, “Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak da adlandırılan Teknokent’in, Selçuk Üniversitesi Vakfı, KTO, KSO ve KTB ortaklığıyla kurulduğunu belirtti.


Konya Teknokent Teknoloji Geliştirme Hizmetleri A.Ş. adıyla 2004 yılında faaliyetlerine başlayan Konya Teknokent’in, kısa sürede büyük mesafe kat ettiğini anlatan Botsalı, “Teknoloji geliştirmek, yeni ve özgün ürün ortaya çıkarmak isteyen şirketler, hazırladıkları projeleri merkezimize getiriyor. Eğer proje yetkili kurulun onayından geçerse, firma, kendisine tahsis edilen büroda, çalışmalarına başlıyor” dedi.


Teknokent’ten yararlanan şirketlerin, projeleri için Gelir Vergisi ve KDV’den muaf tutulduklarını, ayrıca SÜ’nün yetişmiş insan ve bilgi birikimi gücünden sonuna kadar yararlandıklarını vurgulayan Botsalı, şunları kaydetti:


“Şirketler, Teknokent’te kendilerine tahsis edilen yerlerin metrekaresine ayda 10 YTL ödüyor. Yaklaşık 45 çalışma ofisimizden 32’si şu an dolmuş durumda. Bazı ofislerde firmalar, birden fazla AR-GE çalışması yapıyor. Fiziki açıdan, mevcut kapasitemizin yüzde 85’i doldu. Şirketimize tahsis edilen, Rixos Otel’in yakınında, 520 dönüm arazi var. Mevcut binamız artık yetersiz gelmeye başladığı için, buraya, ABD’deki Silikon Vadisi benzeri, bir teknoloji kenti kurmak istiyoruz. Bunun için de, söz konusu arazide bu yıl inşaatın temelini atıyoruz.”


 


AR-GE YAPMAYAN BATACAK


AR-GE faaliyetlerinin, büyümek isteyen KOBİ ya da pazar paylarını korumak isteyen firmalar açısından hayati önem taşıdığını anlatan Botsalı, “KOBİ’lerimiz, AR-GE yapmayan şirketin batacağı gerçeğini kavramaya başladı. AR-GE çalışması yapmak, ayakta kalmak isteyen tüm şirketler için kaçınılmaz. Sanayimizi korumak ve dünya pazarlarında rekabet gücünü artırmanın yolu Teknokentlere verilecek önemden geçiyor” dedi.


Teknokent’e, en fazla yazılım şirketlerinin ilgi gösterdiğini vurgulayan Botsalı, şöyle konuştu:


“Halen Konya Teknokent’te, makine parçaları, kimya ve biyoloji teknolojileri gibi alanlarda proje çalışmaları yapılıyor. Firmalar, burada sadece öğretim elemanlarından değil, genç beyinler olan üniversite öğrencilerinden de yararlanıyor. Halen devam eden çok ilginç projeler var. Bunların başında, hidrojenle çalışan motor üretim projesi yer alıyor. Sanayi üretimine itici güç oluşturacak bu çalışmalarımız gelecek vaat ediyor.”