Kimse yaptığı işi beğenmiyor!

Kiminle konuşsam, yeni bir iş fikrinden bahsediyor. Paraya para demeyecek iş hayalleri…

Halıcı, lokanta açmak istiyor, lokantacı toptan gıda işine girmek istiyor, eli boş öğretmen iç giyim üzerine bir dükkan açmaktan bahsediyor, bankacı cep telefonu kontörü satma peşinde, bizim mahallenin bakkalı da kasaplıktan köşe döneceğini sanıyor…

Halen iyi bir işi olduğu halde simit dükkanı açmak isteyen bir dostuma da sordum, ‘niye?’ diye, cevap dolambaçlı cümlelerle de olsa aynı kapıya çıkıyor; daha çok kazanma isteği…

İnsanlar niye ‘hep’ daha fazla kazanmak ister?

Az olsun, öz olsun, diyen atalar bizim atalarımız değil mi? Kanaat dediğimiz güzel bir hasletimiz vardı bizim…

Saad bin Ebi Vakkâs oğluna şöyle nasihat etmiştir: “Oğlum, zenginlik istediğin zaman, onunla beraber kanaat de iste. Çünkü kanaati olmayanı servet zengin etmez.”

Bir yabancı bilim insanı da belirtmiş Türk insanının bu özelliğini. Herkes başkasının işine bakıp eleştirmekte ve akıl vermekte, kendi işini ise ihmal etmekte…

‘İyi kötü bir işim var, ne diye bilmediğim yeni işlerin peşinde koşup da başımı ağrıtayım. Hem gelip geçici dünyada kaç günlük ömrüm kaldı bakalım. Ayrıca Rabbim bana zenginlik ihsan edecekse, vesilesini de halk eder’ dememiz gerekmez mi?

Bir de işsizlik türkü çağıranlar var, onca eleman ilanının arasında. Gazetenin 4-5 sayfası eleman arayan firma ilanlarıyla doluyken, iş arıyorum diye avarelik edenlere inanmıyorum artık. Aranan vasıflar yoksa kişide, gidip süre istenmeli ve öğrenilmeli…

Üç aydır sürekli ilan verip de aradığı elemanı bir türlü bulamayan işadamı şöyle diyordu: Benim teklif ettiğim maaşın yarısına belediye müteahhit işçisi alacakmış dense koşarak on binler sıraya girer. Bir gün kadro alırım, geleceğimi garantilerim düşüncesiyle…

Bu hususta bazı ayet ve hadisleri istifadenize sunmak isterim.

Bakara Suresi 172. Âyet: Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah’a şükredin, eğer yalnız O’na kulluk ediyorsanız.

Nahl Sûresi 71. Âyet: Allah, rızk yönünden bir kısmınızı diğerlerinden üstün kıldı. Kendilerine bol rızk verilenler, rızklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, onda eşit olsunlar. Durum böyle iken Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

Kanaat tükenmez bir hazinedir . (Hadisi Şerif)

Kanaat eden aziz olur, hırslı olan da zelil olur. (Hadisi Şerif)

“Ya rab verdiğin rızıkla beni kanaatkâr kıl ve rızkı benim için mübarek eyle” (Hadis-i Şerif) “Eğer Ademoğlunun iki vadi dolusu altını olsaydı, muhakkak üçüncü bir vadiyi daha talep edecekti. Ademoğlunun karnını ancak toprak doldurur.” (Hadis-i Şerif)

Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Sizden biri, mal ve yaratılışça kendisinden üstün olana bakınca, nazarını bir de kendisinden aşağıda olana çevirsin. Böyle yapmak, Allah’ın üzerinizdeki nimetini küçük görmemeniz için gereklidir.”

Avn İbnu Abdillah İbnu Utbe rahimehullah dedi ki: “Ben zenginlerle düşüp kalkıyordum. O zaman benden daha heveslisi yoktu. Bir binek görsem benimkinden daha iyi görürdüm; bir elbiseye baksam, benimkinden daha iyi olduğuna hükmederdim. Ne zaman ki bu hadisi işittim, fakirlerle düşüp kalktım ve rahata erdim.”

İster padişah, ister derviş, ister komutan olsun, elindekiyle yetindikten sonra hepsi birdir. N.Hüsrev

Kanaat etmekten hiç kimse ölmemiştir. Hırs besleyerek hiç kimse padişah olmamıştır. Mevlâna

Zenginlik istersen kanaat yeter. Mevlâna

Kanaatten nasibi olmayanı dünya malı nasıl zengin etsin? Feridüddin-i Attar

Kime yeteri kadarı az gelirse, ona hiçbir şey yetmez. Epikuros

Yeryüzünde bütün ızdıraplar, aza kanaat etmemekten doğar. Firdevsi 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum