Kime meydan okuyorsunuz?

 

 

 

             "Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı alenî işleyenler hariç."  buyuruyor Peygamberimiz (Buharî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52).

 

            Yani Ramazan’da herkesin ortasında sigara tüttürenler hariç,

            Yani, açık ve dar giyinip sokakağa çıkanlar hariç,

            Yani, işyerinin içine ve dışına çıplak kadın fotoğrafını büyütüp koyanlar hariç,

            Yani, sokak ortasında sarmaş dolaş olup koklaşan, öpüşen nikahsız gençler hariç,

            Yani, faiz ve faizli kredi işlemini hiç çekinmeden herkesin içinde söyleyenler hariç,

            Yani, işçisine 2 aydır maaş ödemediği halde hacca gidenler hariç,

            Yani, işçilerinin maaşını aylardır ödemediği halde sıfır BMW alanlar hariç…

 

            “Yani biz hariç” gibi bir şey oluyor bu durum.

 

            Kalabalık bir topluluğun içinden birisi çıkıyor ve “burada sigara içmeyin” diyor.

Sırf o kişiye muhalefetinizden dolayı orada sigara yakıp içmeniz, o kişiye meydan okumadır. O mekanda sigarayı gizli gizli içmeniz ise o kişiye olan korkunuz, sadakatiniz, saygınız,

söz dinlerliğiniz ve aynı zamanda acziyetinizdir.

            Allah bize emir ve yasaklar göndermiştir.

            Kuluz, beşeriz, aciziz. Acziyetlerimizden dolayı bazı emir ve yasaklara riayet edemememiz, insan oluşumuzdandır. Günah işleyebiliriz, bu yüzden tövbe kapısı var.

            Amma ve lakin, Allah’ın yasaklarını, meydan okurcasına, herkesin içerisinde, göstere göstere çiğnememiz; Allah’a meydan okumaktan başka nedir ki?

 

            Başlangıçta verdiğimiz hadiste Peygamberimiz çok büyük bir müjde verdi: Ümmetimin hepsi affedilecektir, hemen arkasından da Allah’a meydan okuyanlara bir tehdit: Günahı aleni işleyenler hariç.

            Zaten sağlıklı bir zihnin utanma, haya, edep, ahlak, vicdan gibi insani değerlere sahip olmasından dolayı, günahını aleni işlemesi veya gizli olan günahını açık edip duyurması pek mümkün değildir. Örneğin bir erkek ve bayanın sokak ortasında sarmaş dolaş olması, birbirini öpüp koklaması ancak edepsizlik, hayasızlık, arsızlık gibi perde yırtılmalarının yanısıra Allah’a meydan okuma ile yapılabilecek bir münkerdir.

 

            Kısa bir düşünmenin ardından günahı açıktan işlemenin toplumdaki çok kötü tesiri, hemen kendini belli ediyor: Günahı aleni işlemek, o günahı gören ve tepkisiz kalındığını bilen diğer insanların da aynı veya benzer günahları işlemesine örnek teşkil eder.

Bu suretle de günah yayılır, artar, böylece toplumdaki günahkarların sayısı artar, aleni işlenilen ve toplumdan tepki görmediği için yayılan her günah ta, o topluma gelecek umumi azabın davetçisi olur Allah korusun.

 

            Ramazan Ayı’nda herkesin ortasında sigarasını içenlere, adeta Ramazan Ayı hiç girmemiş gibi mekanları doldurarak yiyen içenlere gerçekten şaşıyorum: Bu ne cesarettir? Allah’ı bu kadar mı hafife alıyorsunuz? Allah sizin için bu kadar mı önemsiz? Siz hasta, oruca dayanıksız, oruç tutması mümkün olmayan biri olabilirsiniz. Bu gayet doğal. Gidin, kimsenin görmeyeceği yerlerde, dört duvarın arasında ne yiyecekseniz yiyin. Ama herkesin ortasında yer ve içerseniz, bu hem Allah’a hem de içerisinde yaşadığınız toplumdaki insanlara saygısızlığın daniskasıdır.

            Allah’tan korkulmadığının da en açık göstergesidir.

 

            Allah bizleri türlü türlü yollarla bağışlayacağını bildirirken, herkesin ortasında alenen Allah’ın haramlarını işlemek: “Ey Allah, beni bağışlama, bak günahımı açıkça ve senden korkmadan şahitlendiriyorum, sen de gönderdiğin din de benim umrumda değildir” demek değil midir sorarım sizlere.

            Bu şekilde düşünmeyen insan zaten öncelikle günah işlemekten çekinir, korkar, acziyetinden veya herhangi bir sebepten günah işlerse de bunu hem gizli saklı yapar, hem de arkasından tövbe eder, tekrar yapmamak ister ve asla bu günahını şahitlendirmez, kimseye anlatmaz. Allah ta bu dünyada günahını duyurmadığı, örttüğü kullarının günahını dilerse diğer dünyada da örter ve kimseye duyurmaz.

 

“Herkes mahşer yerinde toplanmıştır. Bütün insanlar hesaplarının görülmesi için sıranın kendilerine gelmesini beklemektedir. O sırada Allah Teâlâ sevdiği kulunu mahşerdekilerin görmeyeceği şekilde kendine şefkatle yaklaştıracak ve ikisinden başkasının duymayacağı biçimde onunla konuşmaya başlayacaktır:

 

“Söyle bakalım, şu günahını hatırlıyor musun?”

“Evet, yâ Rabbi, hatırlıyorum.”

“Şunu da hatırlıyor musun?”

“Evet, yâ Rabbi, onu da hatırlıyorum.”

O kul, yaptığı bütün günahları hatırlayacak ve hepsini Cenâb-ı Hakk’a bir bir itiraf edecek. Vaktiyle gözlerden uzak bir şekilde yaptığı bütün günahlarını Allah Teâlâ’nın bildiğini görünce büsbütün mahvolduğunu düşünmeye başlayacak.

İşte tam o sırada Yüce Mevlâ ona şu müjdeyi verecektir:

“Ey kulum! Günahlarını dünyada halktan gizlemiştim; şimdi de onları bağışlıyorum.” Günahlarından tamamen arınan o kulun eline, sadece yaptığı iyiliklerin yazılı olduğu bir defter verilecektir” (Buhârî, Mezâlim 2, Tevhîd 36; Müslim Tevbe 52)

 

İşte buyrun, ben demedim, Allah’ın Resulü dedi.

Allah’tan korkun ve günahtan kaçının. Aleni günah işlemekten daha da kaçının.

Başka bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

“Mümin, günahını başucunda dağ gibi görür, hemen üzerine yıkılacağından korkar. Münafık ise burnuna konmuş sinek gibi görür, hemen uçacağını zanneder.” (Buhari)

 

Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.

“Günahınız çok olup göklere ulaşsa, tevbe edince, Allah tevbenizi kabul eder.”

(İbn-i Mace) diyor Peygamberimiz. Alenen işlenilen yani şahitlendirilen günahların bağışlanmasının zor olduğunu/olacağını da başlangıçtaki hadisten anlıyoruz.

 

            Şimdi, dileyen Allah’tan korkar ve aleni günah işlemeye tövbe eder, dileyen de münafık gibi günahını burnuna konmuş bir sinek olarak görmeye devam eder.

            Kabre girinceye kadar özgürsünüz.

            Saçınızın traşı orada gözünüzün önüne inecek ama çok geç olacak.

            Oradaki eyvahın asla faydası olmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum