Kılıçdaroğlu'nun son parti grubu konuşması
İşte CHP liderinin açıklamalarının satır başları
Devlet adamlarının en temel özelliği sorunu görmek ve çözüm üretmenin yanında aynı zamanda bunu halkla paylaşmaktır. İmralı süreci günlük siyasetin malzemesi olmaktan çıkmıştır. 89'da raporu biz çıkarttık. Kurultay bildirilerimiz var. Hiç bir gizlimiz saklımız olmadı. Raporu kitap haline getirdik sonunda suçlu biz olduk. İktidar o raporun yapılması gerekenleri yapmadı sorunu kronikleştirdi.
Biz yine terörün en azdığı dönemlerde sorun nasıl çözülür diye kafa yorduk. MYK'da tartıştık ve bir yol haritası belirledik. Parlamentoda her siyasi partiden eşit sayıda vekilin olduğu bir uzlaşma komisyonu gibi. Her partiden milletvekilleri o masanın etrafında bir araya gelsin. Bu da yetmez parlamento dışında bir de gerçekleri araştırma komisyonu kuralım dedik. 1-Siyaset kurumu sorumluluk üstlenecekti. Bir araya gelmek istemeyen partiler terörün bitmesini istemeyen partiler. 2-Sorun sadece siyasi değil bir toplumsal uzlaşma sorunudur. 3- STK'lar ve kanaat önderleri de bu sorunun içinde olması lazım. İlk kez siyaset kurumu ile STK bir sorunu çözmek için bir araya gelmiş olacaktı. 4- Devlet hiç bir zaman meşru zeminin dışına çıkmayacaktı. Ana hedefimiz budur bu hedef hem sayın BAşbakan hem de diğer siyasi parti liderleri tarafından sabote edildi.
Tarih yine bizi haklı çıkartacak, biz ülkenin çıkarlarını her türlü çıkarın önünde tutan bir anlayıştan geliyoruz. Şimdi diyorlar ki sizin önerinizle Ak Parti'nin önerisi ayrı. 180 derece ayrı. GErçekleri araştırma komisyonu siyasi iktidara değil Meclis'e bağlı çalışacaktı. Bu arada yurttaşlarımın unutmaması gerekn bir konu var; 16 Şubat 1999 Abdullah Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirildiği dönem Bülent Ecevit iktidarı dönemi. PKK'nın bütün unsurları dışarı çıktı. 2002'ye kadar kimsenin burnu kanamadı. Peki bugüne kadar ne oldu? İktidarda kim vardı? O iktidarın başında kim var dı? Onun adı Recep Tayyip Erdoğan mıydı acaba?Barışın huzurun saç ayakları vardır. Bunlardan birisi hukuk devleti ve demokrasidir. Bunların olmadığı yerde barıştan söz edemezsiniz. İkinci ayak insan hakları ve özgürlüktür. Üçüncü ayak ise toplumsal uzlaşmadır. Bu demokrasi içinde hukukun üstünlüğü önemlidir. Devlet hukukun dışına çıkmaz çıkanları cezalandırır. Bugüne kadar hiç bir CHP'li hiç bir çocuğumuzun saçının kılına zarar gelmesini istememektedir. İfade özgürlüğünü ayaklar altına alacaksın, yargıyı susturacaksın sonra da bizi demokrasi düşmanlığıyla suçlayacaksın. Sana İsmet İnönü'nün sözüyle Hadi Canım Sen De demek benim görevim.
