Kılıçdaroğlu’nun hakiminden şok ifşaat

Kılıçdaroğlu’nun hakiminden şok ifşaat

Yargıya ağır ithamlarda bulunan Kılıçdaroğlu’nun, iddialarına dayanak yaptığı Çelik’in asıl istifa sebebinin 'Midesinin kaldırmaması' değil 'Makam hırsı' olduğu ortaya çıktı.

Savaş açtığı yargıya ağır ithamlarda bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, iddialarına dayanak yaptığı eski Yargıtay Tetkik Hakimi Celal Çelik’in asıl istifa sebebinin koltuk beklentisi olduğu ortaya çıktı.

Kendisini SSK’ya genel müdür yapan CHP’li eski Adalet Bakanı Mehmet Moğultay’ın kadrolaşma itiraflarını görmezden gelerek, yargıyı ‘AK Parti’nin arka bahçesi’ olmakla itham eden ve Yargıtay üyelerini “militan” olarak nitelendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, suçlamalarına dayanak yaptığı eski Yargıtay Tetkik Hakimi Celal Çelik’in asıl istifa sebebinin ‘koltuk beklentisi’ olduğu ortaya çıktı. Aynı zamanda Yalçın Küçük’ün “Dünyada örneği olmayan büyük bir proje” dediği YARSAV Yönetim Kurulu Üyesi olan Çelik, tetkik hakimlerinin tek amacının sırasıyla yüksek yargıç, daire başkanı, Yargıtay başkanı olmak olduğunu ifşa ederek, anayasa değişikliği referandumunda sandıktan yüzde 58 ‘evet’ çıkmasının ardından Yargıtay yapısının demokratik yönde değiştirilmesiyle bu hayallerinin suya düştüğünü söylüyor.

MİDESİ DEĞİL MAKAM HIRSI KALDIRMAMIŞ!

Yargıya savaş açan Kılıçdaroğlu, Yargıtay’da tetkik hakimi olan Celal Çelik’in görevinden ayrılma gerekçesine atıfta bulunarak, “Bir yargıç Yargıtay’dan
istifa ediyor, ‘Yargıtay’da olanları artık benim midem kaldırmıyor’ diyor. Acaba
bu söze kulak veriyor mu?” demişti. Ancak Kılıçdaroğlu’nun, yargı camiasına yönelik ağır ithamlarını haklı çıkarmak için ‘Midem kaldırmıyor’ sözünü referans yaptığı YARSAV’cı hakim Celal Çelik’in, çok farklı bir gerekçeyle istifa ettiği anlaşıldı. 28 Eylül’de Ergenekon sanığı Doğu Perinçek’in televizyonu Ulusal Kanal’da yayınlanan ‘Haber Artı’ adlı programa katılan Çelik, yüksek yargıdaki ideolojik kadrolaşma çarkının nasıl döndüğünü deşifre ederken, gözünün yüksek bir makamda olduğunu itiraf ediyor.

BAKLAYI AĞZINDAN ÇIKARDI: TETKİK HAKİMLERİNİN TEK BİR AMACI VARDI

Yargıtay’daki demokratik seçimi eleştiren ve adli yargı alanının en yüksek mahkemesinin çoğulcul bir yapıya kavuşmasına itiraz eden Çelik, şunları söylüyor: “Yargıtay özelinde söylemek isterim, normalde Yargıtay’da teamüllerimiz vardı bizim. O teamüller gereğinde her dairede en kıdemli arkadaşlarımız o bilgi birikimiyle, yaşı itibariyle, eğer hak etmişlerse onlar önerilirdi, daire tarafından önerilirdi ve onların HSYK tarafından Yargıtay’a üye seçilmesi sağlanırdı. Böyle bir geleneğimiz vardı bizim, ama öyle bir şeyle karşı karşıya kaldık ki önce, ki buna göre çalışan tetkik hakimlerini düşünün, yıllarca gece-gündüz demeden sabahlara kadar çalışan tetkik hakimlerinin tek bir amacı vardı; işte yüksek yargıç olmak, sonrasında daire başkanı olmak, Yargıtay başkanı olmak olabilir. Bu hedefle bu kadar emek veren insanları siz birden bir tarafa ittiniz. Neden, neden? Yani kıdem sırası anlamında birinci sıradaki insanın seçilmemesinin mantığı ne olabilir, ikinci sıradakinin seçilmemesinin mantığı ne olabilir, üçüncü sıradakinin seçilmemesinin mantığı ne olabilir? Bırakın dörde geldiler, 4’teki işte 40 yaşındaki insanları seçtiler.”

MAKAM HAYALİNİN SUYA DÜŞTÜĞÜNÜ BÖYLE İTİRAF ETTİ

Makam beklentisi içerisinde olduğunu, ancak anayasa değişikliğiyle yargıdaki hiyerarşik ve seçkinci anlayışın önüne geçilmesiyle bu beklentisinin suya düştüğünü resmen açık eden Celal Çelik, şöyle konuşuyor: “Ben defalarca saat 3’lerde, sabahın 3’lerinde Yargıtay’dan ayrıldığımı biliyorum. Bakın 3’te eve gidip, sabaha kadar dosya okumaya devam ettiğimi biliyorum. Ondan sonra müzakereye geldiğimi biliyorum. Şimdi bu çalışan insanlarda böyle bir emek var. Dolayısıyla bu insanların zaten mutlu olması söz konusu olamazken bu çalışma koşullarından kaynaklı, bir de siz geldiniz bütün dengeleri bozdunuz. Hangi gerekçelerle? Seçimi olasılıklı olan hiç kimseyi seçemediniz, farklı seçimler yaptınız. Şimdi bu insanlara diyorsunuz ki, yaşı gelmiş 45, 50, 55 yaşındaki bu tetkik hakimi arkadaşlara diyorsunuz ki ‘sen gel, aslında sen daha önce seçilmeyi hak ettin ama, önemli değil, işte 40 yaşında yeni seçilmiş üyeye bu dosyayı sun’ diyorsunuz. Şimdi bu o hakim için çok ağır bir durumdur.”

KADİR ÖZBEK’TEN DE AYNI TAKTİK!

12 Eylül referandumunda “hayır” çıkması için var gücüyle çalışan Kadir Özbek de, 11 bin hakim ve savcının söz sahibi haline gelmesi nedeniyle nüfuzunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında, HSYK Başkanvekili görevinden istifa etmişti. Özbek istifa gerekçesinde, “Kurul’un yüksek yargıdan gelen üyeleri yeni yapıda dışlanmakta, Anayasa ile verilen güvence, Yargıtay ve Danıştay kanunları ile elde ettikleri özlük hakları kasıtlı olarak yasalara aykırı olarak ellerinden alınarak yüksek yargı yıpratılmak isteniyor” demişti.

CÜBBESİNİ ÇIKARIP CHP’YE KOŞTU

Ergenekon’dan gözaltına alınan CHP’li eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’la yaptığı yargıyı dizayn etme görüşmeleri deşifre olan Kadir Özbek, daha sonra CHP’ye milletvekili aday adaylığı için başvurmuştu. Ancak gelen baskılar karşısında İlhan Cihaner’i apar topar Deniz’liden aday gösteren Kemal Kılıçdaroğlu, Özbek’in adaylığını kabul etmemişti.

Erol Metin/ Yeni Akit