Kekeç Cübbeli üzerinden Altaylı'ya çaktı!

Kekeç Cübbeli üzerinden Altaylı'ya çaktı!

Kendi oturduğunuz saray yavrusu villaya, kendi ilişkilerinize, kendi yatak odanıza, kendi ahlakınıza, kendi nezahetinize...

Star yazarı Ahmet Kekeç, bugün Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün tutuklanması sonrasında yazılan yazılardan yola çıkarak bir dönem Cübbeli'yi televizyon programlarında rating malzemesi olarak görenlere çaktı.

Cübbeli'yi en çok ekrana çıkartan isimlerden olan Fatih Altaylı da Kekeç ismini anmasa da bu eleştirlerden nasibini aldı.

SİZİN İÇİN RATİNG MALZEMESİYDİ

"
Sizin için "reyting malzemesi"ydi,
ekrana çıkarıp hoşça vakit geçiriyordunuz, gülüyordunuz, yaptığı benzetmelerde "espri" vehmedip bilmiş bilmiş kafa sallıyordunuz... Cübbesi üzerinde ilk tepinen siz oldunuz." diyen Kekeç şöyle devam etti eleştirilerine:

"Memnundunuz... Karalamadık cemaat, grup, oluşum, siyaset, dernek, ocak, parti, mezhep, meşrep, farklı din anlayışı bırakmıyordu...

Dudağınızı kemire kemire, göbeğinizi hoplata hoplata gülüyordunuz.

Hem para getiriyordu ve reytinglerinize tavan yaptırıyordu; hem de siyasi getirisi olan konularda “nokta atışlar” yapıyordu...

Dolayısıyla, biricik din bilirkişisi, biricik cemaat önderi, biricik İslam âlimiydi...

Ne oldu?

YAYINLAMADIĞINIZ KASETLER ORTALIĞA SAÇILINCA

Elinize gelen ama “yayınlamamakla” övündüğünüz kaset faş edildiği için mi “Uçkur düşkünü, ilkesiz, ahlaksız adam” oluverdi?

İşte efendim, oturduğu saray yavrusu villada her türlü konfor varmış ve her tarafta Osmanlı motifleri hâkimmiş... Yerden tavana kadar yaklaşan ahşap duvar saati, kristal avize, şamdan ve aynalar, porselen vazolar, duvarda büyük boy tablolar, kadife perdeler, vs... Çalışma odasında ise “ortopedik bir koltuk” tercih edilmiş...

Böyle de dünyevi zevklere düşkün bir adammış...

Ele verir talkını imiş...

NEDEN GECELERCE STÜDYODA AĞIRLADINIZ

Madem öyleydi, neden gecelerce stüdyoda ağırladınız?

Neden söylediği her sözde “keramet” ve “yüksek siyaset” vehmettiniz?

Başkalarının zaafları ve uçkur düşkünlüğü üzerinden kendinizi temize çekmeyi bırakın da, dönüp “kendi vaziyetinize” bakın...

Kendi oturduğunuz saray yavrusu villaya, kendi ilişkilerinize, kendi yatak odanıza, kendi ahlakınıza, kendi nezahetinize...

Hangi değeri, hangi ilkeyi temellük ettiğinize bakın...

Bakalım, kaç “cübbeli potansiyeli” taşıyorsunuz içinizde."

 Kekeç'in yazısının tamamını okuyabilirsiniz.