'Kaos'un sorumlularını tarih affetmeyecek
TÜMSİAD ve MÜSİAD Konya Şubesi yaptıkları açıklamalarla, kapatma iddianamesinin kabulünü değerlendirdi.
“TÜRKİYE'NİN HİÇ DE HAK ETMEDİĞİ, ZOR BİR SÜREÇ BAŞLAMIŞTIR”
MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak gündemdeki parti kapatma konusunu değerlendirdi. Ülkemizde belirsizliği kendi elimizle oluşturduğumuz ifade edilen MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu bildirisinde, şu andan itibaren hem siyasi alanda hem de ekonomik alanda ülkemizin uzun bir belirsizlik sürecine girdiğine işaret edildi.
Ülkemizde bu süreçle aylarca belirsizliğin yaşanacağı ve istikrarsızlık sürecinin olacağı kaydedilen açıklamada, partilerin kapatılmasını zorlaştıracak yasa çalışmalarının bir an önce yapılması gerektiği belirtildi.
Açıklamada şu satırlara yer verildi: Biz Türkiye'de demokrasinin, temel hak ve hürriyetlerin, hukuk devleti normlarının hâkim olmasını istiyoruz. Türkiye'nin bin bir güçlükle yakaladığı istikrar dönemlerinin uzun soluklu olmasını istiyoruz. Ekonomideki istikrar sürecinin halkın refah artışı ve Türkiye'de sanayinin ve işletmelerin rekabet gücünün artmasını sağlayacak, uzun soluklu bir dönem olmasını arzu ediyoruz. Ama görüyoruz ki Türkiye'de iktidar mücadelesi adına her türlü yanlışlıklar yapılabiliyor. Bugün artık gelişmiş ülkelerin gündeminden hemen hemen tamamen kalkan, ancak ülkemizin son 100 yıllık geçmişinde adeta sıradan bir uygulama haline gelen parti kapatma girişimleri demokrasinin tam anlamıyla tesisi için ülkemizin gündeminden de kalkmalıdır. Türkiye'nin gelişmesi açısından parlamentonun teröre ve şiddete bulaşmadığı takdirde, herhangi bir siyasi partinin düşünce özgürlüğü çerçevesindeki eylemlerden ötürü kapatılmasını engelleyecek yasal düzenlemeleri ivedilikle yapması uygun olacaktır. Yönetimin meşruiyeti TBMM’de aranmalıdır. TBMM gerekli düzenlemeleri ivedilikle yapmalıdır.
DEMOKRASİ ÜTOPYA MI KALACAK?
TÜMSİAD Konya Şube Başkanı Metin Nalvuran, AK Parti’nin kapatılmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı İddianamesinin Anayasa Mahkemesince kabulünün Türkiye’yi siyasi ve ekonomik belirsizlik süreciyle birlikte
bir kargaşa ortamına soktuğunu belirterek, “Bu süreç, küresel krizin ağırlığını hisseden Türkiye’de, ekonominin yükünü çeken KOBİ’lerin sonunu hazırlayan bir süreç olacaktır. Bu kargaşa ortamının sorumlularını tarih de, hukuk da, millet de affetmeyecektir. Bir zamanlar halk nezdinde prestij kaybeden siyaset ve siyasetçiler vardı. Şimdi ise siyasete müdahale etme görüntüsü çizen yargı ve yargıçlar dolayısıyla, hukuk ve adalet kavramları da itibar kaybetmektedir. Adalet terazisindeki dengeyi bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” ifadesini kullandı.
Türkiye’yi kaos ve belirsizlik ortamına düşüren, vicdanları yaralayan, adalet duygusunu zayıflatan bu kargaşa ortamının A’dan Z’ye tüm sorumlularını tarihin de, milletin de, hukukun da affetmeyeceğini belirten Nalvuran, “Biz, çok şey istemiyoruz. Türkiye’de demokrasinin, hak ve hürriyetlerin, hukuk ve adaletin, istikrarın, güvenin, huzurlu bir ortamın var olmasını istiyoruz. Türkiye, çok zor bir süreçten geçiyor. Ekonomimizin yükünü çeken KOBİ’ler, nakit akışındaki zayıflık, SSK ve vergi oranlarındaki katlanılamaz rakamlar, üretim-istihdam-pazarlama ve küresel rekabet alanlarındaki zorluklar dolayısıyla ayakta kalabilmenin mücadelesini veriyor. Hakkında kapatılma davası açılmış olan, Demokles’in kılıcı kafasında sallanan bir iktidar Türkiye’nin sorunlarıyla bundan böyle ne kadar ilgilenir? Bu kaos ortamına çanak tutan siyasetçiler, bürokratik oligarşi ve tüm sorumluların bu sorunun cevabını vermeye davet ediyoruz” açıklamasını yaptı.