İstifa Etmeden Önce Okuyun! Tazminatınızı Bu Hata Yüzünden Yakmayın
Kişisel sebeplerle istifa eden işçinin tazminat talebine Yargıtay’dan ret geldi. Mahkemenin "haklı fesih" kararı, Yargıtay tarafından bozuldu.
Üç yıldır bir inşaat firmasının yurtdışı şantiyesinde çalışan işçi, "kişisel sebepler" gerekçesiyle istifa etti. Ancak Türkiye’ye döndüğünde ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı için dava açtı. İlk derece mahkemesi tazminat talebini reddetse de, Bölge Adliye Mahkemesi işçiyi haklı bularak tazminat alması gerektiğine hükmetti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza atarak yerel mahkemenin kararını bozdu.
"Kişisel Sebep" Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırıyor
Yargıtay, işçinin istifa dilekçesindeki "kişisel sebepler" ifadesinin, işverenden kaynaklanan bir haklı fesih sebebi sayılamayacağına hükmetti. Kararda; işçinin ücretlerinin ödenmediği yönünde bir iddiayı dilekçesinde belirtmediği ve baskı altında imza attığına dair herhangi bir kanıt sunamadığı vurgulandı. Yüksek Mahkeme, dilekçedeki ifadenin işçinin özel durumunu yansıttığını belirterek, bu gerekçeyle ayrılan işçinin kıdem tazminatı alamayacağına karar verdi.
İşçiler İçin Kritik Uyarı: Dilekçe İçeriği Belirleyici
Bu karar, istifa sürecinde yazılı beyanların hukuki sonuçlarını bir kez daha ön plana çıkardı. İşçilerin işten ayrılma gerekçelerini dilekçede açık ve net bir şekilde belirtmeleri, olası bir hak arama sürecinde en önemli delil niteliği taşıyor. Yargıtay’ın bu hükmü, istifa dilekçesinin sadece bir formalite olmadığını, işçinin ileride talep edeceği hakların kaderini doğrudan etkilediğini bir kez daha kanıtlamış oldu.
Kaynak: