İşte kadına Tempo yaklaşımı

İşte kadına Tempo yaklaşımı

Tempo'nun kapak anlayışına göre, kadın bedeni güzeldir, estetiktir ve her daim haber değeri taşır. İster örtünsün, ister soyunsun, güzel kadın her zaman kapaklıktır.







Tempo'nun kapak anlayışına göre, kadın bedeni güzeldir, estetiktir ve her daim haber değeri taşır. İster örtünsün, ister soyunsun, güzel kadın her zaman kapaklıktır. Daha doğrusu kapak, her zaman kadınlıktır! Yeter ki bir "bağlam" bulsunlar. Tempo, örneğin 'aldatmak', 'seks', 'porno' 'türbanlı kadın' vs.gibi hangi bağlamda bilinçaltımıza yerleşmesi gerektiğini belirleme kaygısı güdüyor. 


 


Tempo'nun kapak anlayışına göre, kadın bedeni güzeldir, estetiktir ve her daim haber değeri taşır. İster örtünsün, ister soyunsun, güzel kadın her zaman kapaklıktır. Daha doğrusu kapak, her zaman kadınlıktır! Yeter ki bir "bağlam" bulsunlar.


"Kapak fotoğrafı" ve "kapak dosyası"


Tempo'nun 'kapak anlayışında' son derece enteresan başka bir derinlik var ki, bunu fark etmek için kapak fotoğrafıyla kapak dosyası arasında bağlantı kurma gafletine kapılmak yeterli.


"Welcome To Kurdistan" başlıklı kapağı çıplak bir kadın fotoğrafının 'süslemesinin' nedenini anlayabilmek için öncelikle kapak başlığıyla kapak fotoğrafının aynı 'dosyada' olmadığını öğrenmek gerekiyor.


Fakat Tempo'yu didik didik ettikten sonra, aslında çıplak kadın fotoğrafının 'aldatma geni bağlamında' kullanıldığı anlaşılıyor. Lakin bu esnada okur bağı kurmuş, dergiyi 1 YTL karşılığında satın almıştır bile.


Kapaklardaki bu 'enteresanlık' istisna değil elbette. Sözgelimi, "Derviş'in olay yaratacak anıları" ile manken Ebru Şallı, " Yeşil'den bomba açıklamalar" ile "Osmanlının iddialı hatunu Bizanslı Fettan Nilüfer" ve "İran'da İki İntihar Komandosu" ile "İsa'nın güzel torunu" oyuncu Aurdrey Tautou buluşuyorlar.


"Sevgililer Günü" sayısında ise "Adem ve Havva'dan günümüze aşk" ile Arzu Pavlova'nın canlandırdığı çıplak "Havva" buluşuyor. 'Adem'i ise derginin orta sayfalarında, 'Havva'nın arkasında görüyoruz ancak. Çünkü elbette Tempo yöneticileri de dergi alıcılarının ekonomik iktidarı ellerinde tutan 'Âdemler' olduğunun farkında.


 


AB ve İslamcılık


 


Türkiye medyasının zaman içinde tükettiği ve dolayısıyla pek haber değeri taşımayan Avrupa Birliği (AB) ve İslamcılığa dair konular da kadın bedeni kullanılarak 'güncelleştiriliyor'.


Mesela, "Yeşil Yılbaşı" başlığıyla, kapağa taşınan haberin spotu şöyleydi:


"Yeni yılı laik ve Müslüman kesim yine ayrı ayrı kutluyor. Laikler cephesindeki kutlamalar bildik. İslami kesimin kutlamaları ise bu yıl biraz daha renkli. Yılın son günü için 'Mekke'nin fethidir' diyorlar ve kendilerini ilahilerle kutlamaya veriyorlar".


Spottaki 'diyorlar, veriyorlar' yüklemli cümlelerin ötekileştirici ve bunun üzerinden 'gizemlileştirici' etki yaratma çabasına değinmeye gerek yok. Yani bu spot 'laiklerin bildik kutlamaları' kadar bildik bir Türkiye medyası alışkanlığı değil mi?


Bu haberin kapağa yansıyışı da dikkat çekici ve en başta dediğimiz gibi, 'konu bahane, kadın bedeni şahane' tespitini güçlendirici nitelikte: Yeşil çarşafa bürünmüş seksi bakışlı bir kadın fotoğrafı!


 


Devletin ve Tempo'nun namusu


 


Tempo aynı sayıda, ihbar niteliğinde bir habere de yer vermişti: "Telefonda seks yapan ev kadınları anlatıyor!"


Web sitesinde de haberin bir bölümüne yer veren Tempo'cular, spotun hemen altına elinde örgü, mini etekli bir 'ev kadını'nı telefonda konuşurken 'dikizlemiş'.


 


Tecavüz değil pornoymuş!


 


Kadın bedeni kullanılarak 'güncelleştirilen' daha pek çok 'kapak' var Tempo'da. "Türkiye türbana girer mi" sayısında Türkiye bayrağını türban, Avrupa Birliği bayrağını da gece kıyafeti olarak giyen, yine seksi bakışlı bir kadına yer verilmiş. Böylece bir taşla iki kuş vuruluyor.


Tempo, fazlasıyla erkek bir dergi olduğunu, cinselliğe dair hemen her 'haberde', kapakta, kadın bedenini kullanarak gösteriyor. Bize göre kadının aşağılandığı, kadına yönelik şiddetin estetize edildiği pornoya dair haberler medyanın turnusol kâğıdıdır.


Tempo, evlere girmeyi çok seviyor. "Telefonda seks yapan ev kadınları", "Ev pornosu", "Aldatma geni", "Türbanlı porno" başlıklı 'haberler' de bunu gösteriyor.


Bunu yaparken de kadınlarla alay etmeyi, kadınlık rolünü tekrar kurmaya çalışmayı ihmal etmiyor. En çarpıcı örneği ise, "Bu da RTÜK'e kapak olsun" kapaklı, 5 Ocak 2005 tarihli sayısında, 'kadın kılığına' giren oyuncu Cem Davran'ın görüntüleriyle, kadınları prototipleştiren haberdir ki, daha fazla söze gerek kalmadı; Tempo'nun cinsiyeti belli.


 


İrfan Aktan/bianet