İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları
TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Üstün:
TBMM (AA) - COŞKUN ERGÜL - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Güney Afrika'daki Apartheid (ırkçı ayrımcılık sistemi) yönetiminin, tüm dünyanın baskısı sonucu yıllar önce yıkıldığını ve tarihin çöplüğüne gittiğini belirterek, "Ancak 21. yüzyılda yeni bir Apartheid rejimi, ırkçı yönetim hortladı. Bu yönetim İsrail'in, siyonistlerin kurduğu rejimdir" dedi.
Üstün, "İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden saldırılarıyla" ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, Güney Afrika'daki Apartheid yönetiminin, tüm dünyanın baskısı sonucu yıllar önce yıkıldığını ve tarihin çöplüğüne gittiğini söyledi.
Ancak 21. yüzyılda yeni bir Apartheid rejiminin, ırkçı yönetimin hortladığını belirten Üstün, şöyle konuştu:
"Bu yönetim İsrail'in, siyonistlerin kurduğu rejimdir. Bütün politikaları siyonist ırkçılık üzerine gerçekleşmektedir. Bu ırkçı uygulamalarını o kadar abarttılar ki artık makul Yahudi toplumu dahi bunlara isyan eder hale gelmiştir. Çünkü sürekli nefret tohumları ekerek, Yahudiliğe karşı da nefret tohumları ektirmektedirler. Yönetimle Yahudilik farklıdır ama bunlar, bunu özdeşleştirmek istiyorlar. Irkçı ve siyonist bir yaklaşımla, Apartheid yönetimini hortlattılar adeta. Bu bakımdan tarihte kalan Apartheid yönetimi yeniden hortladı. İsrail bundan çok rahatsız oluyor özellikle uluslararası alanda. Ama bu bir gerçektir, bu artık bütün dünyanın mücadele etmesi gereken ırkçı yönetimdir.
Her türlü hareketi, eylemi kendi ırkçı saldırılarına dayanak yapmaktadır. Bu son olayda olduğu gibi, orada kimsenin tasvip etmediği 3 İsrailli gencin ölüm olayını, bir halkın toptan cezalandırılması için kullanmaktadır. Bu saldırılarını da ne hikmetse Müslümanların kutsal Ramazan ayına denk getirmektedir. Bir önceki saldırısı da yine bu şekildeydi, Ramazan ayında başlamıştı. Bunlar tesadüf olamaz. İsrail kendisini her türlü insani, dini ve uluslararası değerlerin üstünde tutmaktadır. Buna artık dur demenin zamanı gelmiştir ve geçmiştir. Bu cinayetleri ve katliamları şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Uluslararası topluma da sesleniyoruz: Bu eylemlerin durdurulması için her türlü girişimin bir an önce yapılması gerektiğini de ifade ediyoruz."
- "Kendisini evrensel hukuk normlarının dışında görmektedir"
Üstün, yaptığı yazılı açıklamada ise İsrail’in, kaybolan gençlerin öldürülmesi hususunun aydınlatılması ve faillerin bulunması konusunda, Filistin yetkilileriyle işbirliği yapmak yerine, 3 gencin kaçırılarak öldürülmesinden Filistin yönetimini suçlayarak, abluka altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan Filistinliler'i yok edecek bir saldırıya kalkıştığını, 3 İsrail'li gencin öldürülmesini katliamına gerekçe yaptığını kaydetti. Üstün, şunları kaydetti:
"Sabah namazı için evden çıktıktan sonra kaçırılarak vahşice öldürülen Filistin'li gencin ölümünden bütün İsrail halkının sorumlu tutulamayacağı gibi, henüz nasıl ve kimler tarafından yapıldığı belli olmayan 3 İsrail'li gencin ölümünden de tüm Filistin halkı sorumlu tutularak topluca bir cezalandırma yöntemine gidilemez. Uluslararası sularda gerçekleştirilen Mavi Marmara Gemisi saldırısı gibi Gazze saldırıları da İsrail’in insan haklarını çiğnemek için suni gerekçeler ürettiğini ve kendisini evrensel hukuk normlarının dışında gördüğünü ortaya koymaktadır.
İsrail'li bazı politikacıların, Filistin'li çocuklar ve anneleri öldürülmeden güvenliğin sağlanamayacağına yönelik açıklamaları, Gazze’ye yönelik saldırıların gerisinde Apartheid (ırk ayrımcılığı) yaklaşımının bulunduğu iddialarını güçlendirmektedir. İsrail’in uluslararası sözleşmelerle yasaklanmış silahları kullandığı iddiası ise yaşam hakkı ihlaline yönelik çok daha vahim bir durumu ortaya koymaktadır. Diyalog dışındaki yaklaşımların, bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sokacağı ve bunun yeni nefret tohumları ekeceği unutulmamalıdır."
Kaynak:
