Doç. Dr. Murat Kayacan

Doç. Dr. Murat Kayacan

İslam ne zaman...

İslam ne zaman dikkate alınacak?


Geçtiğimiz cuma günü 19’da (2/7/2010) Metro Turizm aracıyla Hatay’a oradan da başka bir araçla Şam’a gitmek üzere eşimle birlikte yola çıktık. Yolculuğun Türkiye’deki kısmında iki sorun ile karşılaştık.

Birincisi namaz ile ilgiliydi. Yedek şoför olduğunu sandğım kişiye sabah namazını kılabileceğimiz bir zaman aralığında mola verip veremeyeceğimizi sordum, verileceğini söyledi. Yine de bu cevapla yetinmeyip muavinden de teyit aldım. Muavinin söylediği vakitte varamayacağımızı anlayınca muavin otobüsü süren şoförün yanındayken aynı soruyu tekrar sordum. Şoför de namaz vakti çıkmadan oraya varacağımızı söyledi. Ne var ki mola tam vakit çıkarken verildi. Allah’tan kapalı bardaklarda ikram edilen sudan iki tane alıp otobüsün içinde oturduğumuz yerde suyu üstümüze döke döke abdestin farzlarını yerine getirip namazı kılmıştık. Mola verilince muavine üstümü başımı göstererek “Bak halimize!” dedim. Ardından da şoföre, “Namaz vakti çıkınca mola verdiniz.” dedim. Cevabı şöyle oldu: “Hocam zaten İstanbul’dan geç çıkabildik biliyorsunuz. Yolculukta genişlik var, namazı daha sonra da kılabilirsiniz (muhtemelen “öğle ve ikindi” ile “akşam ve yatsının” cemini kastediyor), hocalardan vaazlar dinliyoruz biz.”

Savaşta bile terk edilmeyen namaz konusunda şoförünki ne garip bir cevap değil mi! Firmanın 3 elemanından sabah namazı vaktinde duracaklarına dair teyid alıyorsunuz. Durmadıkları gibi şoför size bir de fetva veriyor! Halbuki bizim ihtiyacımız personelden fetva almak ya da ibadet fıkıhını öğrenmek değil, namaz vaktinde mola verip namaz kılmamıza bir yol bulmaktı! Hey hât!

Tüketici firmalarının da hükümetin de şehirlerarası otobüs yolculuklarında yaşanan bu soruna el atıp çözüm getirmesi gerekiyor. Belki bu sayede, Allah’tan sakınan insanlara şehirlerarası yoluculuk bu açıdan bir azap olmaktan çıkacak. Sabah namazı teravih namazı gibi uzun da değil ki, kılmayan yolcular sorun çıkarır diye endişe edilsin! Aksine nasıl “Ürünlerimizde domuz eti veya yağı yoktur.” ibaresini yerleştiren yiyecek ve içecek üreticileri tüketici indinde artık itibar kazanıyorsa, “Firmamız sabah namazı vaktinde mola vermeye özen gösterir.” ibaresi ticari açıdan düşünen firmaları bile “tercih edilen” kuruluş haline getirecektir. Unutmayalım ki, hacca gitmek isteyen devletin maddi açıdan çıkardığı zorluklar ve hacca gitme konusundaki kotalar nedeniyle on binlerce Müslümanın hacca gidemediği bir ülkede yaşıyoruz.

Yolculuk sırasında biz yolcuları rahatsız eden ikinci sorun ise, yolcuların televizyon seyredenlerinin büyük oranda Kanal D seyrederek 15 saat sürmesi hedeflenen you bitirmeleriydi. Hele hele magazin programları oldukça seviyesizdi. Seyahat sırasında yolcular arasında onca ailenin varlığı dikkate alınmaksızın otobüsün “kadın bedeni sergi merkezine” dönüşmesi çok çirkindi. Birçok kanal seçeneği mevcutken niçin Aydın Doğan Medyasında o kadar ısrar ediliyor anlayamadım doğrusu! En azından bazı programlar seçilebilirdi.

Metro Turizme söylüyorum, diğer de firmalar da anlasın! Zira diğer firmalarda da –bildiğim kadarıyla- belirttiğim iki konuda durum pek farklı değil. Bu ülkede İslam’ın gereklerini yerine getirip ahirette kurtulanlardan olmak isteyen insanlar var. Onlara dikkate almanız ve onlara yardımcı olmanız sizi küçültmez, büyütür. Biz de yanmayalım, siz de yanmayın, hep birlikte çıkalım aydınlığa!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum