"İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz"

"İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz"

Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel:"Mevlana diplomasisiyle hem Balkanlar hem de kıta altı ülkeler olarak adlandırdığımız Pakistan ve Hindistan ile birçok iş birliği yapabiliriz. Mevlana pasaportuyla, onun adıy

TAHRAN (AA) - MUHAMMET KURŞUN - Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel, Mevlana Celaleddin Rumi'nin sadece bu coğrafyada yaşayanların değil tüm dünyanın barışından söz ettiğini belirterek, Türkiye ile İran'ın Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabildiğini söyledi.

Türk ve İranlı akademisyenler, Mevlana düşüncesi ve irfanının kültürlerin yakınlaştırılmasında ve dünya barışında oynayabileceği rolü AA muhabirine değerlendirdi.

- "İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz"

Mevlana konulu bir sempozyuma katılmak için İran'ın başkenti Tahran'da bulunan Prof. Dr. Ali Temizel, Mevlana'nın sadece Türkiye ve İran için değil, doğduğu yer olan Afganistan ve Tacikistan gibi ülkeler için de çok önemli bir şahsiyet olduğunu belirterek, "Mevlana, bölgesel bir değerdir. Mevlana diplomasisiyle hem Balkanlar hem de kıta altı ülkeler olarak adlandırdığımız Pakistan ve Hindistan ile birçok iş birliği yapabiliriz. Mevlana pasaportuyla, onun adıyla dünyanın her yerine gidebiliriz." diye konuştu.

Kültürel ilişkilerin gelişmesiyle siyasi, ticari, iktisadi ve güvenlik alanlarındaki iş birliklerinin de artacağını ifade eden Temizel, İran ve Anadolu coğrafyasının kültürel anlamda tamamen birbirine benzediğini ve yaklaşık bin yıldır ortak bir kültürü paylaştıklarını dile getirdi.

Mevlana'nın dışında Şehriyar, Fuzuli, Türkmen şairi Mahtumkulu Firaki gibi şahsiyetlerin de İran ve Türkiye coğrafyasının ortak değerleri olduğunu vurgulayan Temizel, coğrafyayı genişlettikçe daha başka değerlerin de ortaya çıkacağına dikkati çekerek Sadi Şirazi, Hafız Şirazi ve Molla Cami'nin eserlerinin yıllarca Türkiye'deki okullarda okutulduğunu hatırlattı.

Mevlana'nın temiz bir diplomasi olduğunu ve bu anlamda her ülkeyle kültürel anlamda iş birliği yapılabileceğini kaydeden Temizel, "Mevlana soft power dediğimiz diplomasinin ta kendisidir. Bundan dolayı İran ile ilişkilerimizde Mevlana üzerinden sağlam köprüler kurabiliyoruz. Aslında bunu yıllardır yapıyoruz, her yıl İran ve Türkiye'de düzenlenen ortak sempozyum ve toplantılarda Mevlana ortak noktamız." dedi.

- "Mevlana, tüm dünyanın barışından söz ediyor"

Mevlana'nın barıştan bahsederken sadece Müslümanların iç barışını kastetmediğine işaret eden Temizel, şöyle devam etti:

"Mevlana tüm dünyanın barışından söz ediyor ve meseleye evrensel bakıyor. Sadece bir kavmin ya da bir coğrafyada yaşayanların değil bugünkü dünyanın ihtiyaç duyduğu barıştan söz ediyor. Tabi bizim önce kendi içimizde, Müslümanların yaşadığı ülkelerde barışı sağlamamız gerekiyor. Barış ve güzellik önce insanın nefsinde başlamalıdır, eğer biz kendi nefsimizi temizler, kendimize iyi olur başkalarını kıskanmaz, insanlar arasında fesat düşünmez ve kendimiz huzura kavuşursak tüm insanlar da barışa kavuşabilir."

Her ülkenin kendi içinde kurduğu araştırma merkezleri ve enstitülerde Mevlana öğretisi üzerine çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Temizel, Selçuk Üniversitesi'nde de bununla ilgili lisans ve yüksek lisans düzeyinde öğrenci kabul ettiklerini söyledi.

Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü'nde; Fars Dili ve Edebiyatı, Tarih, İlahiyat, İktisat, Tıp, Hukuk, Sanat Tarihi, Türk Dili ve Edebiyatı ile musiki alanındaki bölümlerden kabul ettikleri 60 yüksek lisans öğrencisi olduğunu aktaran Temizel, "Her yıl 15 öğrenciyi Mevlana öğretisi konusunda akademik düzeyde yetiştirmeye çalışıyoruz. Mevlana, insanları birleştirici evrensel barış çağrısı yapıyor fakat bunu ayet, hadis ve İslami ilkelerden hareketle yapıyor. İnsan üstü değil de insan olan bir Mevlana'yı insanlara tanıtmaya çalışıyoruz." dedi.

- "Mevlana İran coğrafyasında doğdu, fakat Türkiye'de yaşadı ve orada vefat etti"

Öte yandan Mevlana üzerine araştırmalar yapan İranlı akademisyen Mehdi Salarineseb ise onun barış mesajının bölgedeki halklar ve araştırmacılar için çok önemli olduğunu ifade ederek, Mevlana'nın yaşamı ve düşüncelerinin sadece İslam milletlerini değil diğer tüm toplumları bir araya getirecek kadar zengin bir içeriğe sahip olduğunu söyledi.

Salarineseb, Mevlana öğretisinin bölge halkları üzerindeki etkisine ilişkin ise şunları kaydetti:

"Mevlana İran coğrafyasında doğdu, fakat Türkiye'de yaşadı ve orada vefat etti. Farsça şiir yazdı fakat onları tüm halklar okuyor ve benimsiyor. Mevlana, 'millet-i aşk tüm dinlerden ayrıdır' diyor ve onun edebiyatında millet din anlamındadır. Amacımız bölgedeki kültürler arasındaki vahdeti sağlamaktır, düşünceler, dinler ve milletler arasındaki yakınlaşmayı sağlamaktır. Mevlana öğretisinin milletler ve kavimlerin yakınlaşmasında oynayacağı rol da belirleyicidir şüphesiz."

Mevlana düşünceleri ve irfanı üzerine "Nigahi Aftab" adıyla Türkçe, Farsça ve İngilizce yayın yapacak bir dergi çıkaracaklarını anlatan Salarineseb, amaçlarının Doğu kültürünün ortak noktası olan Mevlana irfanını daha iyi anlatabilmek olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.