İnanç Özgürlüğü için 54. buluşma

İnanç Özgürlüğü için 54. buluşma

Platform adına hazırlanan bildiride İslami değerler üzerinden sürdürülen tartışmaların inancı sulandırmaya dönük olduğu ifade edildi.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 54. kez saat 12’de Kayalıpark’ta buluşarak başörtüsüne özgürlük istediler.

 

Platform adına hazırlanan basın bildirisini Nurettin Esen okudu. Bildiride kendini din hakkında konuşmaya yetkili gören kamu vicdanının kendisine hiçbir değer vermediği stand-upcı kişinin öncülüğünde televizyonlardaki tartışmaların manevi yükselişe inat İslami değerler ve Müslümanlar üzerinden ciddiyetten uzak bir şov programı havasında yürütüldüğü ifade edildi

 

Bildiride şu görüşlere yer verildi:

 

İdrak etmekte olduğumuz ramazan ayının rahmet ve bereketinin zirveye ulaştığı günlere yaklaşıyoruz. Yaklaşmakta olduğumuz bu günler, içinde kadir gecesini barındıran son on gecenin bulunduğu günlerdir. Ayette de ifade edildiği gibi kadir gecesi bin aydan hayırlı olan; Allah tarafından bereketin ve ihsanın sabaha kadar inmiş olduğu gecedir. Ve o gecenin bir günle sınırlandırılmayıp on geceye yayılması yani peygamber (a.s) tarafından ‘Son on gecede arayın’ şeklinde emir buyrulması Allah’ın kullarına rahmetini genişletmesinden başka bir şey değildir. Peygamber (a.s) bu son on gecede kadir gecesinin bereketine nail olabilmek için mescitte ibadete çekilir sahabesi de öyle yapardı. Böylece onlar dünyanın gürültülü havasından bir nebze olsun sıyrılıp gönüllerini Allah’a sunarlardı. Ancak bugün altın neslin tam aksine, manevi yükselişe inat İslami değerler ve Müslümanlar üzerinden yürütülen ahlaksız tartışmalar, ciddiyetten uzak bir şov programı havasındadır. İlahiyat Fakültesi’nde Prof. olmakla kendini din hakkında konuşmaya yetkili gören kamu vicdanının kendisine hiçbir değer vermediği stand-upcı kişinin öncülüğünde İslam, İslami değerler ve Müslümanlar alaya alınmakta, küçük düşürülmektedir.

 

Başta başörtüsü olmak üzere İslami değerlerin, sulandırılma çabası, sonunda namaza da ulaştı. Ve nerede duracağı bilinmemektedir. Namazın vecibelerinden olan tesettür şartı oryantal bir kimliğe dönüştürülmek istenmektedir. Kendi ahlaki seviyesizliklerini topluma empoze etmeye çalışan bu düşük güruhu ve çabalarını şiddetli bir şekilde tel’in ediyoruz. “Allah’ın aziz dini sizin kirli ellerinizin oyuncağı değildir” diyor ve şiddetli azap günüyle uyarıyoruz.

 

İslami değerlerin içinin boşaltılması ve modernize edilmesi ile onlar üzerinde yapılan baskı ve dayatmaların kabul edileceğini düşünenler olabilir. Halkımızın bu değerlere sahip çıkmayacağını umabilirler. Ancak şerefli ramazanın Rabbine and vererek söylüyoruz ki: “Bizler inançlarımıza sahip çıkmaktan ve onları Rabbimizin istediği bir şekilde özgürce yaşama hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.” Laik bir kurum olan T.H.K kendi bekasını devam ettirmek için, yine Müslümanların fıtre ve zekitlarına yönelik gasp çabasına girmiştir. Milli eğitim kurumunu da alet ederek öğrencilerden, zarf dağıtarak, zorla fitre ve zekit talep etmesi dinimize ve inananlara yönelik açık bir saygısızlık ve kendi değerleri açısından da ilkesizliktir.

 

Ferit Hepokur-Memleket