Ilıcapınar yaylalarında soğuk sular

Ilıcapınar yaylalarında soğuk sular

Gazetemiz yazarı Zeki Oğuz Taşkent'e 5 km uzaklıkta bulunan Ilıcapınar'a yolunu düşürdü. Dere tepe dolaşıp izlenimlerini aktardı...

Zeki OĞUZ

 

Ilıcapınar Yaylalarında

 

“Erisin dağların karı erisin

İnsin seli düz ovayı bürüsün

Türkmen eli yaylasına yürüsün

Ak kuzular melesin de gidelim.”

 

Karacaoğlan’ın dediği günler yani bahar ayları geldi. Benim için de yaylalara çıkma zamanıdır artık.

İki hafta önceki yazımda ne olacak bu beldelerimizin halleri diye sorarken, olumlu çalışan belde belediyeleriyle ilgili iki örnek vermiştim. Bunlardan biri Çetmi diğeri ise Ilıcapınar’dı.

Ilıcapınar şehrimize 145 Taşkent’e 5 km. uzakta bir beldemiz. Bu yakınlığından ötürü, belediyeler yasası uygulanmaya başlayınca Taşkent’e bağlanması mümkün.

 

Bu yörelere ilk gittiğim yıllarda tipik, yoksul bir Toros köyüydü Büyük ve Küçük Ilıcapınar’lar. Sonra birleşti ve belediye teşkilatı kuruldu. İki dönemdir bu beldemizde Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Mehmet Akay belediyenin imkânlarını iyi değerlendirerek birçok şey kazandırdı beldeye. Şimdi tası tarağı toplama hazırlığında olsa da görevi bıraktıktan sonra da beldesi için çok güzel çalışmalar yapacağına inanıyorum.

 

İki yıl önce gittiğimde çok büyük bir projeden söz etmişti Mehmet Akay, Elmaağaççığı Yaylasında parselasyon yapıp hemşehrilerine bedeli karşılığında dağıtarak bu yaylada organik kiraz üretimini gerçekleştirmek istiyordu.

 

Perşembe günü Taşkent’te buluştuk Mehmet Akay ile. Birkaç yıldır basın dünyasıyla da iç içe Mehmet Akay. Taşkent Birlik ve Beldeleri ve Köyleriyle Bizim Hadim adında iki gazete çıkarıyor. Gazeteler aylık ama her iki ilçenin ve beldelerinin tanıtımında çok güzel hizmet yapıyorlar. Her iki gazetenin arı gibi çalışan ismi ise Zühal Karakoca.

 

Zühal hanımın çayını içtikten sonra yaylalara doğru yola düştük.

Karacaoğlan’ın dediği gibi dağlarda karlar erimeye, toprak uyanmaya başlamış. Buğulanan toprağın kokusunu uzaktan bile hissediyor insan. Derelerde adam beli gibi sular akıyor. Şimdilik boşa akan bu sular bölgede yapılması planlanan barajlar sayesinde enerjiye ve berekete dönüşecek.

Eriyen karların ardından çiğdemler, sümbüller çoktan açmış. Kokladık sevdim. Bolbol fotoğraflarını çektim. Kardelen ve nevruzlar yok daha. O yüzden bir hafta sonra yine yolumu düşüreceğim o yaylalara.

 

Mehmet Bey planını, parselasyonunun çoktan yapmış yaylanın. Hatta satışlara başlamış bile. 261 parsel çok cüzi bir bedelle sahiplerine verilecek. Mehmet Bey çok önem verdiği projesiyle ilgili, İl Tarım Müdürlüğü yetkilileriyle de görüşmüş. Onlar bölgede organik elmanın daha verimli olacağını, kendisini destekleyeceklerini söylemişler. Bunu yapacaklarına inanıyorum. Çünkü İl Tarım Müdürlüğü Çiftçi eğitim Müdürlüğü şubesinin önderliğinde Yaylacık’ta organik çilek üretimi başlatmıştı. Şimdi Yaylacık organik çilek ihracatçısı bir köy oldu.

 

Yayla Taşkent-Alanya yolu üzerinde. 2 milyon metrekarelik bir alanı kapsıyor. Mehmet Bey organik elmacılık yapılacak bu alanda hemşehrilerinin ihtiyaçlarını düşünerek İlköğretim tesisi, sağlık ocağı, cami, depolama tesisi gibi şeyler için parseller ayırmış. Geriye kalan 261 parsel yeni kurulan tarımsal kalkınma kooperatifi kanalı ile satılacak. Bir ay içinde yüz kişi başvurmuş kooperatif üyeliği için.

 

Öğleden sonra Ilıcapınar’a indik.

Yıllar önce beldenin şenliğinde tanışmıştık Mehmet Beyle. Nasıl bir mücadelenin içine girdiğini görmüştüm. Dağları kayanları yara yara köye su götürüyorlardı. Boruların geçeceği kanalları gezmiştik. Yapılan iş Ferhat’ın kayaları külünkle delmesine benziyordu. Bu su işi yüzünden mahkemelere bile düşmüştü başkan.

Beldenin su sorun bitmiş, kanalizasyonu yapılmış, ana yolları parke taşı ile döşenmiş. Dağları yararak parseller oluşturmuş, bu parsellerin üzerine güzel bir cami, üç katlı, bilgisayarla donatılmış bir ilköğretim okulu, dört katlı bir lojman yapılmış.

 

Hal böyle olunca sormadan edemiyor insan. Elbette aralarında işbilmez, gelirini çarçur eden başkanlar da çıkıyor ama diyelim ki Ilıcapınar gibi bir beldede Mehmet Akay gibi bir başkan olmasaydı bu hizmetler gelir miydi?

İlköğretim okulunun yanıbaşına güzel bir park yapılmış. Beldenin yaşlıları burada oturup sohbet ediyorlar, çocuklar gönüllerince oynuyorlar. Başkan benzer bir parkı caminin önün ede yaptıracağını söylüyor.

Bu bölgelerde tarımda yeni arayışlara giriyor çiftçilerimiz. Örneğin Dedemli, Yalınçevre ve yöredeki bazı beldeler kiraz üretiminden iyi gelir elde etmeye başladılar. Organik elma projesi de Ilıcapınar için şans.

 

O yörelere yaptığım gezilerde çok güzel insanlar tanımıştım. Bunlardan biri de Bolay eski belediye başkanı Gazi Güner’di. Gazi Bey, Mehmet Bey birlikte gezmiştik yaylaları, geçtiğimiz seçimde yalnızca bir oyla kaybetmişti Gazi Bey. Onu aralık ayında kaybettiğimizi öğrendim. Nur içinde yatsın.

Son bir not: Ilıcapınar, gördüğüm çim futbol sahalarından en güzellerinden birine sahip.